Ana içeriğe geç
Sözlük

elinde ile cümle

elinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Stefan'ın elinde büyük bir metal çubuk vardı.Stefan had a big metal rod in his hand.
Elinde 280.000 asker vardı; Tüm ülkeyi savunmak için yeterli değildi.He had 280,000 men at his disposal; not enough to defend the entire country.
Sol elinde (ve sağ kalçasında) bulunmaktadır.Then a is in the left hand side, and thus in the right hand side.
Elinde sarı bir kitap tutuyor."She is holding a yellow book in her hands."
"Hande Yener elinde "Sopa"sıyla geliyor...""Hande Yener elinde "Sopa"sıyla geliyor..."
Yaklaşık iki düzine minyatür özel koleksiyoncuların elinde bulunmaktadır.About two dozen of the miniatures are in the hands of private collectors.
Bu unvanını Lesnar'ın elinde tuttu ve ikisi de hastaneye gitti.This kept the title in Lesnar's hands and both went to the hospital.
Galaksinin kaderi onların elinde.The fate of the galaxy is in your hands."
Dread Central şunları yazdı: "Bu Hooper'ın elinden gelenin en iyisi.Dread Central wrote, "This is Hooper at his best.
Aynı dönemde Kenya elindeki tüm fildişi stoğunu yok etmiştir.Around the same time, Kenya destroyed all its ivory stocks.
Bu antlaşma ile Fransa, sadece birkaç limanı elinde tutma hakkıyla yetinecekti.As a result of the treaty, France was able to maintain only a few ports.
Ruge'nin elinde zor bir görevi vardı: kısmen harekete geçirilmiş bir ordunun komutanıydı.Ruge had a hard task on his hands: he received command over an only partly mobilised army.
27 Ocak 1921'de gelen cevapta, Frost elinden geleni yapacağını belirtmiştir.He received a reply on January 27, 1921, where Frost promised to do his best.
Daha sonra Marie, Ruth'un beş çocuğunun elinden geçer.Marie is then passed on to Ruth's fifth children.
1677’de elinde tutarlı bir sistem vardı fakat 1684’e kadar yayınlamadı.By 1677 he had a coherent system in hand, but did not publish it until 1684.
Georgios, 25 Kasım'da Yunanistan'a geri döndü ve Kondilis'i başbakan olarak elinde tuttu.George returned to Greece on 25 November, and retained Kondylis as prime minister.
Hükümet, tüm yeni projeleri ve ortak girişimler için KMG'de çoğunluk hissesini elinde tutmaktadır.The government now reserves a majority stake for KMG in all new projects and joint ventures.
Sağ elindekini at da, onların yaptıklarını yutsun.Rebound with the right hand and layup with the right hand.
Konsey, Rick'in kötü liderliği gerekçesiyle Rick'in liderliğini elinden alır.The committee disempowers Rick due to his poor leadership.
2000 yılına kadar Amerikalı olmayıp Ms. Olympia unvanını elinde tutan tek bayan sporcudur.She was the only non-American to win the Ms. Olympia title until 2000.
Levon, Antakya'yı ancak birkaç gün elinde tutabildi.Leo had held Antioch only a few days.
İki yerdekiler de Richard Tyllock'un elinden çıkmış olabilir.Both may have been carved by Richard Tyllock.
Elinde bir tabanca sallayıp düzeni sağlamak için kullanmakla tehdit ederken görülmektedir.He is seen brandishing a gun and threatening to use it to keep order.
1995 yılında kurulan şirket şu anda Ukrayna meyve pazarının% 47'sini elinde tutuyor.Founded in 1995, the company currently holds a 47 percent share of the Ukrainian juice market.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.The King responded that he would do what he could to accommodate these requests.
1168 itibarıyla neredeyse bütün Doğu Adriyatik kıyıları Manuil'in elindeydi.By 1168 nearly the whole of the eastern Adriatic coast lay in Manuel's hands.
Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir hitabe tutar.He is holding a crozier in his left hand and his right palm is raised outward.
Spielberg elindekinden katı bir ahlaki ve duygusal bir bütün çıkarmış.Spielberg shows a firm moral and emotional grasp of his material.
Madonna portresi çocuğu elinde kitap okurken tutar.The painting portrays the Madonna holding the Child while reading a book.
Elinde bir lamba tutmaktadır.I hold a lamp in my hand.
Führer, vatandaşlık belgesini şehrin Nazi lideri Albert Forster'ın elinden aldı.Hitler received the citizenship papers from the hands of Albert Forster, the city's Nazi leader.
B plakasındaki tanrı ise her elinde bir deniz atı ya da ejderha tutmaktadır.The figure on plate b holds in each hand a sea-horse or dragon.
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Romanya, Bukovina üzerinde kontrolü elinde tuttu.After World War I, Romania established its control over Bukovina.
3. Ordunun elinde 74.057 tüfek, 77 makineli tüfek ve 180 topçu vardı.There were 74,057 rifles, 77 machine guns and 180 pieces of artillery.
Bunlarla beraber ABD Ordusunun elindeki RG-33 araç sayısı 1,735 adedi bulacaktır.To date, this gives a total of 1,735 RG-33 vehicles being ordered by the US Military.
22 Haziran 1941 tarihinde Kızıl Ordunun elinde toplam 4,708 adet bu toptan bulunuyordu.On June 22, 1941, the Red Army had 4,708 of these guns.
Thalmann Taburu ağır kayıplar verdi fakat Trijueque-Torija yolunu elinde tutmayı başardı.The Thälmann Battalion suffered heavy losses, but succeeded in holding the Trijueque–Torija road.
Erkek bir elini karısının omzuna koymuş, diğer elinde ise bir rulo tutmaktadır.In order to save his wife, he signs the file in his hand.
Surlar ayrıca 1921'den beri İspanyol anıt statüsünü (Bien de Interés Cultural) elinde tutmaktadır.The walls have held Spanish monument status (Bien de Interés Cultural) since 1921.
Kuzey Suriye'deki isyancıların elindeki bölgeler de petrolünü IŞİD'den almaktadır.Rebel-held areas in northern Syria were also receiving oil from ISIL.
Bunlarla birlikte IMG College, 150'den fazla üniversitenin lisans haklarını elinde tutmaktadır.Additionally, IMG College holds licensing rights to more than 150 colleges and universities.
Elinde ise sembol şeklinde bir dövme vardır.For a while he had an arm in a cast."
Böylece onların elinden kendini kurtarır.They manage to escape from him.
Madonna'nın elinde albüm için yazılmış bazı şarkılar vardı; Timberlake bunları görünce şaşırdı.Madonna had a number of songs written down for the album, which amazed Timberlake.
Çok büyük bir silahlı gücü elinde tutan Paul Kaufman (Dennis Hopper) şehre hükmetmektedir.Paul Kaufman (Dennis Hopper) rules the city with overwhelming firepower.
Amir’in elinde, kıyafetinde ve saçında barut izine rastlanmadı.No gunpowder residue was found on Amir's hands, clothing, or hair.
Shakira ise elinde soğan torbasıyla evine doğru yolda yürüyordur.Oscar tries to walk her home through a short cut.
İngiltere, Danimarka krallarının elinden çıkınca bile Danimarka’da húskarlar devam etmiştir.But even after the Danish kings had lost England, housecarls continued to exist in Denmark.
Mektubu Kate'in elinden alarak kendisine acımamasını ve gitmesini söyler.He snatches the letter from Kate and tells her not to feel sorry for him and to leave.
Fakat Atina ve Kuzey Mora Haçlıların elinde kaldı.However, Athens and the northern Peloponnese remained in Crusader hands.
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.Luger had a 9mm Luger handgun in the car.
Parlamento tüm kanunları yapma yetkisini elinde tutar.Parliament reserves the power to make all laws.
Seymenler zenneyi Arap'ın elinde kurtarırlar, eğlece böyle biter.There he meets Kendra who escapes with him with the assignment to save the eternals.
Kostov, Zrvenkovski hükümetinden yetkililerin çoğunu elinde tuttu.Kostov retained most officials from the Crvenkovski government.
Yine de, niteleyici sınavlarda en yüksek bilgi standardını elinde tutmaktaydı.Yet, he kept the highest standards of knowledge at the qualifying exams.
Adamın elinde bir silah vardı.He had a gun with him.
Genellikle, karşıdaki kişinin asasını elinden fırlatmaya yarar.Usually someone has to pull you off the guy.
Evlilik yüzüğünü sağ elinde taşıyor.Nelson finds himself wearing his wedding ring on the wrong hand.
Ancak, iktidar uzun zaman rakibi Karl Hermann Frank'ın elindeydi.However, most of the power ended up in the hands of his long-time rival Karl Hermann Frank.
1993 yılında Jackson, Grammy Efsane Ödülü'nü kardeşi Janet Jackson'ın elinden almıştır.In 1993, he was awarded the Grammy Legend Award which was presented by his sister Janet Jackson.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod