Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.A z ruky krále Assyrského vysvobodím tě i město toto, a chrániti budu města tohoto.
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.Engkau dan kota Yerusalem akan Kulepaskan dari raja Asyur. Kota ini akan tetap Kulindungi.
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.És az assiriai király kezébõl megszabadítlak téged és e várost; megoltalmazom e várost!
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.Hij zal u en deze stad uit de macht van de koning van Assur verlossen. Ik zal u beschermen', zegt de HERE,
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.In iz roke kralja asirskega otmem tebe in to mesto, in branil bom to mesto.
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.I z ręki króla Assyryjskiego wyrwę ciebie i to miasto, a będę bronił miasta tego.
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.jag skall ock rädda dig och denna stad ur den assyriske konungens hand. Ja, jag skall beskärma denna stad.
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.ja minä pelastan sinut ja tämän kaupungin Assurin kuninkaan käsistä ja varjelen tätä kaupunkia.
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.Je te délivrerai, toi et cette ville, de la main du roi d`Assyrie; je protégerai cette ville.
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.너와 이 성을 앗수르 왕의 손에서 건져내겠고 내가 또 이 성을 보호하리라
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.Libererò te e questa città dalla mano del re di Assiria; proteggerò questa città
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.Livrar-te-ei das mãos do rei da Assíria, a ti, e a esta cidade; eu defenderei esta cidade.
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.Og jeg vil redde dig og denne by av assyrerkongens hånd, og jeg vil verne denne by.
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.og udfri dig og denne By af Assyrerkongens Hånd og værne om denne By!
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.Ta sẽ giải cứu ngươi cùng thành nầy khỏi tay vua A-si-ri, và ta sẽ binh vực thành nầy.
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.Ta sẽ giải_cứu ngươi cùng thành nầy khỏi tay vua A-si-ri , và ta sẽ binh vực thành nầy .
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.Te voi izbăvi pe tine şi cetatea aceasta, din mîna împăratului Asiriei; voi ocroti cetatea aceasta.
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.и от руки царя Ассирийского спасу тебя и город сей и защищу городсей.
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.И ще избавя и тебе и тоя град от ръката на асирийския цар, и ще защитя тоя град.
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.ומכף מלך אשור אצילך ואת העיר הזאת וגנותי על העיר הזאת׃
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.ومن يد ملك اشور انقذك وهذه المدينة. واحامي عن هذه المدينة.
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.並 且 我 要 救 你 和 這 城 脫 離 亞 述 王 的 手 、 也 要 保 護 這 城
Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.並且 我 要 救 你 和 這城脫離亞 述王 的 手 、 也 要 保護 這城
Bu, köpekbalıkları dolu bir havuzda yüzmek gibi, elinden gelenin en iyisini yapmayı gerektiriyor.C'est comme nager dans une eau remplie de requins, aller jsute avec le fleau
Bu, köpekbalıkları dolu bir havuzda yüzmek gibi, elinden gelenin en iyisini yapmayı gerektiriyor.E' come nuotare circondato dagli squali e lasciarsi andare.
Bu, köpekbalıkları dolu bir havuzda yüzmek gibi, elinden gelenin en iyisini yapmayı gerektiriyor.Es como nadar en agua repleta de tiburones, solo dejarse llevar.
Bu, köpekbalıkları dolu bir havuzda yüzmek gibi, elinden gelenin en iyisini yapmayı gerektiriyor.Este ca si cum ai innota intr-o apa plina de rechini pur si simplu, continua.
Bu, köpekbalıkları dolu bir havuzda yüzmek gibi, elinden gelenin en iyisini yapmayı gerektiriyor.Nó giống như bơi trong vùng nước đầy cá mập vậy Phải cố gắng mà làm thôi
Bu, köpekbalıkları dolu bir havuzda yüzmek gibi, elinden gelenin en iyisini yapmayı gerektiriyor.Seperti berenang di air yang dipenuhi ikan hiu, jalani saja.
Bu, köpekbalıkları dolu bir havuzda yüzmek gibi, elinden gelenin en iyisini yapmayı gerektiriyor.Είναι σαν να κολυμπάς ανάμεσα σε καρχαρίες, απλά το κάνεις.
Bu, köpekbalıkları dolu bir havuzda yüzmek gibi, elinden gelenin en iyisini yapmayı gerektiriyor.זה כמו לשחות במים שורצי כרישים, פשוט לזרום עם זה.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.A gdy przestał mówić, porzucił czeluść z ręki swej, i nazwał miejsce ono Ramat Lechy.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.A když přestal mluviti, povrhl čelist z ruky své, a nazval to místo Ramat Lechi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.A stalo sa, keď dohovoril, že odhodil čelusť zo svojej ruky a nazval to miesto Rámat-lechi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Cuando acabó de hablar, arrojó la quijada de su mano. Y llamó a aquel lugar Ramat-leji
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Dupăce a isprăvit de vorbit, a aruncat falca din mînă. Şi locul acela s'a numit Ramat-Lehi (Aruncarea fălcii).
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.E acabando ele de falar, lançou da sua mão a queixada; e chamou-se aquele lugar Ramá-Leí.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.És mikor ezt elmondotta, elvetette kezébõl az állcsontot, és elnevezé azt a helyet Ramath-Lehinek.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.In ko je to izrekel, vrže čeljust iz roke, in tisti kraj imenuje Ramat-lehi [T. j. Grič čeljusti.].
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Khi người đã nói xong , bèn ném cái hàm lừa khỏi tay mình , và đặt tên chổ đó là Ra-mát-Lê-chi .
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Khi người đã nói xong, bèn ném cái hàm lừa khỏi tay mình, và đặt tên chổ đó là Ra-mát-Lê-chi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.말을 마치고 턱뼈를 그 손에서 내어던지고 그곳을 라맛 레히라 이름하였더라
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Med disse Ord kastede han Kæbebenet fra sig, og derfor kaldte man Stedet Ramat Lehi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.När han hade sagt detta, kastade han käken ifrån sig. Och man kallade den platsen Ramat-Lehi .
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Quand'ebbe finito di parlare, gettò via la mascella; per questo, quel luogo fu chiamato Ramat-Lechi
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Quand il eut achevé de parler, il jeta de sa main la mâchoire. Et l`on appela ce lieu Ramath Léchi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Sen sanottuaan hän heitti leukaluun kädestänsä. Niin sen paikan nimeksi tuli Raamat-Lehi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Setelah itu, ia membuang tulang rahang itu. Itu sebabnya tempat tersebut dinamakan Ramat-Lehi
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Και αφου επαυσε λαλων, ερριψε την σιαγονα απο της χειρος αυτου και ωνομασε τον τοπον εκεινον, Ραμαθ-λεχι.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.И като престана да говори, хвърли челюстта от ръката си, от което се нарече онова място Рамат-лехий.*
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Сказав это, бросил челюсть из руки своей и назвал то место: Рамаф-Лехи.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.ויהי ככלתו לדבר וישלך הלחי מידו ויקרא למקום ההוא רמת לחי׃
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.ولما فرغ من الكلام رمى اللحي من يده ودعا ذلك المكان رمت لحي
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.說 完 這 話 、 就 把 那 腮 骨 從 手 裡 拋 出 去 了 . 那 地 便 叫 拉 末 利 希
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.說完這話 、 就 把 那 腮 骨從手裡拋 出去 了 . 那 地 便 叫 拉末利希
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Así hizo con ellos Josué: Los libró de la mano de los hijos de Israel, y no los mataron
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Assim pois ele lhes fez, e livrou-os das mãos dos filhos de Israel, de sorte que estes não os mataram.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.A učinil im tak a vytrhol ich z ruky synov Izraelových, a nepobili ich.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Daarom stond Jozua het volk van Israël niet toe hen te doden.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Da handlede han således med dem; han friede dem fra Israeliternes Hånd, så de ikke dræbte dem;