Bu benim başlangıçta elimde olanlar.Det er, hvad jeg starte med.
Bu benim başlangıçta elimde olanlar.É isso que eu começar com.
Bu benim başlangıçta elimde olanlar.이 것으로 시작해봅시다.
Bu benim başlangıçta elimde olanlar.Quindi inizio con questo.
Bu benim başlangıçta elimde olanlar.هذا كان ما بدأت به
Bu benim başlangıçta elimde olanlar.リンゴとオレンジの比率は
Bu bir dörtgen. Eğer elimde bir dörtgen ve iki çift paralel kenar varsa--Det er en firkant med 2 par parallelle sider.
Bu bir dörtgen. Eğer elimde bir dörtgen ve iki çift paralel kenar varsa--사각형입니다 두 쌍의 변이 평행합니다
Bu bir dörtgen. Eğer elimde bir dörtgen ve iki çift paralel kenar varsa--To czworokąt... posiadający dwie pary równoległych boków.
Bu bir dörtgen. Eğer elimde bir dörtgen ve iki çift paralel kenar varsa--اذاً هو شكل رباعي الاضلاع. اذا كان لدينا شكل رباعي الاضلاع، واذا كان لدي زوجان من الاضلاع المتوازية
Bu durumda, değer verdiklerim için ne kadar az olursa olsun, elimden gelen her şeyi yapacağım.Así que haré lo que pueda, por poco que sea, por mis seres queridos.
Bu durumda, değer verdiklerim için ne kadar az olursa olsun, elimden gelen her şeyi yapacağım.Assim sendo, farei tudo o que puder, por muito pouco que seja, por aqueles que me são queridos.
Bu durumda, değer verdiklerim için ne kadar az olursa olsun, elimden gelen her şeyi yapacağım.Just därför ska jag göra allt jag kan- -även om det är lite. De som jag älskar.
Bu durumda, değer verdiklerim için ne kadar az olursa olsun, elimden gelen her şeyi yapacağım.Per questo farò tutto ciò che è in mio potere, per quanto limitato, per le persone a cui tengo.
Bu durumda, değer verdiklerim için ne kadar az olursa olsun, elimden gelen her şeyi yapacağım.Så jeg må gøre alt, hvad jeg kan, - - uanset hvor lidt det er. De som jeg holder af.
Bu durumda, değer verdiklerim için ne kadar az olursa olsun, elimden gelen her şeyi yapacağım.Teen siksi kaiken, minkä voin... ...oli se miten vähän tahansa- -läheisteni puolesta.
Bu durumda, değer verdiklerim için ne kadar az olursa olsun, elimden gelen her şeyi yapacağım.Więc zrobię, co mogę, jakkolwiek byłoby to niewiele, dla tych, którzy są blisko mnie.
Bu durumda, değer verdiklerim için ne kadar az olursa olsun, elimden gelen her şeyi yapacağım.Όπως και να έχει, θα κάνω ό,τι μπορώ, όσο λίγο και αν είναι αυτό, για τους αγαπημένους μου.
Bu durumda, değer verdiklerim için ne kadar az olursa olsun, elimden gelen her şeyi yapacağım.В таком случае я сделаю всё, что могу, как бы мало этого ни было, ради тех, кто мне дорог.
Bu durumda elimde o şeyden eksi 1 tane olur.ー6i + 5i は−1iです。
Bu durumda elimde o şeyden eksi 1 tane olur.-1개를 가지고 있는 것이겠죠.
Bu durumda elimde o şeyden eksi 1 tane olur.Il ne me reste donc plus que -1 objet.
Bu durumda elimde o şeyden eksi 1 tane olur.Tedy -6i plus 5i je - 1i.
Bu durumda elimde o şeyden eksi 1 tane olur.فسيتبقى لدي -1
Bu elimdeki ona ait tek resim.Asta este singura poza pe care o am. Si sa te gandesti
Bu elimdeki ona ait tek resim.C'est la seule photo que j'ai.
Bu elimdeki ona ait tek resim.Das ist das einzige Foto, das ich habe.
Bu elimdeki ona ait tek resim.Đây là bức tranh duy nhất mà tôi có.
Bu elimdeki ona ait tek resim.Dit is de enige foto die ik heb.
Bu elimdeki ona ait tek resim.E questa é l'unica foto che ho.
Bu elimdeki ona ait tek resim.Esta es la única foto que tengo de ella.
Bu elimdeki ona ait tek resim.제가 가진 유일한 사진이죠.
Bu elimdeki ona ait tek resim.Tohle je jediná fotka, kterou mám.
Bu elimdeki ona ait tek resim.To jedyne zdjęcie jakie mam.
Bu elimdeki ona ait tek resim.Това е единствената снимка, която имам.
Bu elimdeki ona ait tek resim.Это одно единственное фото, которое есть у меня.
Bu elimdeki ona ait tek resim.זו התמונה היחידה שיש לי. ולחשוב
Bu elimdeki ona ait tek resim.وهذه هي الصورة الوحيدة التي أملكها لها. والتفكير
Bu elimdeki ona ait tek resim.ブログでできることを考えてみると;
Bu elimdeyken nasıl içeri girebilirim?Chcesz to przytrzymać?
Bu elimdeyken nasıl içeri girebilirim?Kamu mau masuk sambil memeluknya?
Bu elimdeyken nasıl içeri girebilirim?Tu veux rentrer en le tenant ?
Bu elimdeyken nasıl içeri girebilirim?Vrei sa ma urc cu ea in brate?
Bu elimdeyken nasıl içeri girebilirim?Vuoi che entro? Allora tienilo.
Bu hiç iyi değil, çünkü bu durumda elimdekiler gidecek. . .Tình huống này thực sự không hề tốt chút nào, Vì lúc đấy tôi coi như bị xóa sổ.
Bu hiç iyi değil, çünkü bu durumda elimdekiler gidecek. . .V této situaci.... no vlastně to není dobrá situace, protože banka bude... úplně mě to zničí.
Bu hiç iyi değil, çünkü bu durumda elimdekiler gidecek. . .В цій ситуації-- насправді, це не дуже хороша ситуація, тому що банк буде-- я просто знищу це.
Bu hiç iyi değil, çünkü bu durumda elimdekiler gidecek. . .なぜなら、銀行はただ、償却しますと、 言っているだけですからね。 状況を考えてみましょう、近隣の家が、
Bu iki denklemi topladığımda elimde 3z artı z eşittir eksi 3 kalıyor.이렇게 두 식을 더하면 3x + z = -3입니다
Bu iki denklemi topladığımda elimde 3z artı z eşittir eksi 3 kalıyor.Ved at lægge ligningerne sammen får vi altså, at 3x plus z er lig med minus 3.
Bu iki denklemi topladığımda elimde 3z artı z eşittir eksi 3 kalıyor.Ако събера тези две уравнения, получавам 3х плюс z е равно на минус 3.
Bu iki milimetre kalınlığında süperiletken yüzey 1.000 kilogram taşıyabilir, küçük bir araba, elimde.이 2 밀리미터 두께의 초전도체는 천 킬로그렘의 물체, 작은 차를 제 손 위에 부상시킬 수 있습니다.
Bu iki milimetre kalınlığında süperiletken yüzey 1.000 kilogram taşıyabilir, küçük bir araba, elimde.Acest strat superconductor de 2 mm ar putea susține 1000 kg, o mică mașină, în mână.
Bu iki milimetre kalınlığında süperiletken yüzey 1.000 kilogram taşıyabilir, küçük bir araba, elimde.Deze supergeleidingslaag van twee mm kan een ton, een kleine auto, dragen.
Bu iki milimetre kalınlığında süperiletken yüzey 1.000 kilogram taşıyabilir, küçük bir araba, elimde.Questo strato superconduttore di 2 millimetri potrebbe sostenere 1000 kg, una piccola auto, nella mia mano.
Bu iki milimetre kalınlığında süperiletken yüzey 1.000 kilogram taşıyabilir, küçük bir araba, elimde.Ta dvo-milimetrska superprevodna plast bi lahko nosila 1.000 kilogramov, majhen avto, v moji roki.
Bu iki milimetre kalınlığında süperiletken yüzey 1.000 kilogram taşıyabilir, küçük bir araba, elimde.Taka 2 mm warstwa nadprzewodnika pozwoliłaby mi unieść 1,000 kg, czyli niewielki samochód, w dłoni.
Bu iki milimetre kalınlığında süperiletken yüzey 1.000 kilogram taşıyabilir, küçük bir araba, elimde.Táto dvojmilimetrová vrstva supravodiča by mohla udržať 1000 kilogramov, malé auto, v mojej ruke.
Bu iki milimetre kalınlığında süperiletken yüzey 1.000 kilogram taşıyabilir, küçük bir araba, elimde.Tato dvoumilimetrová vrstvička by udržela až 1000 kg, malé auto, v mé ruce.
Bu iki milimetre kalınlığında süperiletken yüzey 1.000 kilogram taşıyabilir, küçük bir araba, elimde.Този два милиметъра тънък свръхпроводящ слой може да държи 1000 килограма, малък автомобил, в ръката ми.