Her birimiz elinden geleni yapmalı.Tutti dovremmo fare del nostro meglio.
Elinden geleni yap, Tom.Fai del tuo meglio, Tom.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.Il re rispose che avrebbe fatto quello che sarebbe stato in suo potere per venire incontro alle richieste.
Çünkü insanı hapseder ve onun özgürlüğünü elinden alır.”Insegnategli il Corano e lasciate libero il prigioniero ."
Sonrasında, 695 yılında yetkileri elinden alındı ve önce Hazarlar'a, sonra Bulgarlar'a sığındı.Egli fu cacciato dal potere nel 695, e si rifugiò prima presso i Cazari e poi presso i Bulgari.
Konsey, Rick'in kötü liderliği gerekçesiyle Rick'in liderliğini elinden alır.Il trio vuole sostituire Rick alla guida del gruppo a causa della sua scarsa leadership.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Nina ammira molto Ayu e farebbe di tutto per aiutarla.
Böylece Ak Saruman'ın unvanı elinden alınmış oldu.Il personaggio è riuscito solamente due volte a liberarsi dal potere di Saruman.
Yine kendisinin elinden çıkan kısa ve alaycı bir biyografisinin dişında hakkında pek az bilgi vardır.Di lui si hanno poche notizie, quantomeno dal punto di vista biografico.
Bu sayede Maksim, Rada'yı gezginin elinden kurtarabilecektir.Tocca quindi a Link salvare il Reame.
Mesleğini çok ciddiye alır ve en büyük amacı çocuklara elinden geldiğince çok şey öğretmektir.Il suo unico obiettivo è quello di divertirsi il più possibile al college.
Girişim sonucu Papa II. Ioannes Paulus, elinden ve karnından vurulmuştur.Sia morte a Giovanni Paolo II per mano tua...
Bu yaptığının cezası olarak da Thor un çekici Mjolnir'i elinden alarak dünyaya sürgün eder.Inoltre, all'apice della lotta, Thor presterà a sua volta il suo martello magico Mjolnir a Superman.
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.Ma questa non avrà successo su Jerry e scatterà invece su Tom.
Her ne murad ederse, elinden geliyor.Ovunque andrà, qualunque cosa farà, loro lo sapranno.
Babasının güvenini kazanmak için elinden geleni yapıyor.Farà di tutto per riconquistare la sua fiducia.
O da, elinden geldiğince bana yardımcı oluyor.Cerca sempre di aiutare tutti quelli che può.
Yedi Yıl Savaşı sırasında Fransızların elinden Kanada alındı.È ricordato soprattutto per le sue vittorie in Canada sui francesi durante la guerra dei Sette Anni.
Kate, Sawyer'ın elinden silahı alır ve Sayid'in tarifiyle parçalarına ayırır.Kate prende l'arma a Sawyer e Sayid le spiega come disarmarla.
Gözü iyileştikten sonra, 20 Aralık 2014 tarihinde elinden sakatlanmıştır.Dopo un intervento, è stato dichiarato completamente guarito nel settembre 2014.
Ayrıca Corbin'in yetkisi elinden alındı.Deluse anche il comportamento della Brabham.
Solaklık, doğal olarak kişinin sol elini sağ elinden daha iyi kullanabilmesi özelliği.Destro naturale, è in grado di usare indistintamente il sinistro.
Bunun için de elinden geleni yapmaya hazırdır.Così può sfruttare al meglio le sue capacità.
Tom Mary ile göz temasından kaçınmak için elinden geleni yaptı.Том сделал все возможное, чтобы не встречаться взглядом с Мэри.
Jane geyiğin arkasından elinden geldiği kadar hızlı koştu.Женя бежала за оленем так быстро, как это возможно.
Elinden geliyorsa beni durdur.Останови меня, если сможешь!
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.Бери власть в свои руки.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Трепетно относится к Харви и она делает то, чтобы помочь ему.
İnşallah bir sonraki, inananların elinden olur."Малынича, распались и оставшиеся группы верующих".
Bunun için de elinden geleni yapmaya hazırdır.Ради них он готов сделать всё, что в его силах.
Canavarlar Denizi'nden Kıvırcığı kiklobun elinden kurtarmaya çalışırlar.Вместе они пытаются остановить морского монстра.
Yemi tam vuracakken Eko elinden silahı alır ve yaşlı adamı öldürür.Чтобы спасти Йеми, Эко сам взял пистолет и застрелил старика.
Birden telefonu elinden düşürür.Не отрывается от телефона.
Elinden geldiğince eminti ve yaptı.Трудился и служил, сколько мог и как умел.
Her ne murad ederse, elinden geliyor.Как аукнется, так и откликнется.
Kısa süre sonra Homer'ın işini elinden almaya çalışır.Вскоре все соглашаются сделать то, что хочет Даг.
Ayrıca, kadının sol eli sağ elinden kısaydı.Кроме того, ему была сохранена правая кисть руки.
Vatandaşlığı elinden alındı ve gıyabında ölüm cezasına çarptırıldı.Он был лишен гражданства, приговорен к смертной казни заочно.
Tüm sıfatları ve toprakları elinden alınır.Его вывозят во все земли и страны...
Aksi halde arabası elinden alınacaktır.Тебе всё равно крутить машину.
Devrimden sonra topraklar halkın elinden alınmıştı.После революции дом был разграблен.
17 Aralık 1961'de, Hint birlikleri bu üç toprağı da Portekiz'in elinden aldılar.В 1961 году индийские войска аннексировали все три португальские колонии.
Malatesta elinden tutarak gideceği yere ona kılavuzluk etmektedir.Помогает ему Матильда, которая прячет его.
Babasının güvenini kazanmak için elinden geleni yapıyor.Стремится восстановить честь своего отца.
Bu aslında bir aldatmadır, böylece Adapa'nın ölümsüz olma şansını elinden almıştır.Таким образом, Адапа упустил шанс стать бессмертным.
Kuzey ve Doğu Suriye büyük bir oranda rejimin elinden çıkmıştır.Север и юг заключили временное перемирие.
Jenny'ye elinden geldiğince yardımcı olur.Джерри делает для него все возможное, чтобы ему помочь.
İlk Lotus'un elinden kaçan da odur.Эта победа стала первой для автомобилей Lotus.
Genç yeteneklerin elinden tuttu.وما يزال يساند المواهب الشابة.
Böylece onların elinden kendini kurtarır.وله حق التصرف بهم من بيع وغيره.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.أجاب الملك بأنه سيوف يقوم بكل ما يستطيعه لتلبية تلك الطلبات.
Birden telefonu elinden düşürür.فجأة ، يرن الهاتف له .
Yedi Yıl Savaşı sırasında Fransızların elinden Kanada alındı.(بعضها خسرته فرنسا خلال حرب السنوات السبع).
14 yıl hüküm yedi ve İngiliz vatandaşlığı elinden alındı.حكمت عليه محكمة بريطانية بالسجن لمدة أربعة عشر عاماً وجردته من جنسيته البريطانية.
İlk Lotus'un elinden kaçan da odur.والتي انتصر فيها بطليموس الأول.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.وتكون أنت المسؤول بين يديه عنا.
İş adamı (Batur Belirdi) - Telefonunu elinden düşünmeyen genç.أميستاد (فيلم) "شاب لم يتم التعرف عليه".
Kaza sırasında başından kaskı, elinden eldivenleri çıktı.انه فقد قبعته في الحلقة نرفع قبعاتنا بي.
Elinden yapacak bir şey gelmez.لا يمكنك أن تفعل أفضل من ذلك.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.O Rei respondeu que faria o possível para atendê-los.