İkinci Pön Savaşında Roma'nın eline geçmiştir.De stad bleef trouw aan Rome tijdens de Tweede Punische Oorlog.
Ev sahibi avantajını eline almıştır.De winst komt toe aan de eigenaar.
Bankanın müdürü tüfeğini eline alıp bankasını savunmaya çalışır.De politie schiet op de verdachte en raakt zijn bolhoed.
Maria de Bohun 4 Temmuz 1394'te, yine Henry Bolingbroke krallığı eline geçirmeden, vefat etti.Marie de Bohun stierf op 4 juni 1394 in het kraambed en zou dus nooit koningin van Engeland wezen.
1132 yılında iç karışıklıklar nedeniyle Bizanslıların eline geçer.In 1132 kwamen de kartuizers om verschillende redenen in problemen.
Bu toprakların önemli hissesi Han ve onun aile üyelerinin eline geçmişti.De leidende positie van de familie Wang werd hierop overgenomen door de families Fu en Ding.
Sırbistan'ın yönetimi 1371 yılında Sırbistan Prensliği'ni kurmuş olan Lazar Hrebelyanoviç'in eline geçti.In 1371 ging de Servische heerschappij over op Lazar Hrebeljanović, de stichter van de Lazarevićdynastie.
Abruzzi, kendini Michael'in eline kelepçeleyen T-Bag'in sol elini balta ile keser ve intikamını alır.Abruzzi, die nu eindelijk wraak kan nemen, hakt T-Bags hand eraf met een bijl.
Kerem buna inanmaz ve İhtiyar’ın eline vurur.Zev gelooft dat niet, en schiet de man dood.
Kız eline kına yakılır.Haar hand valt in het vuur.
1913'te Lahsa tekrar Suudilerin eline geçti.In december 1913 promoveerde hij, opnieuw met lof.
Böylece bu sürülerin Perslerin eline geçmesini önlemek istemektedir.Het hoopt daarmee te voorkomen dat de dieren ten prooi vallen aan stropers.
Hemen mutfağa gider ve bir mutfak bıçağını eline alıp yüzünü de palyaço maskesiyle kapatır.Hij belandt met zijn gezicht in de openstaande klep van de vaatwasser, met zijn oog in een keukenmes.
General Bittirich ve General Von Bünau, Sovyet kuvvetlerinin eline geçmeden önce kentten ayrıldılar.Net als Bittrich kon generaal von Bünau voordat Wenen viel aan Sovjet-gevangenschap ontsnappen.
Ravenna şehrini eline geçirdi.Het was suffragaan aan Ravenna.
1393 yılında Bagrat öldü ve Giorgi tüm gücü eline aldı.Na de dood van Bagrat in 1393 kreeg George VII de volledige heerschappij over Georgië in handen.
708'de Tanca, Emevîlerin eline geçti.Na 870 verdwijnt hij uit de bronnen.
Bu seferde başarılı oldu ve adanın hemen hemen yarısını eline geçirdi.Dit was bijna onmogelijk waarna hij bijna de helft van het land moest afstaan.
Bu duruma çok şaşıran Pia, eline bir raket alır.Een dronken man valt Pi lastig, maar wordt dan door een pijl geraakt.
Kokain ticaretini eline alır.Samen gebruiken ze cocaïne.
Eline bir kılınç verildi.Deze brug komt dan ook van zijn (hun) hand.
MÖ 1400-1200 yılları arasında bölge Akaların eline geçti ve bu dönemden sonra "polis" hâline getirildi.Het aantal inwoners werd in 1342 geschat op 200 tot 300 en het werd toen al als 'stad' aangeduid.
Şehir daha sonra Romalıların eline geçti.Later kwam de stad in Romeinse handen.
Bundan sonra Ladik'in yönetimi Sâhib Ataoğulları’nın eline geçti.Daarna werd zij gered door een leeuwin die de leeuwen van haar afhield.
Sırbistan'ın yönetimi prenslerin (knez) ve soylu ailelerin eline geçti.Die bleef in handen van de vorsten en de adel.
Alman orduları başında Kuzey İtalya'yı ve Roma'yı eline geçirdi ve Güney İtalyayı fetih için harekete geçti.Hij liet Rome links liggen en zeer snel had hij heel Zuid-Italië in handen.
Tabya Bulgar taburunun eline geçti.Hij treedt op met de Bulgaarse band Epizod.
Bu ordu Akragas şehrini eine geçirip talan etti; Gala şehrini eline geçirdi.Dit betekende dat hij het politioneel gezag over de stad uitoefende en hij deed dit met een ijzeren hand.
Nazilerin eline düşmekten korktu.Hij was op de vlucht voor de nazi's.
Savaş sonunda Soğd kolonileri Göktürklerin eline geçti.Uiteindelijk koos de kolonie de kant van de geallieerden.
Piyasamıza egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin eline vereceğiz."W ten sposób wyeliminujemy obcych , którzy kontrolują nasz rynek i oddamy go Turkom.”
Liderlik Lucien Petit-Breton'un eline geçti.Zwyciężył reprezentant gospodarzy Lucien Petit-Breton.
Sonra Kartacalılar eline geçmiştir.Następnie przeszła w ręce Kartagińczyków.
Ebe bir mendilin ucunu düğümleyerek eline alır.Rączka (Rąsia) – rączka jest ożywioną dłonią poruszającą się na palcach.
Kaset bu sefer de polisin eline geçmez.Tym razem obyło się bez starć z policją.
Böylece iktidarı eline geçirmek için destek sağlamak istemekteydi.Skąd miał jeszcze siły, aby mu pomóc?
Çok geçmeden eline ilk gitarını aldı.W późniejszym czasie zakupił swoją pierwszą gitarę.
Bir azınlık tüm dünya varlıklarını eline geçirdi."Cała władza w ręce ludu!”.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Zajął się duszpasterstwem prostych ludzi, miejskiej biedoty.
Sicilya'nın Garibaldi eline geçmesiyle Ragusalar yeni kurulan İtalya Krallığı'na katılmıştır.Za sprawą Garibaldiego przyłączono Sycylię do nowo powstałego państwa włoskiego.
17. yüzyılda Habsburgların eline geçmiştir.W XVI wieku przeszło w ręce Habsburgów.
Sonra Franklar'ın eline geçmiştir.Później przeszło w ręce niemieckie.
Eline geçirdiği hazineleri merkeze yollaması istendi.Otrzymała meldunki, które miała dostarczyć do Śródmieścia.
(Eylül) Budin Kalesi Habsburgların eline geçti.Niderlandy Burgundzkie przeszły natomiast w ręce Habsburgów.
Bu süre içinde bazı Osmanlı kaleleri Avusturyalıların eline geçmişti.W tym czasie Podhorce przeszły już w ręce Austriaków.
Mus'ab bunun üzerine sancağı derhal sol eline aldı.Hook złapał ją w lewą dłoń.
Eline bir kılınç verildi.Hand of God skasowany.
Bölgenin Karamanoğlu beyliğinin eline geçmesinden sonra, Karamanoğulları Mut ve çevresini mamur etmişlerdir.Na jego prośbę Bóg sprawia iż ziemia się rozstępuje i pochłania niegodziwców.
Sonra Lombardların eline geçmiştir.Następnie wpadli w ręce bolszewików.
Böylece Carranza gücü eline geçirmiş oldu.Posiada go każdy Carranger.
Bu arada kalenin giriş-çıkışı Almanların eline geçmiştir.W czasie wojny zamek przeszedł w ręce niemieckie.
Daha sonra mülkiyeti Ezzelino'nun Ghibelline ailesinin eline geçti.Powstał po wyburzeniu domów należących do rodzin gibelinów.
Nazilerin eline düşmekten korktu.Zginęła później z rąk nazistów.
Savaş sonucu Küba'ya bağımsızlığı verildi, Filipinler, Porto Riko ve Hawaii de ABD'nin eline geçti.Kuba uzyskała niepodległość, USA uzyskały Guam i Portoryko oraz za grosze kupiły Filipiny.
O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek.Nie pragnę zajmować czyjegoś tronu.
1539'da manastırlar lağvedilmiştir ve malikane hakkı bir özel aile eline geçmiştir.W 1539 wszystkie pozostałe w Anglii klasztory zostały rozwiązane, a ich mienie przejęła Korona.
1945 - II. Dünya Savaşı: Pasifik Cephesi'nde Manila, ABD'nin eline geçti.1945 – Wojna na Pacyfiku: wojska amerykańskie zajęły Manilę.
Bir eline mendil bir eline değnek alır.Pożywienie podają sobie jedną ręką.
Taşı satın alacağı sırada Collector'un kölelerinden bir kız taşı eline alır.Podczas wspólnego święta ktoś kradnie jego miecz.
CIA’in eline düştü.Stąd praca dla CIA.