Kendi halinden memnun olanların mazeretlerini elinden aldı.Nó lấy đi lý sự của những người tự mãn.
Kendi halinden memnun olanların mazeretlerini elinden aldı.Připravilo o možnost výmluvy ty, kteří jsou lhostejní.
Kendi halinden memnun olanların mazeretlerini elinden aldı.Selbstgefällige Systeme haben keine Ausreden mehr.
Kendi halinden memnun olanların mazeretlerini elinden aldı.Zaprzeczyła wymówkom tych, którzy popadli w samozachwyt.
Kendi halinden memnun olanların mazeretlerini elinden aldı.Στέρησε τις δικαιολογίες σε εκείνους που είναι επαναπαυμένοι στις δάφνες τους.
Kendi halinden memnun olanların mazeretlerini elinden aldı.Она отняла у самодовольных повод оправдаться.
Kendi halinden memnun olanların mazeretlerini elinden aldı.Це стерло всі виправдання тих, хто спочивав на лаврах.
Kendi halinden memnun olanların mazeretlerini elinden aldı.היא שמטה את הקרקע מתחת לתירוצים של השאננים.
Kendi halinden memnun olanların mazeretlerini elinden aldı.منع المتقاعسين من إيجاد الأعذار.
Kendi halinden memnun olanların mazeretlerini elinden aldı.先進的な取り組みで 達成された例を元に
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.(105:10) и спас их от руки ненавидящего и избавил их от руки врага.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.A tak zachoval je od ruky toho, jenž jich nenáviděl, a vyprostil je z ruky nepřítele.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.A tak zachował ich od ręki tego, który ich miał w nienawiści, a wykupił ich z ręki nieprzyjacielskiej.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.A zachránil ich z ruky toho, ktorý ich nenávidel, a vyprostil ich z ruky nepriateľa.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.Dengan demikian diselamatkan-Nya mereka dari tangan lawan, dibebaskan-Nya mereka dari kuasa musuh
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.És kisegíté õket a gyûlölõ kezébõl; kimentette õket ellenség kezébõl.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.God verloste Zijn volk uit de macht van hun vijanden.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.Han frälste dem från deras motståndares hand och förlossade dem ifrån fiendens hand.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.han fried dem af deres Avindsmænds Hånd og udløste dem fra Fjendens Hånd;
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.Hän pelasti heidät vihamiehen kädestä ja lunasti heidät vihollisen vallasta.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.I -a scăpat din mîna celui ce -i ura, şi i -a izbăvit din mîna vrăjmaşului.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.Il les sauva de la main de celui qui les haïssait, Il les délivra de la main de l`ennemi.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.저희를 그 미워하는 자의 손에서 구원하시며 그 원수의 손에서 구속하셨고
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.li salvò dalla mano di chi li odiava, li riscattò dalla mano del nemico
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.Los libró del enemigo; los rescató de mano del adversario
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.Ngài giải cứu họ khỏi tay kẻ ghen ghét, Chuộc họ khỏi tay kẻ thù nghịch.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.Ngài giải_cứu họ khỏi tay kẻ ghen_ghét , Chuộc họ khỏi tay kẻ thù_nghịch .
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.og han frelste dem av hans hånd som hatet dem, og forløste dem av fiendens hånd,
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.Salvou-os da mão do adversário, livrou-os do poder do inimigo.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.Tako jih je otel sovražilcu iz roke, odrešil jih je iz roke neprijateljeve.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.und half ihnen von der Hand des, der sie haßte, und erlöste sie von der Hand des Feindes;
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.και εσωσεν αυτους εκ της χειρος του μισουντος αυτους, και ελυτρωσεν αυτους εκ της χειρος του εχθρου.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.И ги спаси от ръката на ненавистника им, И ги изкупи от ръката на неприятеля.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.ויושיעם מיד שונא ויגאלם מיד אויב׃
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.وخلّصهم من يد المبغض وفداهم من يد العدو.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.他 拯 救 他 們 脫 離 恨 他 們 人 的 手 、 從 仇 敵 手 中 救 贖 他 們
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.他 拯救 他 們脫離 恨 他 們人 的 手 、 從仇 敵 手中 救 贖他們
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.Israels barn kom ikke i hu Herren sin Gud, som hadde frelst dem av alle deres fienders hånd rundt omkring,
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.Israels barn tänkte icke på HERREN, sin Gud, som hade räddat dem från alla deras fienders hand runt omkring.
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.사면 모든 대적의 손에서 자기들을 건져내신 여호와 자기들의 하나님을 기억지 아니하며
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.Zij dachten niet meer aan de HERE, hun God, Die hen had verlost van de hen omringende vijanden.
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.и не вспомнили сыны Израилевы Господа Бога своего, Который избавлял их из руки всех врагов, окружавших их;
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.ולא זכרו בני ישראל את יהוה אלהיהם המציל אותם מיד כל איביהם מסביב׃
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.ولم يذكر بنو اسرائيل الرب الههم الذي انقذهم من يد جميع اعدائهم من حولهم.
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.以 色 列 人 不 記 念 耶 和 華 他 們 的 神 、 就 是 拯 救 他 們 脫 離 四 圍 仇 敵 之 手 的
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.以色列人 不 記念 耶和華 他 們 的 神 、 就是 拯救 他 們脫離 四 圍仇敵 之 手 的
Kerry Beall'ın elinden Gazze mağdurlarının portreleri. (Kaynak: Beyond Words Gaza)Retratos de las víctimas de Gaza de Kerry Beall (Fuente: Beyond Words Gaza).
Kerry Beall'ın elinden Gazze mağdurlarının portreleri. (Kaynak: Beyond Words Gaza)Ritratti delle vittime di Gaza realizzati da Kerry Beall (Fonte: Beyond Words Gaza)
Kerry Beall'ın elinden Gazze mağdurlarının portreleri. (Kaynak: Beyond Words Gaza)Πορτραίτα θυμάτων από την Γάζα από την Kerry Beall (Πηγή: Beyond Words Gaza)
Kerry Beall'ın elinden Gazze mağdurlarının portreleri.Portraits de victimes de Gaza par Kerry Beall (source : Beyond Words Gaza).
Kerry Beall'ın elinden Gazze mağdurlarının portreleri.Portretten van Gaza-slachtoffers door Kerry Beall (Bron: Beyond Words Gaza)
Kerry Beall'ın elinden Gazze mağdurlarının portreleri.صور لضحايا من غزة رسمتها "كيري بيال". المصدر: "Beyond Words Gaza".
Kıymetli oğlunu elinden aldığım için beni kötülüyor.Ce l'ha con me perchč le sto rubando il prezioso figlio.
Kıymetli oğlunu elinden aldığım için beni kötülüyor.Elle me hait car elle a peur que je lui prenne son fils.
Kıymetli oğlunu elinden aldığım için beni kötülüyor.Está hablando mal de mi por robarle a su precioso hijo.
Kıymetli oğlunu elinden aldığım için beni kötülüyor.Με κακολογεί επειδή τηs έκλεψα το μοναχογιό τηs.
Kıymetli oğlunu elinden aldığım için beni kötülüyor.Она оскорбляет меня потому, что я краду у неё её милого сыночка.
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.A tisícnik si ho pojal za ruku a odíduc s ním okreme vypytoval sa: Čo je to, čo mi máš oznámiť?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Az ezredes pedig õt kézen fogván, és félrevonulván külön, tudakolá: Micsoda az, a mit nékem jelenteni akarsz?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Căpitanul l -a apucat de mînă, l -a luat deoparte, şi l -a întrebat: ,,Ce ai să-mi spui?``