Ana içeriğe geç
Sözlük

elinden ile cümle

elinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Der Vater, der sie mir gegeben hat, ist größer denn alles; und niemand kann sie aus meines Vaters Hand reißen.
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Il Padre mio che me le ha date è più grande di tutti e nessuno può rapirle dalla mano del Padre mio
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.저희를 주신 내 아버지는 만유보다 크시매 아무도 아버지 손에서 빼앗을 수 없느니라
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Meu Pai, que mas deu, é maior do que todos; e ninguém pode arrebatá-las da mão de meu Pai.
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Min Fader, som har gitt mig dem, er større enn alle, og ingen kan rive dem ut av min Faders hånd;
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Min Fader, som har givet mig dem, er større end alle; og ingen kan rive noget af min Faders Hånd.
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Min Fader, som har givit mig dem, är större än alla, och ingen kan rycka dem ur min Faders hand.
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Mi Padre que me las ha dado, es mayor que todos; y nadie las puede arrebatar de las manos del Padre
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Môj Otec, ktorý mi ich dal, je väčší od všetkých, a nikto ich nemôže vytrhnúť z ruky môjho Otca.
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Mon Père, qui me les a données, est plus grand que tous; et personne ne peut les ravir de la main de mon Père.
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Oče moj, ki mi jih je dal, je večji od vsega, in nihče jih ne more iztrgati iz roke Očeta mojega.
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Ojciec mój, który mi je dał, większy jest nad wszystkie, a żaden nie może ich wydrzeć z ręki Ojca mego.
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Otec můj, kterýž mi je dal, většíť jest nade všecky, a žádnýť jich nemůže vytrhnouti z ruky Otce mého.
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Tatăl Meu, care Mi le -a dat, este mai mare decît toţi; şi nimeni nu le poate smulge din mîna Tatălui Meu.
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Затова той им Го предаде да бъде разпнат.
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Отец Мой, Который дал Мне их, больше всех; и никто не может похитить их из руки Отца Моего.
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.Отець мій, що дав мені, більший усїх, і нїхто не здолїє вихопити їх із рук Отця мого.
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.האב אשר נתנן לי גדול הוא על כל ואיש לא יחטף אתהן מיד האב׃
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.ابي الذي اعطاني اياها هو اعظم من الكل ولا يقدر احد ان يخطف من يد ابي.
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.我 父 把 羊 賜 給 我 、 他 比 萬 有 都 大 . 誰 也 不 能 從 我 父 手 裡 把 他 們 奪 去
Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.我 父 把 羊賜給 我 、 他 比 萬有 都 大 . 誰 也 不 能 從 我 父 手裡 把 他 們奪去
Oraya koyduğum haber metrajı -- yani bence yaygın basın medya elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor.이제 제가 보여드리려고 하는 뉴스의 영상은 저는 주류 언론들이 그들이 갖고 있는 형식안에서는 최선을 다했다고 생각합니다.
Oraya koyduğum haber metrajı -- yani bence yaygın basın medya elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor.וקטע החדשות שהכנסתי שם כדי לנסות ולהראות - התקשורת הרגילה עושה כמיטב יכולתה עם הפורמט שיש לה.
Oraya koyduğum haber metrajı -- yani bence yaygın basın medya elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor.あの状況下で 大手メディアは 持ちうる範囲の媒体で できる限りのことをしたとは思います しかし皆さんもよく聞く事とは思いますが
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Dia mendapat tendangan di tulang kering terdengar yang membuatnya berteriak, tapi ia terus cengkeramannya.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Dobil je udarec zveni na golenico zaradi katere je bil kričati, vendar je ohranil svojo oprijem.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Dostał brzmiące kopać na goleni, które uczyniły go krzyczeć, ale trzymał jego przyczepność.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Dostal znějící kop do holeně, které se mu křičet, ale on držel jeho sevření.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Dostal znejúce kop do holene, ktoré sa mu kričať, ale on držal jeho zovretie.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Ele pegou um chute na canela soando que o fez gritar, mas ele manteve seu domínio.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.El sonido de una patada en la espinilla que le hizo gritar, pero él mantuvo su agarre.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Er bekam eine klingende Kick gegen das Schienbein, das ihn schreien, aber er behielt seinen Griff.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Han fick ett klingande spark på smalbenet som gjorde honom skrika, men han höll sitt grepp.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Hän sai kaikupohjana potkia siitä säärestä, joka teki hänestä huutaa, mutta hän piti otteensa.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Ha ottenuto un calcio negli stinchi suono che ha fatto gridare, ma ha mantenuto la sua presa.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Hij kreeg een klinkende trap op het scheenbeen die hem schreeuwen, maar hij hield zijn greep.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Il a obtenu un coup de pied sur le tibia sonore qui fait de lui crier, mais il a gardé son emprise.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Kapott egy hangzású kick a sípcsont tette hozzá kiáltani, de ő tartotta markában.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.그는 그를 큰소리 만든 정강이에 홍보 차 있고,하지만 그는 손잡이를 유지.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Ông đã có một cú đá âm trên ống chân mà anh ta hét lên, nhưng ông vẫn giữ kiểu cầm vợt.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Πήρε ηχώντας λάκτισμα στην κνήμη που τον έκανε να φωνάξει, αλλά εκείνος συνέχισε λαβή του.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Він отримав удар по звучанню гомілки, яка зробила його крик, але він продовжував свою хватку.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Он получил удар по звучанию голени, которая сделала его крик, но он продолжал свою хватку.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.Той има звучене ритник по пищяла, че го викат, но той продължавал хватката му.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.حصل على ركلة السبر على الساق التي جعلته يصرخ ، لكنه أبقى قبضته.
O shin ona bağırmaya yapılan bir sondaj tekme var, ama onun elinden tuttu.ホールはのためのゴールキーパーを務めたWadgers、にテーブルに沿ってスライドナイフ を送信
O telsize ihtiyacım var. - Gruber, elinden geleni yap.Am nevoie de radio. <i>- Dă-mi tot ce ai acum!
O telsize ihtiyacım var. - Gruber, elinden geleni yap. - Anlaşıldı.J'ai besoin de cette radio. - <i>Gruber, donne-moi tout ce que t'as.</i> - Bien reçu.
O telsize ihtiyacım var. - Gruber, elinden geleni yap. - Anlaşıldı.Jeg skal bruge radioen. <i>- Fuld styrke, Gruber.</i> - Forstået.
O telsize ihtiyacım var. - Gruber, elinden geleni yap. - Anlaşıldı.Łącz. <i>Gruber, daj pełną moc.</i> <i>Zrozumiałem.</i>
O telsize ihtiyacım var. - Gruber, elinden geleni yap. - Anlaşıldı.Tôi cần điện đài đó! <i>-Gruber, có gì đưa đây hết đi!!</i> <i>-Nghe rõ</i>
O telsize ihtiyacım var. - Gruber, elinden geleni yap. - Anlaşıldı.أحتاج هذا الراديو جروبر أعطنى كل ما حصلت عليه الآن
O telsize ihtiyacım var. - Gruber, elinden geleni yap.!עשו זאת שוב
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.D'altro canto, se offri la tangente, e l'officiale è disonesto, hai l'enorme ricompensa di scamparla.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.반면에, 만약 당신이 뇌물을 제공했고 또한 경찰관이 부정하다면 당신은 혐의에서 벗어나는 큰 성과를 거두죠.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.Por otro lado, si intentas sobornarlo y el policía es deshonesto, consigues la gran recompensa de irte libre.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.Z drugiej strony, ryzykując i trafiając na łapówkarza, mnóstwo zyskujemy.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.С другой стороны, если вы предложите взятку, и полицейский окажется нечестным, то наградой вам будет свобода.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.מצד שני, אם תציעו את השוחד, אם השוטר הוא מושחת, תשיגו רווח עצום ותצאו לחופשי.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.ومن الناحية الأخرى، إذا عرضت الرشوة، فاذا كان رجل الشرطة غير نزيه، فستدفع مكافأة ضخمة لتذهب حراً.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
elinden ile cümle - Sayfa 42 - elinden kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App