Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.De commandant nam de jongeman bij de hand en toen zij alleen waren, vroeg hij: "Wat heb je me te vertellen?"
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Den øverste høvedsmann tok ham da ved hånden og gikk til side og spurte: Hvad er det du har å melde mig?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.El tribuno le tomó de la mano, y llevándolo aparte le preguntó en privado: --¿Qué es lo que tienes que decirme
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Il tribuno lo prese per mano, lo condusse in disparte e gli chiese: «Che cosa è quello che hai da riferirmi?»
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.In tisočnik ga prime za roko in odstopi ž njim na stran in vpraša: Kaj je, kar imaš povedati?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.I vzav jej hejtman za ruku jeho, a odstoupiv s ním soukromí, otázal se ho: Co jest to, ješto mi máš oznámiti?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.천부장이 그 손을 잡고 물러가서 종용히 묻되 내게 할 말이 무엇이냐
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Le tribun, prenant le jeune homme par la main, et se retirant à l`écart, lui demanda: Qu`as-tu à m`annoncer?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Men Krigsøversten tog ham ved Hånden, gik hen til en Side og spurgte: "Hvad er det, som du har at melde mig?"
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Niin päällikkö tarttui hänen käteensä, vei hänet erikseen ja kysyi: "Mitä sinulla on minulle ilmoitettavaa?"
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Quản cơ nắm tay người trai trẻ, kéo xê ra, hỏi rằng: Ngươi có việc gì báo tin cùng ta?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Quản_cơ nắm tay người trai_trẻ , kéo xê ra , hỏi rằng : Ngươi có việc_gì báo tin cùng ta ?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Tedy hetman wziąwszy go za rękę i ustąpiwszy na stronę, wywiadywał się: Cóż to jest, co mi masz powiedzieć?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Тысяченачальник, взяв его за руку и отойдя с ним всторону, спрашивал: что такое имеешь ты сказать мне?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Узявши ж його за руку тисячник, і відійшовши на самоту, питав його: Про що ти маєш звістити мені?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.ויאחז שר האלף בידו ויסר עמו לבדו וישאלהו מה הוא זה אשר לך להודיעני׃
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.فاخذ الامير بيده وتنحى به منفردا واستخبره ما هو الذي عندك لتخبرني به.
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.千 夫 長 就 拉 著 他 的 手 、 走 到 一 旁 、 私 下 問 他 說 、 你 有 甚 麼 事 告 訴 我 呢
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.千夫長 就 拉 著 他 的 手 、 走到 一旁 、 私下 問 他 說 、 你 有 甚 麼事 告訴 我 呢
Konuşurken elinden bırakabilir misin?Bisakah anda letakkan jika sedang bicara?
Konuşurken elinden bırakabilir misin?Kan du lägga ner den när du pratar?
Konuşurken elinden bırakabilir misin?Könnten Sie es runter halten, wenn Sie reden?
Konuşurken elinden bırakabilir misin?Kun je het niet omlaag houden wanneer je praat?
Konuşurken elinden bırakabilir misin?Mohli by ste ju pustiť?
Konuşurken elinden bırakabilir misin? Ne? Hiçbir şey.Anh có thể để nó xuống khi nói chuyện đựơc không ạ? cái gì? không gì ạ
Konuşurken elinden bırakabilir misin? Ne?Mógłbyś opuszczać ją do dołu kiedy mówisz? co?
Konuşurken elinden bırakabilir misin?Poti sa o pui jos cand vorbesti?
Konuşurken elinden bırakabilir misin?Potresti tenerla giù mente parli?
Konuşurken elinden bırakabilir misin?Μπορείς να την αφήνεις κάτω ενώ μιλάς;
Konuşurken elinden bırakabilir misin?Може ли да не я държите, докато разговаряме?
Konuşurken elinden bırakabilir misin?Не могли бы вы ее не держать, когда разговариваете?
Konuşurken elinden bırakabilir misin??אתה יכול להוריד אותה כשאתה מדבר
Konuşurken elinden bırakabilir misin?هل يمكن أن تضعه عندما تتحدث؟
Konuşurken elinden bırakabilir misin?なんだ?
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.ainda que tu sabes que eu não sou ímpio, e que não há ninguém que possa livrar-me da tua mão?
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.cînd ştii bine că nu sînt vinovat, şi că nimeni nu mă poate scăpa din mîna Ta?
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.dasi veš, da nisem kriv in da nikogar ni, ki more oteti iz tvoje roke!
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.Dầu Chúa biết tôi chẳng phải gian ác, Và không ai giải thoát khỏi tay Chúa?
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.Dầu_Chúa biết tôi chẳng phải gian_ác , Và không ai giải_thoát khỏi tay Chúa ?
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.du som dock vet att jag icke är skyldig, och att ingen finnes, som kan rädda ur din hand?
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.enda du vet at jeg ikke er ugudelig, og at det ingen er som redder av din hånd.
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.endskønt du ved, jeg ikke er skyldig; men af din Hånd er der ingen Redning!
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.Jól tudod te azt, hogy én nem vagyok gonosz, még sincs, a ki kezedbõl kiszabadítson!
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.주께서는 내가 악하지 않은 줄을 아시나이다 주의 손에서 나를 벗어나게 할 자도 없나이다
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.Napriek tomu, že vieš, že nie som bezbožný, a že nieto nikoho, kto by vytrhnul z tvojej ruky.
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.pur sapendo ch'io non sono colpevole e che nessuno mi può liberare dalla tua mano
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.Sachant bien que je ne suis pas coupable, Et que nul ne peut me délivrer de ta main?
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.so du doch weißt wie ich nicht gottlos sei, so doch niemand ist, der aus deiner Hand erretten könne.
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.Tú sabes que yo no soy culpable, y que no hay quien libre de tu mano
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.Ty víš, žeť nejsem bezbožný, ačkoli není žádného, kdo by mne vytrhl z ruky tvé.
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.Ty wiesz, żem niepobożnie nie poczynał; wszakże nie jest, ktoby mię miał wyrwać z rąk twoich.
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.vaikka tiedät, etten ole syyllinen ja ettei ole ketään, joka sinun käsistäsi auttaa?`
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.Ενω εξευρεις οτι δεν ησεβησα και δεν υπαρχει ο ελευθερων εκ των χειρων σου.
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.При все че знаеш, че не съм нечестив, И че никой не може да ме избавя от ръката Ти?
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.хотя знаешь, что я не беззаконник, и что некому избавить меня от руки Твоей?
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.על דעתך כי לא ארשע ואין מידך מציל׃
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.في علمك اني لست مذنبا ولا منقذ من يدك
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.其 實 、 你 知 道 我 沒 有 罪 惡 、 並 沒 有 能 救 我 脫 離 你 手 的
Kötü olmadığımı, Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.其實 、 你 知道 我 沒有罪 惡 、 並沒 有 能 救我 脫離 你 手 的
Küçük tomarı meleğin elinden alıp yedim, ağzımda bal gibi tatlıydı. Ama yutunca midem acılaştı.Ik nam het boek aan van de engel en at het op. Het was inderdaad zoet als honing, maar lag zwaar op mijn maag.