Ana içeriğe geç
Sözlük

elinden ile cümle

elinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.mas por uma janela desceram-me num cesto, muralha abaixo; e assim escapei das suas mãos.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.men jeg blev igennem en Luge firet ned over Muren i en Kurv og undflyede af hans Hænder.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.och jag måste i en korg släppas ned genom en öppning på muren och kom så undan hans händer.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.og gjennem en glugge på muren blev jeg firt ned i en kurv og slapp bort av hans hender.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.pa skozi okno v košu so me po zidu spustili, in tako sem ubežal njegovim rokam.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.pero fui descolgado del muro por una ventana en una canasta, y escapé de sus manos
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.und ich ward in einem Korbe zum Fenster hinaus durch die Mauer niedergelassen und entrann aus seinen Händen.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.και δια θυριδος απο του τειχους κατεβιβασθην εν κοφινω και εξεφυγον τας χειρας αυτου.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Затова три пъти се молих на Господа да се отмахне от мене;
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.и я в корзине был спущен из окна по стене и избежал его рук.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.і віконцем у коші спущено мене по стїнї, і втік я з рук його.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.ובעד החלון הורידו אתי בסל מעל החומה ואמלט מידיו׃
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.فتدليت من طاقة في زنبيل من السور ونجوت من يديه
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.我 就 從 窗 戶 中 、 在 筐 子 裡 從 城 牆 上 被 人 縋 下 去 、 脫 離 了 他 的 手
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.我 就 從窗戶 中 、 在 筐子 裡從 城牆 上 被 人 縋 下去 、 脫離 了 他 的 手
Ama elinden geleni yaptı ve bu tıp dalını değiştirmesini sağlayan detaylı ve dikkatli kayıtlar tuttu.Aber er tat sein Bestes und führte minutiöse Akten, die ihn diesen Zweig der Medizin verändern ließen.
Ama elinden geleni yaptı ve bu tıp dalını değiştirmesini sağlayan detaylı ve dikkatli kayıtlar tuttu.Ale robił, co mógł i prowadził drobiazgowe notatki, dzięki czemu zmienił tę dziedzinę medycyny.
Ama elinden geleni yaptı ve bu tıp dalını değiştirmesini sağlayan detaylı ve dikkatli kayıtlar tuttu.그러나 그는 최선을 다했고, 그가 의학의 파생분야를 변환하게 한 정확한 기록을 남겼습니다.
Ama elinden geleni yaptı ve bu tıp dalını değiştirmesini sağlayan detaylı ve dikkatli kayıtlar tuttu.Nhưng ông đã cố hết sức, và ông cất giữ những bản ghi chép chi tiết đã giúp ông thay đổi lĩnh vực y học ấy.
Ama elinden geleni yaptı ve bu tıp dalını değiştirmesini sağlayan detaylı ve dikkatli kayıtlar tuttu.Pero hacía todo lo posible y mantenía registros meticulosos que le permitieron transformar esa especialidad.
Ama elinden geleni yaptı ve bu tıp dalını değiştirmesini sağlayan detaylı ve dikkatli kayıtlar tuttu.Но он старался, он вёл тщательные записи, которые позволили ему преобразовать эту область медицины.
Ama elinden geleni yaptı ve bu tıp dalını değiştirmesini sağlayan detaylı ve dikkatli kayıtlar tuttu.אך הוא עשה כמיטב יכולתו והוא שמר על רישומים מוקפדים שאיפשרו לו לשנות מן היסוד ענף זה של הרפואה.
Ama elinden geleni yaptı ve bu tıp dalını değiştirmesini sağlayan detaylı ve dikkatli kayıtlar tuttu.ولكنه قدم افضل ما عنده وخلف وراءه رصيد باهر مكنه من تغير تاريخ ذلك الحقل من الطب
Ama elinden geleni yaptı ve bu tıp dalını değiştirmesini sağlayan detaylı ve dikkatli kayıtlar tuttu.きめ細かい記録を残すことによって この分野を大きく進展させることができたのです 近代 今度は19世紀を
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Men Jesus tog ham ved Hånden og rejste ham op; og han stod op.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Ale Ježiš ho chopil za ruku, pozdvihnul ho, a vstal.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Ale Ježíš ujav jej za ruku, pozdvihl ho, a on vstal.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Ale Jezus ująwszy go za rękę, podniósł go; i wstał.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Dar Isus l -a apucat de mînă, şi l -a ridicat. Şi el s'a sculat în picioare.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Jesus aber ergriff ihn bei der Hand und richtete ihn auf; und er stand auf.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Jezus pa ga prime za roko in ga vzdigne; in vstal je.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Jézus pedig megfogván kezét, fölemelé; és az fölkele.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.예수께서 그 손을 잡아 일으키시니 이에 일어서니라
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Maar Jezus nam hem bij de hand, trok hem overeind en de jongen stond op.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Ma Gesù, presolo per mano, lo sollevò ed egli si alzò in piedi
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Mais Jésus, l`ayant pris par la main, le fit lever. Et il se tint debout.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Mas Jesus, tomando-o pela mão, o ergueu; e ele ficou em pé.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Men Jesus tog honom vid handen och reste upp honom; och han stod då upp.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Men Jesus tok ham ved hånden og reiste ham op; og han stod op.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Mutta Jeesus tarttui hänen käteensä ja nosti hänet ylös. Ja hän nousi.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Nhưng Ðức Chúa Jêsus nắm tay nó, nâng lên; thì nó đứng dậy.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Nhưng_Ðức_Chúa_Jêsus nắm tay nó , nâng lên ; thì nó đứng_dậy .
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Pero Jesús le tomó de la mano y le enderezó, y él se levantó
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Tetapi Yesus memegang tangannya dan menolong dia bangun. Anak itu pun bangun
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Ο δε Ιησους πιασας αυτον απο της χειρος ηγειρεν αυτον, και εσηκωθη.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Ісус же, взявши його за руку, підвів його; й він устав.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Но Иисус, взяв его за руку, поднял его; и он встал.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.Но Исус го хвана за ръката и го дигна; и то стана.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.ויחזק ישוע בידו ויניעהו ויקם׃
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.فامسكه يسوع بيده واقامه فقام.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.但 耶 穌 拉 著 他 的 手 、 扶 他 起 來 、 他 就 站 起 來 了
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.但 耶穌拉 著 他 的 手 、 扶他 起來 、 他 就 站起 來了
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Ale potom vezma království z ruky syna jeho, dám tobě z něho desatero pokolení,
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Ale vezme kráľovstvo z ruku jeho syna a dám ho tebe, desať pokolení.
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Ale wziąwszy królestwo z ręki syna jego, dam tobie z niego dziesięć pokoleó:
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Aus der Hand seines Sohnes will ich das Königreich nehmen und will dir zehn Stämme
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Dar voi lua împărăţia din mîna fiului său, şi-ţi voi da zece seminţii din ea;
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Kerajaan ini akan Kuambil dari putra Salomo dan sepuluh suku akan Kuberikan kepadamu
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.내가 그 아들의 손에서 나라를 빼앗아 그 열 지파를 네게 줄 것 이요
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Maar Ik zal het koninkrijk van zijn zoon afnemen en tien stammen aan u geven.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod