‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Darum siehe, daß Gott nicht verwirft die Frommen und erhält nicht die Hand der Boshaften,
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Dunque, Dio non rigetta l'uomo integro, e non sostiene la mano dei malfattori
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Eis que Deus não rejeitará ao reto, nem tomará pela mão os malfeitores;
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Glej, Bog mogočni ne zavrže popolnega in ne bo podpiral roke hudobnežem.
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.He aquí, Dios no rechaza al íntegro ni sostiene la mano de los malhechores
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Hľa, silný Bôh nezavrhne bezúhonného ani neuchopí za ruku zlostníkov,
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Ímé az Isten nem veti meg az ártatlant, de a gonoszoknak sem ád elõmenetelt.
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Katso, Jumala ei hylkää nuhteetonta eikä tartu pahantekijäin käteen.
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Kìa , Ðức_Chúa_Trời chẳng từ_bỏ người trọn_vẹn , Cũng không giúp_đỡ kẻ hung_ác .
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Kìa, Ðức Chúa Trời chẳng từ bỏ người trọn vẹn, Cũng không giúp đỡ kẻ hung ác.
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.하나님은 순전한 사람을 버리지 아니하시고 악한 자를 붙들어 주지 아니하신즉
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Nei, Gud forkaster ikke en som er ulastelig, og han holder ikke ugudelige ved hånden.
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Non, Dieu ne rejette point l`homme intègre, Et il ne protège point les méchants.
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Nu, Dumnezeu nu leapădă pe omul fără prihană, şi nu ocroteşte pe cei răi.
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Oto Bóg nie odrzuci człowieka szczerego, ale złośnikom nie poda ręki.
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Se, Gud agter ej den uskyldige ringe, han holder ej fast ved de ondes Hånd.
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Se, Gud föraktar icke den som är ostrafflig, han håller ej heller de onda vid handen.
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Tapi Allah tak pernah meninggalkan orang setia, dan tak pernah pula Ia menolong orang durhaka
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Ιδου, ο Θεος δεν θελει απορριψει τον αμεμπτον, ουδε θελει πιασει την χειρα των κακοποιων
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Видишь, Бог не отвергает непорочного и не поддерживает руки злодеев.
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.Ето, Бог няма да отхвърли непорочния, Нито ще подири ръката на злотворците.
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.הן אל לא ימאס תם ולא יחזיק ביד מרעים׃
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.هوذا الله لا يرفض الكامل ولا يأخذ بيد فاعلي الشر.
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.神 必 不 丟 棄 完 全 人 、 也 不 扶 助 邪 惡 人
‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Kötülük edenlerin elinden tutmaz.神必不丟棄 完全 人 、 也 不 扶助 邪惡人
Tavşan! Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız."Chúng tôi phải đốt nhà" giọng nói của Rabbit và Alice gọi
Tavşan! Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız."El kell égetni a házat!" Mondta a Nyuszi hangja, és Alice nevű ki, mint hangosan, ahogy csak tudott, "Ha te.
Tavşan! Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız.! 우리는 집에 불지 르지해야 '토끼의 목소리는 말했다, 그리고 앨리스는 나가라고
Tavşan! Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız."Meidän täytyy polttaa talon alas!" Sanoi Kani ääni, ja Alice huusi kuin kovaa kuin pääsi, "Jos et.
Tavşan! Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız.Musíme spáliť celý dom "povedal Králik hlas, a Alice zavolal as hlasno, ako len mohol, "Ak to.
Tavşan! Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız.Musíme spálit celý dům "řekl Králík hlas, a Alice zavolal as hlasitě, jak jen mohl, "Pokud to.
Tavşan! Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız.Musimy spalić dom w dół "powiedział Królik głos i zawołał jako Alice głośno, jak mogła, "Jeśli nie.
Tavşan! Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız.Vi skal brænde huset ned" sagde Kanin stemme, og Alice kaldt ud som højt som hun kunne, 'Hvis du gør.
Tavşan! Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız.'Wij moeten het huis afbranden', zei de Rabbit's stem, en Alice riep als hard als ze kon:
Tavşan! Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız.Wir müssen das Haus niederbrennen ", sagte der Hase die Stimme, und Alice rief als
Tavşan! Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız.! אנחנו חייבים לשרוף את הבית "אמר קולו של הארנב, ואליס קרא כמו
Tavşan! Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız.'! علينا ان يحرق البيت أسفل' وقال في صوت الأرنب ، وأليس كما دعا إلى
Tavşan! Evi yakmak gerekir 'dedi ses ve Alice seslendi olarak elinden yüksek sesle, 'Bunu yaparsanız.彼女ができたと大声で、"あなたがいない場合。私はあなたにダイナを設定してみます!"
Teşekkür ederim. elinden gelen herseyi yapmam icin sans verdigin icin.Cám ơn anh. Vì đã cho em cơ hội để gắng hết sức mình.
Teşekkür ederim. elinden gelen herseyi yapmam icin sans verdigin icin.Dankeschön. dass du mir die Chance gegeben hast,alles in meiner Macht stehende zu tun.
Teşekkür ederim. elinden gelen herseyi yapmam icin sans verdigin icin.Dziękuję. Dałaś mi szansę zrobić wszystko co mogłam.
Teşekkür ederim. elinden gelen herseyi yapmam icin sans verdigin icin.Grazie. Per avermi dato l'opportunità di fare tutto ciò che ho potuto.
Teşekkür ederim. elinden gelen herseyi yapmam icin sans verdigin icin.Kiitos. Antaessasi minulle mahdollisuuden tehdä kaikkeni.
Teşekkür ederim. elinden gelen herseyi yapmam icin sans verdigin icin.고마워요. 저 한테 최선을 다해 기횔 주셔서.
Teşekkür ederim. elinden gelen herseyi yapmam icin sans verdigin icin.Köszönöm. Hogy meg adtad nekem a lehetőséget, hogy mindent megtegyek amit csak tudok
Teşekkür ederim. elinden gelen herseyi yapmam icin sans verdigin icin.Merci. De m'avoir laissé la chance de faire tout ce que je pouvais.
Teşekkür ederim. elinden gelen herseyi yapmam icin sans verdigin icin.Multumesc. M-ai lasat sa fac tot ce am putut.
Teşekkür ederim. elinden gelen herseyi yapmam icin sans verdigin icin.Spasibo. Dlya togo 4to, ty dal mne wans sdelat vse ya mogla.
Teşekkür ederim. elinden gelen herseyi yapmam icin sans verdigin icin.Terima Kasih Karena telah memberiku kesempatan untuk melakukan semuanya
Teşekkür ederim. elinden gelen herseyi yapmam icin sans verdigin icin.Ευχαριστώ. Που μου έδωσες την ευκαιρία<br /> να κάνω ότι μπορούσα
Teşekkür ederim. elinden gelen herseyi yapmam icin sans verdigin icin.شكرا لإعطائي الفرصة كي أقوم بكلّ ما أستطيع
Teşekkür ederim. elinden gelen herseyi yapmam icin sans verdigin icin.私に、最善を尽くす機会をくださって ジャンディから連絡があったら すぐに お伝えしますね
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Aj, přijduť brzy. Držiž se toho, co máš, aby žádný nevzal koruny tvé.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Eu vin curînd. Păstrează ce ai, ca nimeni să nu-ţi ia cununa.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Hitro pridem; trdno drži, kar imaš, da ti nihče ne vzame venca.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Hľa, prijdem rýchle. Drž to, čo máš, aby nikto nevzal tvojej koruny!
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Ik kom spoedig. Houd vast wat u hebt. Laat u de erekroon door niemand afnemen.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Ímé eljövök hamar: tartsd meg a mi nálad van, hogy senki el ne vegye a te koronádat.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Jag kommer snart; håll fast det du har, så att ingen tager din krona.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Jeg kommer snart. Hold fast på det du har, forat ingen skal ta din krone!