O da, elinden geldiğince bana yardımcı oluyor.В него всеки помага с каквото може.
Yargı, inanıyorum ki elinden geleni yapacak.Карл я уверява, че прави всичко възможно.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Хорхе страда, но прави всичко възможно, за да помогне на любимата си.
Böylece iki yıl zarfında tüm yetkileri elinden alındı.Така мандатът му се съкращава с почти две години.
Elinden gelen bir hizmeti, yardımı vermekten, yapmaktan kaçınmamaktır.Nije bilo mogućnosti dovođenja pojačanja, pomoći ni opskrbe.
İzleyiciler televizyon üzerine sorular sorar; o da elinden geldiğince yanıtlamaya çalışır.Gledatelji mogu glasovati, tj. odgovarati na pitanje emisije.
Volkan, elinden geleni yapmış, müthiş kurtarışlara imza atmıştır.Hanoi je iskoristio priliku i pojačao svoju potporu gerilskim borcima.
Ama polislerin elinden kaçarak hastaneye arkadaşlarını görmeye gider.Dok pokušava pobjeći ubijaju je pacijenti u bolnici.
Soth ve şövalyeleri onları ogrelerin elinden kurtarırlar.Ivan i njegovi vitezovi oslobodili su Neopatras.
Aksi halde arabası elinden alınacaktır.Dakle, auto je opljačkan.
Voldemort'un elinden üç kez kaçmayı başarmıştır.Roditelji su mu se triput suprotstavili Voldemortu i preživjeli.
Ve elinden geldiği kadar yardım etmeye çalışır.Pomáhal si, ako mohol .
Oradan kaçıp kurtulmak isteyen Manon elinde bulunan mücevherleri Geronte'nin önünde elinden düşürür.Tej pri pokuse o útek vypadnú šperky a spadnú priamo ku Gerontovým nohám.
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.Ten sa nechce biť, pretože George ho naučil, aby nikomu neubližoval.
Bunları elinden geldiği kadar az kullanarak Franco Alfano bu operayı bitirmiştir.Puccini túto opery nikdy nedokončil a namiesto neho ju dokončil jeho žiak Franco Alfrano.
Böylece Ak Saruman'ın unvanı elinden alınmış oldu.Ako generál sa vyznamenal porážkou Sarmatov.
Kolhoz idaresi ise Gülsarı'yı Tanabay'ın elinden alır.Kotlina je chránenou prírodnou rezerváciou TANAPu.
Bunları elinden geldiği kadar az kullanarak Franco Alfano bu operayı bitirmiştir.Opero je tako končal Franco Alfano.
O sırada Arda abi gitti topu elinden aldı, bana getirdi.Nato se je obrnila in odšla po žogo ter jo vrnila otrokom.
Poitou ve Saintonge kalelerini İngilizlerin elinden aldı.Angležem je odvzel Poitou in Saintoge.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Toda zaljubljeni Brin vztraja in se na vse mogoče načine trudi pridobiti njeno naklonjenost.
İş adamı (Batur Belirdi) - Telefonunu elinden düşünmeyen genç.Tilen – fant, ki si ničesar ne želi.
Aksi halde arabası elinden alınacaktır.Ar ją gali turėti mašinos?
Bunları elinden geldiği kadar az kullanarak Franco Alfano bu operayı bitirmiştir.Šią operą užbaigė kurti Frankas Alfano.
Avustralya'da çok sayıda, insan elinden kaçan yabani olarak yaşamaya başlamış deve sürüleri vardır.Kai kuriose Australijos vietovėse yra sulaukėjusių buivolų, kurie medžiojami.
Ancak Amanda'nın askerleri Lara'yı bayıltıp eldiveni elinden alırlar.Larą griuvėsiuose užtinka Amandos agentai ir pagrobia pirštinę.
26 Ocak 1946’da serbest kalmış, öğretmenliği elinden alınmıştır.1946 m. vasario 27 d. suimtas, kovo 11 d. atleistas iš mokytojo pareigų.
Öte yandan, hükümet Yahudileri aşağılamak için elinden geleni yaptı.Valstybinė propaganda žemino žydus.
Sonrasında, 695 yılında yetkileri elinden alındı ve önce Hazarlar'a, sonra Bulgarlar'a sığındı.Po perversmo 695 m. jis pabėgo pas chazarus, vėliau pas bulgarus.
1998 yılında rekoru Gabriel Batistuta'nın elinden aldı.)2008, 2009 m. LMKL bronzos laimėtoja Profilis www.basketnews.lt;
Ayrıca, kadının sol eli sağ elinden kısaydı.Ir lygiai taip pat nusiplauti dešinę ranką.
Sally ailenin elinden kaçtığında bir arabaya otostop çekerek uzaklaşır.Dora, nenorėdama palikti šeimos taip pat įsiprašo į traukinį.
Diğer oyuncu da atılan karta karşı kendi elinden bir kart atar.Partner annab talle ühe kaardi omal valikul vastu.
Genelde ona çok yaklaşır ama hep bir aksilik çıkar, onu elinden kaçırır.Tema saab olema Sinuga igal ajal, kui Sa oled õige ja hoidud ülekohtust.
Devrimden sonra topraklar halkın elinden alınmıştı.Revolutsiooni järel villa võõrandati.
İlk Lotus'un elinden kaçan da odur.Ta saab alguse Lozère'i departemangust.
Ve elinden geldiği kadar yardım etmeye çalışır.Jumal soovib armastada nii palju kui võimalik.
9 yıl bu takıma hizmet etti ve 222 karşılaşmada 4 gol ile elinden geleni yaptı.Ta osales harrastajana üldse 269 kohtumisel, millest võitis 242 ning neist 87 nokaudiga.
Börilerin elinden Şam'ı aldı.Usundilt on nad šamanistid.
424 kadarının özgürlüğü elinden alındı.Alespoň 424 osob bylo zbaveno svobody.
424 kadarının özgürlüğü elinden alındı.Banner mengatakan reli "Obyek kudeta"
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Dieu lance sans pitié des traits contre lui, Et le méchant voudrait fuir pour les éviter.
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Dio lo bersaglia senza pietà; tenta di sfuggire alla sua mano
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Dios descargará contra él y no tendrá compasión, y él se esforzará para escapar de su poder
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Ðức Chúa Trời giáng tai vạ trên mình hắn, chẳng thương xót lấy; Hắn rất muốn chạy trốn khỏi tay Ngài.
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Ðức_Chúa_Trời giáng tai_vạ trên mình hắn , chẳng thương_xót lấy ; Hắn rất muốn chạy trốn khỏi tay Ngài .
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Dumnezeu aruncă fără milă săgeţi împotriva lui, şi cel rău ar vrea să fugă să scape de ele.
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Gud skyter sine piler mot ham og sparer ham ikke; for hans hånd flyr han i hast.
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Ia dilanda tanpa kasihan, dan terpaksa lari mencari perlindungan
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Jumala ampuu häneen nuolensa säälimättä; hänen täytyy paeta hänen kättänsä, minkä voi.
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.하나님이 그를 아끼지 아니하시고 쏘시나니 그가 그 손에서 피하려 하여도 못할 것이라
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Pois atira contra ele, e não o poupa, e ele foge precipitadamente do seu poder.
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Skånselsløst skyder han på ham, i Hast må han fly fra hans Hånd;
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Také veci vrhne na neho a nezľutuje sa; bude utekať pred jeho rukou, čo bude stačiť.
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Takové věci na něj dopustí Bůh bez lítosti, ačkoli před rukou jeho prudce utíkati bude.
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Toć Bóg nań dopuści, a nie przepuści mu, choć przed ręką jego prędko uciekać będzie.
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Utan förskoning skjuter Gud sina pilar mot honom; för hans hand måste han flykta med hast.
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Want God zal hem er genadeloos van langs geven. Hij zal snel van God willen wegvluchten.
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.yilakat] szór reá és nem kiméli; futva kell futnia keze elõl.
Acımasızca üzerine eser, Elinden kaçmaya çalışırken.Διοτι ο Θεος θελει ριψει κατ' αυτου συμφορας και δεν θελει φεισθη απο της χειρος αυτου σπευδει να φυγη.