Ana içeriğe geç
Sözlük

elinden ile cümle

elinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve elinden geldiği kadar yardım etmeye çalışır.Han forsøger at hjælpe familien så godt han kan.
Bu Dünyada meydana gelmiş insan elinden çıkmış en güçlü patlamaydı.Dette punkt vil være det, der har taget allerstørst skade ved sprængningen.
2013 yılında Bayır-Bucak bölgesi rejimin elinden alındı.I 2013 udtrådte Sjálvstýrisflokkurin af regeringen.
Ayrıca, kadının sol eli sağ elinden kısaydı.Hun blev født uden venstre hånd.
Eddard'ın piç oğlu Jon Snow, Duvar'a yeni katılan bir nöbetçiyi diğerlerinin elinden kurtarır.Jon Snow Eddards uægte søn, forsvarer en ny rekrut, der netop har tilsluttet sig Nattens Vogtere på "uren".
Drake oldukça utangaçtı, konser vermekten elinden geldiğince kaçınırdı.Haydn brugte derfor opfindsomhed for at få mest muligt ud af sit orkester.
Ali'nin Başkan'ın elinden kurtulmasında yardım etmiştir.Grant var efterfølgende glad for at slippe med præsidentembedet.
Bu liderliği Danimarka'nın elinden almıştır.Det skal Danmark leve af.
O güruhun hiçbiri elinden canını kurtaramadı.Ingen af dem havde en chance for at overleve.
Tony'nin elinden silahı düşer fakat kendisi hala ayaktadır.Norma truer ham med en pistol, men han tager ikke truslen seriøst.
Yemi tam vuracakken Eko elinden silahı alır ve yaşlı adamı öldürür.Eko tager pistolen fra Yemis, skyder den gamle mand og tvinges med soldaterne.
Banquo pusuya düşürülür ve öldürülür ama oğlu olan Fleanzio'nun onların elinden kurtulup kaçmasını sağlar.Banco er engstelig (Come dal ciel precipita), og blir tatt, men får hjulpet sin sønn Fleanzio til å rømme.
O da, elinden geldiğince bana yardımcı oluyor.Hun er også medlem av Giving What We Can.
Bu kanunun kabulünden sonra binlerce kişi insan tacirlerinin elinden kurtarıldı.På denne måten har oppfinnelsen reddet tusenvis av liv.
Sayın, ödülünü Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın elinden aldı.Han fikk Kirke- og undervisningsdepartementets premiering for Hvalkongen.
Yeniden Romalılar, şehri Dalmaçyalı gemicilerin elinden geri almıştırlar.Slik ble de spanske skipene tatt tilbake av deres mannskap.
İnatçıdır ve avını asla elinden bırakmaz.Han var lekmann og mottok aldri noen vigsler.
Kazazede aniden cevap veremeyince Yılan onun konutunu elinden alır.Dersom en kjørekar ikke lystret henne, fikk han kjenne knortekjeppen på ryggen.
Ayrıca, kadının sol eli sağ elinden kısaydı.Halsen hennes var skåret fra venstre til høyre.
Führer, vatandaşlık belgesini şehrin Nazi lideri Albert Forster'ın elinden aldı.Hitler diberi makalah-makalah kewarganegaraan dari tangan Albert Forster, pemimpin Nazi di kota tersebut.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.Raja menjawab bahwa ia akan melakukan hal-hal yang dapat dilakukan untuk memenuhi permintaan tersebut.
Aynı zamanda, şirketi Almanya'nın elinden kurtarmak için Hollanda Antillerine taşıdılar.Di saat yang sama, perusahaan itu sendiri pindah ke Antillen Belanda untuk menjaganya dari tangan Jerman.
Ekim 2007'de, Michel Platini'nin Fransa'nın en golcü oyuncusu olma rekorunu elinden aldı.Pada Oktober 2007, Henry melewati rekor Michel Platini dengan menjadi pencetak gol terbanyak Prancis.
Drake oldukça utangaçtı, konser vermekten elinden geldiğince kaçınırdı.Joy mencoba menjauhkan Sadness sebisa mungkin dari konsol.
Sonrasında, 695 yılında yetkileri elinden alındı ve önce Hazarlar'a, sonra Bulgarlar'a sığındı.Ia dijatuhkan pada tahun 695, dan berlindung ke bangsa Khazar, lalu Bulgaria.
Babasının güvenini kazanmak için elinden geleni yapıyor.Ada kemungkinan dia melakukan untuk menghormati ayahnya.
Bu liderliği Danimarka'nın elinden almıştır.Perang ini dimenangkan oleh Denmark.
Bu durum­da ben kulunun veya başkalarının elinden ne gelir?”Tentang dirinya sendiri atau tentang orang lain?"
Karamanlı Yusuf, yönetimi abisi Karamanlı Hamit'in elinden alarak vali olmuştur.Ia diturunkan dari garis keturunan raja Salomo, melalui ayah legal (bukan biologis), Yusuf."
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Dia sangat peduli terhadap Blade Children dan akan melakukan apa pun bagi mereka untuk bertahan hidup.
Üniversite hayati boyunca da Elektro Gitarını elinden hiç bırakmaz.Pabrik yang tadinya tidak membuat gitar ikut-ikutan memproduksi gitar listrik.
Keskin nişancılığıyla askerleri eşkıyaların elinden kurtarır.Tentara Pagan dengan mudah mengusir perampok.
Ancak trajik bir kaza sonucu karısını kaybeder ve kızının velayeti elinden alınır.Nah, uh, kau kecelakaan, Anda baru saja kehilangan pekerjaan Anda, dan istri Anda meninggalkan Anda.
Bu yaptığının cezası olarak da Thor un çekici Mjolnir'i elinden alarak dünyaya sürgün eder.Namun dia tidak bisa memaksa Thor untuk memberinya Mjolnir.
Elinden gelen bir hizmeti, yardımı vermekten, yapmaktan kaçınmamaktır.Rakyatnya semua menjadi enggan melayaninya, dan tidak akan membantunya.
Drusus'un ölümünün Praetorian Prefect Sejanus'un elinden olduğuna inanılır.Dipercaya bahwa Drusus tewas di tangan Prefek Praetorian, Lucius Aelius Sejanus.
Başından gülü elinden ise tahta kılıcı eksik olmazmış.Lalu pedang itu terjatuh dari tangannya, akan tetapi nabi tidak membalasnya.
Mariana bu durumun az çok farkındadır ve elinden geldiğince engel olmaktadır.Reina pun mengetahui masalah tersebut dan tetap tenang dalam menyikapinya.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.Nhà vua trả lời rằng ông sẽ làm những gì có thể để xem xét những yêu cầu này.
Bunları elinden geldiği kadar az kullanarak Franco Alfano bu operayı bitirmiştir.Sau trận này, Eduard Folayang đã giảm hẳn việc sử dụng cú đạp này.
İnatçıdır ve avını asla elinden bırakmaz.Một kẻ cứng đầu và không bao giờ chịu khuất phục.
Sevmekten başka bir şey gelmez elinden.Tôi không thể làm gì khác hơn là căm ghét nó.
Bal Tutan Balın elinden kayıp gitmesini istemez çünkü.Vì Trương Nhiệm không chịu hàng nên Lưu Bị sai mang chém.
Sevdiğini bundan kurtarmak için elinden geleni yapmaya kararlıdır.Sẵn sàng làm bất cứ việc gì để cứu những người mà ông quan tâm.
İlk Lotus'un elinden kaçan da odur.Lossow là người đầu tiên lẻn đi.
Ama elinden gelen herşeye rağmen Yuan Hanedanı uçuruma sürüklendi.Sau khi thất bại, bị Đường Thái Tông mang đi lưu đày.
Köprüden düşmek üzere olan Lokiyi elinden yakalar.Thủ phủ huyện đóng ở Most.
Bunu babasının elinden aldığı içki şişesiyle yapar.Có một chiếc còi cảnh sát mà bố cậu tặng cho.
De Grieux Manon'u hapishaneden kurtarmak için elinden geldiğini yapar ama bunu başaramaz.Faust tìm cách cứu Gretsen thoát khỏi lao tù nhưng không được do nàng cự tuyệt bỏ trốn.
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.ジェリーがこれのマネをして、トムを恐怖に陥れる。
İş adamı (Batur Belirdi) - Telefonunu elinden düşünmeyen genç.そばかすの少年(そばかすのしょうねん) 素性の知れない子供。
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.カルのことが大好きで、彼女をかわいがるために全力を注ぐ。
Her ne murad ederse, elinden geliyor.とりつかれると何事でも承諾してしまう。
Kate, Sawyer'ın elinden silahı alır ve Sayid'in tarifiyle parçalarına ayırır.ケイトはソーヤーから銃を受け取る。
Ayrıca, kadının sol eli sağ elinden kısaydı.ただ、私は貴方がご自身の左手でご自身の右手を切り落としたことは知っています。
Yargı, inanıyorum ki elinden geleni yapacak.信条は「全力を尽くす。
9 yıl bu takıma hizmet etti ve 222 karşılaşmada 4 gol ile elinden geleni yaptı.現役19年で7球団を渡り歩き、通算270勝を挙げた。
Babasının güvenini kazanmak için elinden geleni yapıyor.全ては父の寵愛を得るためである。
Üstelik 6. Ordu'nun zırhlı desteği de elinden alınmış oldu.第14軍からは武器も供給された。
Bir elde, herkes elinden aynı anda bir kart çıkarır.1巡ごとに全員がカードを1枚ずつ引く。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod