Konsey, Rick'in kötü liderliği gerekçesiyle Rick'in liderliğini elinden alır.O comitê substitui Rick enquanto líder, devido à sua fraca liderança.
Sonrasında, 695 yılında yetkileri elinden alındı ve önce Hazarlar'a, sonra Bulgarlar'a sığındı.Foi expulso do poder em 695, e se exilou primeiro junto dos cazares e posteriormente dos búlgaros.
Charlie elinden geldiğince Claire’i rahatlatmaya çalışır.Charlie tenta remediar seu relacionamento com Claire.
Chaplin bu filmde gardiyanların elinden kaçmayı başaran bir suçluyu canlandırmaktadır.Chaplin interpreta um foragido que escapa dos guardas da polícia.
Yakup, "Şilo gelene kadar Krallık asası Yahuda'nın elinden çıkmayacak..." demiştir.Jacó afirma que "o cetro não se afastará de Judá... até que venha Siló".
Görevi sırasında halk ile politika arasındaki uçurumu azaltmak için elinden geleni yaptı.Durante a guerra esforçou-se por minimizar os danos para com a sociedade.
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.Você tem que jogar com o Jerry para escapar do Tom.
Babası ona yardım etmek için elinden gelen her şeyi yapacağını söyledi.O Imperador disse que iria fazer o que ele poderia ajudar.
Köprüden düşmek üzere olan Lokiyi elinden yakalar.Acede-se ao palácio por uma ponte que atravessa o fosso.
Herkes elinden bir kart çıkarana kadar kartlar açılamaz-alınamaz.Não se pode esvaziar todas as cartas da mão de uma vez só.
Kanadı kırıldı ve hakları elinden alındı.Gang perdeu e foi obrigado a cortar o cabelo.
Banquo pusuya düşürülür ve öldürülür ama oğlu olan Fleanzio'nun onların elinden kurtulup kaçmasını sağlar.No ataque, porém, Banquo é morto mas o filho consegue escapar.
Mesleğini çok ciddiye alır ve en büyük amacı çocuklara elinden geldiğince çok şey öğretmektir.É bastante orgulhoso de si e tenta fazer com que seus filhos se assemelhem o máximo possível com ele.
Devrinde hazırlanan kanunların ve kurulan kurumların büyük kısmı onun elinden çıkmıştı.A maior parte das composições e arranjos foram feitas por ele.
Bunu gören hizmetçilerinden biri hemen elinden yumurtayı alır ve elleri yanmış biçimde bırakır.Uma das suas servas corre para tirar o ovo de suas mãos, mas ela queima suas mãos no processo.
Birden telefonu elinden düşürür.Deixou cair o telefone.
Bu gruptakiler daha sonra, polisin elinden tutuklu arkadaşlarını almak suçlamasıyla yargılandılar.Posteriormente, os grupos detidos condenaram o tratamento dispensado pelos policiais.
Onu çok sevdiğini ve onu kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapacağını bildiirir.No entanto, ela ama profundamente seu filho e quer protegê-lo o tempo que puder.
Böylece iki yıl zarfında tüm yetkileri elinden alındı.Serviu dois mandatos completos de 4 anos cada.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Muito amigo de Suzannah, faz qualquer coisa para ajudá-la.
İlk Lotus'un elinden kaçan da odur.Assim nasceu o primeiro loteamento de Lutece.
Tabak elinden kaydı ve yere düştü.O prato escorregou da mão dela e caiu no chão.
Bu durumda ben kulunun veya başkalarının elinden ne gelir?”Wat maakt het nou uit of ik in Mehabad ben of ergens anders?”
Sonrasında, 695 yılında yetkileri elinden alındı ve önce Hazarlar'a, sonra Bulgarlar'a sığındı.Hij werd in 695 afgezet en vluchtte eerst naar de Khazaren en daarna naar de Bulgaren.
Avrupa Şampiyonluğu unvanını bu kez Yagudin elinden aldı.De nationale kampioenschappen liet hij ditmaal aan zich voorbijgaan.
Böylece onların elinden kendini kurtarır.In ruil daarvoor zal hij voor hen zorgen.
Bir elde, herkes elinden aynı anda bir kart çıkarır.Via een wachtwoord kan men van elke kaart één kopie in handen krijgen.
Babasının güvenini kazanmak için elinden geleni yapıyor.Hij wil zo de trouw van haar vader afdwingen.
Birden telefonu elinden düşürür.Plotseling gaat zijn telefoon.
Bunu aşmak için de elinden geleni yapmaktadır.Ze doet er dan ook alles aan om dit tegen te gaan.
Konsey, Rick'in kötü liderliği gerekçesiyle Rick'in liderliğini elinden alır.De groep begint te twijfelen aan het leiderschap van Rick.
Drake oldukça utangaçtı, konser vermekten elinden geldiğince kaçınırdı.Cruijff was echter genadeloos en liet zijn spits zo veel mogelijk spelen.
Ve elinden geldiği kadar yardım etmeye çalışır.Iedereen probeert hen zo veel mogelijk te helpen.
Tom elinden geleni yapar hatta nakavt düşürme şurubu içirtir.Ook drinken doet de vleermuis in vlucht.
Cetlic onu ikna etmek için elinden geleni yaptı.Sheelal deed wat hij kon om zijn verdriet te vergeten.
Dread Central şunları yazdı: "Bu Hooper'ın elinden gelenin en iyisi.Garrafeira wil zeggen: het beste dat het huis maakt.
İnşallah bir sonraki, inananların elinden olur."Hieronder bevonden zich bijvoorbeeld de oudgelovigen.
Babası elinden tutarak amcasına teslim eder.Zij verbergt inderdaad haar oom.
Kitabın sonunda ise Eragon ve Roran birlikte Katrina'yı Ra'zac'ın elinden kutaracaklarına karar verirler.Op het einde van het boek besluiten Eragon en Roran om samen Katrina te bevrijden.
Artık bu katliamı durdurmak için tekerlekli sandalyesinde elinden geleni yapacaktır.Op die manier kon ze al spelenderwijs gewend raken aan haar rolstoel.
Toplantıda kurul Sculley’ye destek verdi ve Jobs’ın yönetim yetkileri elinden alındı.Daarom besloot het bestuur van Apple om Jobs te ontslaan en Sculley als leider aan te stellen.
Bir sanatoryuma alkol tedavisi için gelen Charlie tedavi olmamak için elinden geleni yapar.Tijdens de kuur mag de patiënte geen alcohol drinken.
Murtagh Ergon'u Ra'zac'ın elinden kurtarmış ve onunla Farthen Dûr'e gitmiştir.Murtagh vertelt dat hij ook op jacht naar Ra'zac is en besluit verder te reizen met Eragon.
Bu liderliği Danimarka'nın elinden almıştır.Het neemt het voorzitterschap over van Denemarken.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Bing biedt zijn hulp aan om haar volledig bij te staan.
Yine kendisinin elinden çıkan kısa ve alaycı bir biyografisinin dişında hakkında pek az bilgi vardır.Er zijn schaarse biografische gegevens van haar bekend.
Bebeği elinden alınıp, kurban edilmiş.De hond wordt gered en..opgegeten.
Tüm sıfatları ve toprakları elinden alınır.Alle rangen en standen werden afgebeeld.
Yeniden Romalılar, şehri Dalmaçyalı gemicilerin elinden geri almıştırlar.De Romeinen konden de Spartanen echter terugdrijven in de stad.
Milano kenti ise 1513 yılında Fransızların elinden çıkar.De Franse stad Doornik wordt van 1513 tot 1519 door de Engelsen bezet.
Keskin nişancılığıyla askerleri eşkıyaların elinden kurtarır.Door de terugtrekking wordt voorkomen dat de soldaten met hun wapens in handen komen van de separatisten.
Grissom, sevgilisini elinden alan Jack'e onun yüzünden komplo düzenler.Dirk zoekt hulp bij Jack, met wie hij het bijlegt.
Friedrich Wieck, gençleri birbirinden ayırmak için elinden geleni yaptı.Friedrich Wieck wijdde zich geheel aan de opvoeding van zijn kinderen.
Meramın elinden bir şey kurtulmaz.De aanhouder wint.
Elinden geldiğince odanı temiz tut.Hou je kamer zo netjes als je kan.
Tom Mary'yi ikna etmek için elinden geleni yaptı.Tom deed zijn best om Mary te overtuigen.
Cevap vermek için elinden geleni yap.Doe je best om antwoord te geven.
Sonrasında, 695 yılında yetkileri elinden alındı ve önce Hazarlar'a, sonra Bulgarlar'a sığındı.Został on pozbawiony władzy w roku 695 i znalazł schronienie najpierw u Chazarów, a potem Bułgarów.
9 yıl bu takıma hizmet etti ve 222 karşılaşmada 4 gol ile elinden geleni yaptı.W sumie w tym zespole grał przez 9 lat i w 232 spotkaniach strzelił 10 bramek.
Bu durumda ben kulunun veya başkalarının elinden ne gelir?”I właśnie dlatego miałbyś nade mną górować, Kulasie?”