Ana içeriğe geç
Sözlük

elinden ile cümle

elinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunları elinden geldiği kadar az kullanarak Franco Alfano bu operayı bitirmiştir.Sztukę po śmierci Pucciniego dokończył Franco Alfano.
Köprüden düşmek üzere olan Lokiyi elinden yakalar.Poczuwszy się oszukana skacze z mostu.
Atıcı kayayı fırlatırken sapı bu iki konumdan saat on iki konumuna çevirerek elinden çıkaracaktır.Podczas wypuszczania kamienia gracz obraca uchwyt z powyższych pozycji na godzinę dwunastą.
İskoç en son Jack'i Aku'nun elinden kurtarır.Ann w ostatniej chwili zostaje uratowana przez Jacka.
Ancak Dent, adama yumruk atar ve silahı elinden alıp salondan çıkar.Zaraz po przebudzeniu Dante bierze swoje pistolety, miecz i wychodzi z biura.
Böylece Ak Saruman'ın unvanı elinden alınmış oldu.Przeważyła wtedy przeciwna opinia Sarumana.
Babası ona yardım etmek için elinden gelen her şeyi yapacağını söyledi.Powiedziała mu, że zrobi wszystko by go zatrzymać.
1955'te bu görevine son verildi ve emeklilik hakları elinden alındı.W 1965 zrezygnował także i z tej funkcji i przeszedł na emeryturę.
Hükümet bu hareketliliği dağıtmak için elinden gelen her şeyi yapıyordu.Urząd zrobił wszystko, by to zatuszować .
Tacını Roma'da İmparator Nero'nun elinden aldı.Za panowania cesarza Nerona przebywał w Rzymie.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.Chodźże o własnych siłach.
Genç yeteneklerin elinden tuttu.Poświęca dużo swego czasu młodym talentom.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Głęboko podziwia Bjorna, byłby zdolny do wszystkiego aby mu pomóc.
O onu elinden öptü.Pocałował ją w rękę.
Elinden gelen bir hizmeti, yardımı vermekten, yapmaktan kaçınmamaktır.Du skall inte tillbe dem eller tjäna dem.
Bu liderliği Danimarka'nın elinden almıştır.Det leddes av Danmark.
Köprüden düşmek üzere olan Lokiyi elinden yakalar.Tjörnbron från gåbanan på bron.
Elinden yapacak bir şey gelmez.Jag kan inte hjälpa det!
Her ne murad ederse, elinden geliyor.Vad han än vidrör så dör det.
Kartlar, kartı elinden çıkaran kişinin sağına, yüzü (hangi kart olduğu)görünmeyecek şekilde koyulur.Ett par sådana bockar (utan skiva) syns uppe till vänster på den undre bilden.
Mesleğini çok ciddiye alır ve en büyük amacı çocuklara elinden geldiğince çok şey öğretmektir.Jag är ärlig mot mig själv och jag gör mitt bästa och riktigaste kraftansträngningar i skolarbetet.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.Vad är emot din makt .....
Eğer yere inerse topu derhal elinden çıkarmalıdır, aksi takdirde penaltı verilir.Om bollen ska återplaceras måste den markeras, annars får man ett pliktslag.
Volkan, elinden geleni yapmış, müthiş kurtarışlara imza atmıştır.Boone försöker bidra så mycket som han kan för att höja säkerheten för de överlevande.
Aksi halde arabası elinden alınacaktır.Istället blir de tvungna att ta bilen.
Üstelik 6. Ordu'nun zırhlı desteği de elinden alınmış oldu.Även den 6:e armén retirerade.
Kısa süre sonra Homer'ın işini elinden almaya çalışır.Burns är så imponerad att han anställer Homer på en gång.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.Бери владу в свої руки!
Devrimden sonra topraklar halkın elinden alınmıştı.Ще до революції цю землю наділили людям.
Grigorenko 1977 yılında tıbbi tedavi için ABD'ye gitti ve Sovyet vatandaşlığı elinden alındı.1977 П. Григоренко одержав дозвіл виїхати на лікування до США, після чого його позбавили громадянства СРСР.
Başından gülü elinden ise tahta kılıcı eksik olmazmış.На відміну від шаблі, меч не ріже.
Genç yeteneklerin elinden tuttu.Тут плекають молоді таланти.
Milano kenti ise 1513 yılında Fransızların elinden çıkar.Залишався в Мілані і після завоювання міста французами в 1500 році.
Fakat tüm bu başarıların yanında sağ elinden sakatlanan genç oyuncu 16 maç kaçırdı.Всього на молодіжному рівні зіграв у 16 офіційних матчах.
Führer, vatandaşlık belgesini şehrin Nazi lideri Albert Forster'ın elinden aldı.Фюрер отримав документи з рук Альберта Форстера, нацистського мера Вільного міста.
Ayrıca, kadının sol eli sağ elinden kısaydı.Нею можна було керувати великим пальцем правої руки.
O güruhun hiçbiri elinden canını kurtaramadı.Жодному з них не вдалось врятуватись.
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.Але скільки б Джеррі не дратував його, Том цього не помічає.
Elinden hiçbir iş gelmeyen delikanlı kediyle ne yapacağını bilemez.Зовсім незрозуміло, що робити молодим хлопцям, якщо робота не радує.
Yemi tam vuracakken Eko elinden silahı alır ve yaşlı adamı öldürür.Щоб врятувати Йемі, Еко сам узяв пістолет і застрелив діда.
Elinden düşürmediği çakmağı sonunda bir işe yaramıştır.Виникла пожежа, яку відразу загасити не вдалося.
Mesleğini çok ciddiye alır ve en büyük amacı çocuklara elinden geldiğince çok şey öğretmektir.Вона цікавиться людьми і намагається дізнатися про них якомога більше.
Tutuklandığı için elinden alınan avukatlık izni, 1988'de kendisine geri verildi.За цей злочин його було звинувачено й засуджено 1988 року.
Eğer yere inerse topu derhal elinden çıkarmalıdır, aksi takdirde penaltı verilir.Там він повинен вчасно закинути м'яч в кільце, інакше буде розстріляний.
Solaklık, doğal olarak kişinin sol elini sağ elinden daha iyi kullanabilmesi özelliği.Правша (дéсна) — людина, яка правою рукою володіє краще, ніж лівою.
Tom elinden geleni yapar hatta nakavt düşürme şurubu içirtir.Нік також починає розлітатись на пил, однак встигає включити секретний пейджер.
Elinden geldiğince eminti ve yaptı.Готувалася як могла і як розуміла.
Kolhoz idaresi ise Gülsarı'yı Tanabay'ın elinden alır.Ромбований прапор фактично відтворює стиль малого державного герба Баварії.
Tony'nin elinden silahı düşer fakat kendisi hala ayaktadır.Тоні, отримавши від матері пістолет, випадково стріляє в себе.
Tüm sıfatları ve toprakları elinden alınır.Допустимі всі масті та їх відтінки.
O elinden geleni yaptı,yoksa ilk ödülü kazanamazdıВін виклався на повну силу, інакше він не виграв би перший приз.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.Král odpověděl, že udělá vše, co bude moci, aby těmto požadavkům vyhověl.
Banquo pusuya düşürülür ve öldürülür ama oğlu olan Fleanzio'nun onların elinden kurtulup kaçmasını sağlar.Banquo je při přepadení opravdu zabit, jeho syn Fleance ale unikne.
14 yıl hüküm yedi ve İngiliz vatandaşlığı elinden alındı.Byl odsouzen na 14 let do vězení a ke ztrátě britského občanství.
Genç yeteneklerin elinden tuttu.Pomáhal také mladým talentům.
Malatesta elinden tutarak gideceği yere ona kılavuzluk etmektedir.Pak osloví Neda, kam se má schovat on.
Böylece iki yıl zarfında tüm yetkileri elinden alındı.Jeho nápadem bylo na dva roky pozastavit placení veškerých dluhů.
Ayrıca, kadının sol eli sağ elinden kısaydı.Rovněž jeho pravá noha byla oddělena od těla.
Ancak Gorbaçov’un önlemi hiç etkili olmayacaktır, artık ipler elinden çıkmıştır.Přestože byla Gorbačovova pozice zachována, ztratil téměř veškerou moc.
1994 yılında kabul edilen bir yasa, onun Yunan vatandaşlığını, pasaportunu ve mülkiyetini elinden aldı.V roce 2008 získal britský pas a občanství díky britskému původu svého otce a prarodičů.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod