Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.És úgy cselekedék velök, és kiszabadítá õket Izráel fiainak kezébõl, és nem ölék meg õket.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Giô-suê bèn làm như người đã nói , và giải_cứu chúng_nó khỏi bị tay dân Y-sơ-ra-ên giết .
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Giô-suê bèn làm như người đã nói, và giải cứu chúng nó khỏi bị tay dân Y-sơ-ra-ên giết.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Iosua le -a făcut aşa cum hotărîse; i -a izbăvit din mîna copiilor lui Israel, cari nu i-au omorît;
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.I učinil jim tak, a vysvobodil je z rukou synů Izraelských, aby jich nepobili.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.I uczynił im tak, a wybawił je z rąk synów Izraelskich, że ich nie pobili.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.여호수아가 곧 그대로 그들에게 행하여 그들을 이스라엘 자손의 손에서 건져서 죽이지 못하게 하니라
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Li trattò allora in questo modo: li salvò dalla mano degli Israeliti, che non li uccisero
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Och han gjorde så med dem; han friade dem från Israels barns hand, så att de icke dräpte dem;
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Silloin hän teki heille näin: hän pelasti heidät israelilaisten käsistä, niin etteivät he heitä surmanneet.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Und er tat ihnen also und errettete sie von der Kinder Israel Hand, daß sie sie nicht erwürgten.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Και εκαμεν ουτως εις αυτους, και ηλευθερωσεν αυτους εκ της χειρος των υιων Ισραηλ, και δεν εφονευσαν αυτους.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.И поступил с ними так: избавил их от руки сынов Израилевых, и они не умертвили их;
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Той, прочее, стори с тях така, и ги избави от ръката на израилтяните, та не ги убиха.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.ויעש להם כן ויצל אותם מיד בני ישראל ולא הרגום׃
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.ففعل بهم هكذا وانقذهم من يد بني اسرائيل فلم يقتلوهم.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.於 是 約 書 亞 這 樣 待 他 們 、 救 他 們 脫 離 以 色 列 人 的 手 、 以 色 列 人 就 沒 有 殺 他 們
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.於是 約書亞 這樣 待 他 們 、 救 他 們脫離 以色列人 的 手 、 以色列人 就 沒有殺 他 們
Bu sek-bütil'dir, çünkü elindenizde iki karbona bağlanmış bir karbon var. .Toto je sek-butyl, protože uhlík váže další dva uhlíky.
Bu sek-bütil'dir, çünkü elindenizde iki karbona bağlanmış bir karbon var. .Это втор-бутил, так как у нас есть этот парень и он подсоединен к двух атомам углерода.
Bu şekilde gelen kelimeler seni elinden tutup "Yuva"ya götürmeyecekler.As palavras que vêm assim não te vão levar para Casa pela mão
Bu şekilde gelen kelimeler seni elinden tutup "Yuva"ya götürmeyecekler.Die Worte, die so kommen, werden dich nicht an der Hand heim führen.
Bu şekilde gelen kelimeler seni elinden tutup "Yuva"ya götürmeyecekler.Dit soort woorden zullen je niet aan het handje Thuis brengen
Bu şekilde gelen kelimeler seni elinden tutup "Yuva"ya götürmeyecekler.E szavak nem fognak kézen fogva hazavezetni.
Bu şekilde gelen kelimeler seni elinden tutup "Yuva"ya götürmeyecekler.Słowa, które przychodzą w ten sposób, nie wezmą cię za rękę do Domu.
Bu şekilde gelen kelimeler seni elinden tutup "Yuva"ya götürmeyecekler.Такие слова не отведут тебя за руку домой.
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğim겐지 할아버지께서 돌아가셨을 때 전 겨우 5살이었어요 하지만 전 엄마의 손을 잡고
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimAls mein Opa Genji starb, war ich gerade fünf Jahre alt, aber ich nahm meine Mutter an die Hand und sagte ihr,
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimAmikor Genji nagyapám meghalt, még csak öt éves voltam, de megfogtam anyám kezét, és azt mondtam neki,
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimCând bunicul mei Genji a murit, aveam doar cinci ani, dar am luat-o pe mama de mână şi i-am spus,
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimCuando mi abuelo Genji murió, yo sólo tenía 5 años, pero tomé de la mano a mi mamá y le dije,
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimDa min bedstefor Genji døde, var jeg kun fem år gammel, men jeg tog min mors hånd og sagde,
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimIn ko je umrl moj dedek Genji, sem imela samo 5 let, a sem prijela mamo za roko in ji rekla:
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimKdyž můj děda Genji zemřel, bylo mi jen pět let, ale vzala jsem maminku za ruku a řekla jí:
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimKeď zomrel môj dedko Genji, mala som len 5 rokov, ale chytila som mamu za ruku a povedala jej:
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimKhi ông Genji của tôi qua đời, tôi mới có năm tuổi nhưng tôi cầm tay mẹ tôi và nói với bà,
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimKiedy zmarł mój dziadek Genji, miałam 5 lat, ale wzięłam mamę za rękę i powiedziałam
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimNär min morfar Genji dog, var jag endast fem år, men jag tog min mammas hand och sa,
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimQuand mon grand-père Genji est mort, je n'avais que cinq ans, mais j'ai pris ma mère par la main et j'ai dit,
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimQuando mio nonno Genji morì, avevo solo cinque anni, ma presi mia mamma per mano e le dissi:
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimQuando o meu avô Genji morreu, eu só tinha cinco anos, mas peguei na mão da minha mãe e disse-lhe:
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimSaat Genji, kakek saya meninggal; Saya baru berusia 5 tahun. tapi saya memegang tangan Ibu dan berkata,
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimToen mijn opa Genji stierf, was ik vijf jaar oud, maar ik nam mijn moeder bij de hand en zei:
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimΌταν ο παππούς μου ο Γκέντζι πέθανε, ήμουν μόνο πέντε, αλλά πήρα τη μαμά μου από το χέρι και της είπα,
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimКогато дядо Генджи починал, съм била само на пет, но съм хванала мама за ръката и съм й казала,
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimКогда умер мой дедушка Генжи, мне было всего пять лет, но я взяла свою маму за руку и сказала:
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimКоли мій дідусь Генджі помер, мені було всього п'ять років, але я взяла маму за руку і сказала їй:
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimעם מבט שאמר, "זה? כבר עשיתי זאת בעבר."
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğimوعندما توفي جدي جينجي ، كنت حينها إبنة خمس سنوات ، ولكني أمسك بيد والدتي وقلت لها حينها ..
Büyükbabam Genji öldüğünde, sadece beş yaşındaydım, annemi elinden tutup da dediğim母の手を取って言った 「大丈夫よ 赤ちゃんになって 戻ってくるんだから」
Cephane lazım. Elinden geleni yaptın.Potrebujemo strelivo.
Cephane lazım. Elinden geleni yaptın. Sıhhi tahliye göndermeleri gerekiyordu.Odciągnijcie go!
Chris, objeyi roboton elinden alıyor, ve Baxter, elinden alınan objeyi yerine koymaya çalışmıyor.Acum Chris i-a luat obiectul din mână, iar Baxter n-a mai încercat să așeze obiectul.
Chris, objeyi roboton elinden alıyor, ve Baxter, elinden alınan objeyi yerine koymaya çalışmıyor.Hier nam Chris het object uit zijn hand en Baxter probeerde niet meer om het neer te zetten.
Chris, objeyi roboton elinden alıyor, ve Baxter, elinden alınan objeyi yerine koymaya çalışmıyor.Ici, Chris a pris l'objet de sa main, et Baxter n'a pas poursuivi et essayé de le poser.
Chris, objeyi roboton elinden alıyor, ve Baxter, elinden alınan objeyi yerine koymaya çalışmıyor.여기 크리스가 물건을 벡스터의 손에서 빼았았는데, 벡스터는 가서 물건을 내려놓으려 하지 않고,
Chris, objeyi roboton elinden alıyor, ve Baxter, elinden alınan objeyi yerine koymaya çalışmıyor.Teraz Chris zabiera przedmiot z dłoni robota, a Baxter nie próbuje go odłożyć.
Chris, objeyi roboton elinden alıyor, ve Baxter, elinden alınan objeyi yerine koymaya çalışmıyor.Сейчас Крис взял объект у него из руки, и Бакстер не продолжил начатое движение, не попытался положить объект.
Chris, objeyi roboton elinden alıyor, ve Baxter, elinden alınan objeyi yerine koymaya çalışmıyor.כאן כריס לקח את האובייקט מידו ובקסטר לא הלך וניסה להניח אותו;
Chris, objeyi roboton elinden alıyor, ve Baxter, elinden alınan objeyi yerine koymaya çalışmıyor.وهنا أخذ كريس الغرض من يده ولم يحاول باكستر أن ينزله