Belki birazdan yerim kalmayabilir ama elimden geleni yapıcam.Wenn man zu diese Position geht Zeile 1,
Belki birazdan yerim kalmayabilir ama elimden geleni yapıcam.У меня, возможно, сейчас кончится место, но я постараюсь.
Belki birazdan yerim kalmayabilir ama elimden geleni yapıcam.ربما قد نفذت المساحة من هنا لدي، لكنني احاول
Belki birazdan yerim kalmayabilir ama elimden geleni yapıcam.次の場所は、1行と3列目です。
Belkide elimdeki kaynakları optimal şekilde kullanmıyorumdur, bu noktada.제가 자원을 효율적으로 사용하지 못할 떄 제 생산 상태는 이쪽에 위치합니다.
Belkide elimdeki kaynakları optimal şekilde kullanmıyorumdur, bu noktada.Misschien gebruik ik mijn middelen niet optimaal om dit soort dingen te doen als ik hier ben.
Belkide elimdeki kaynakları optimal şekilde kullanmıyorumdur, bu noktada.Może po prostu nie wykorzystuję moich środków optymalnie, w taki sposób jak ten tutaj.
Belkide elimdeki kaynakları optimal şekilde kullanmıyorumdur, bu noktada.Možná nějak optimálně nyvužívám své zdroje, abych udělal tyhle věci, když jsem tady.
Belkide elimdeki kaynakları optimal şekilde kullanmıyorumdur, bu noktada.Возможно я не использую свои ресурсы оптимально делать это, когда я здесь.
Belkide elimdeki kaynakları optimal şekilde kullanmıyorumdur, bu noktada.Можливо, я неефективно використовую свої ресурси в роботі, коли я знаходжусь тут.
Belkide elimdeki kaynakları optimal şekilde kullanmıyorumdur, bu noktada.אולי איכשהו אני לא משתמש במשאבים שלי באופן אופטימלי כדי לצוד ארנבים או ללקט פירות יער, כאשר אני בנקודה הזו.
Belkide elimdeki kaynakları optimal şekilde kullanmıyorumdur, bu noktada.僕は自分が持ってる資源の ベストな使い方をしてない それか、焦点のあて方がベストじゃないとか
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.Ehkä luulette että korttini ovat jo valmiiksi järjestyksessä, joten sinä autat minua taas sekoittamaan.
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.아마도 카드가 이미 정렬되어있다고 생각할것입니다. 그래서 다시 한번 카드를 섞겠습니다.
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.Misschien denken jullie dat alles al op volgorde ligt. Schud je ze weer even?
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.Może sądzicie, że wcześniej ułożyłem karty, więc pomóż mi przetasować.
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.Ni kanske tror att jag redan har korten i ordning så du får hjälpa med att blanda igen.
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.Poate credeţi că am cărţile în ordine deja, aşa că mă vei ajuta cu amestecatul din nou.
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.Potreste pensare che adesso ho le carte già in ordine, quindi mi aiuterai di nuovo, mischiandole.
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.Quizá piensan que ya tengo las cartas en orden. así que si me ayudas a barajarlas otra vez.
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.Vielleicht glaubt ihr, ich habe die Karten vorsortiert, daher hilfst du mir bitte noch mal zu mischen.
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.Може би смятате, че вече съм подредил картите, затова ми помогнете да ги разбъркам отново.
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.Может быть, вы думаете, что я заранее разложил карты последовательно, Тогда давайте перемешаем еще раз.
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.אולי אתם חושבים שהקלפים כבר מסודרים, אז תעזרי לי לערבב אותם שוב.
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.ربما تعتقدون انني قمت بترتيب الاوراق سابقا, لذلك ساعديني على خلط الاوراق مرة اخرى.
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.思うといけないので また切ってもらいます 別のスーツの名前を 言ってください
Ben elimden geleni yaptım.Je suis heureux.
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.Den kraften är större- -än den från Ling Yaos kropp!
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.Den kraft er større - - end den fra Ling Yaos krop!
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.La forza che mi attira verso di lui è più grande di quella del corpo di Ling Yao. Non posso farci nulla!
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.¡La fuerza que me empuja es más fuerte que la del cuerpo de Ling Yao y no puedo hacer nada!
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.O poder que me suga para lá é superior ao do corpo do Ling Yao, e nada posso fazer!
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.Se voima on voimakkaampi kuin Ling Yaon ruumiin.
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.Siła, która mnie ciągnie, przewyższa tę, którą dysponuje Ling Yao.
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.Η ανάποδη δύναμη είναι πιο ισχυρή από το σώμα του Λινγκ Γιάο
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.Та энергия, что влечёт меня туда, сильнее, чем тело Линга Яо, и я ничего не могу сделать!
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti.그럼 제가 100달러를 가지고 있고,
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti.En dan heb ik de $100 en het jaar verstrijkt.
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti. Evet, 100 dolarım var.I mam te 100 dolarów, i mija rok, i tu dalej mam 100 dolarów.
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti. Evet, 100 dolarım var.Ja sitten minulla on 100 dollaria ja yksi vuosi kuluu, ja minulla on 100 dollaria tässä.
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti. Evet, 100 dolarım var.Les 100 $ sont à moi, l'année s'écoule, et j'ai les 100 $ ici.
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti. Evet, 100 dolarım var.Teď mám sto dolarů a za rok tady budu mít též sto dolarů.
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti. Evet, 100 dolarım var.Teraz mám sto dolárov a o rok tu budem mať tiež sto dolárov.
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti. Evet, 100 dolarım var.Và tôi đã có $100 và một năm để hoàn trả lại nó, $100 của tôi...
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti. Evet, 100 dolarım var.Και στη συνέχεια θα πρέπει τα $100 και περνάει το χρόνο και εδώ έχω $100.
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti. Evet, 100 dolarım var.Аз вземам $100 и годината минава. и имам $100 тук.
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti. Evet, 100 dolarım var.Эти 100 $ у меня и год проходит и у меня есть 100 $ здесь
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti.Iar mai apoi eu am 100$ si anul trece.
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti.ואז יש לי $100 ושנה חולפת לה
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti.وانا اصبح بحوزتي 100 دولار والسنه تمر
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti.そしてここに私は100ドルを持っているわけですね。
Benim elimde gerçekten hiçbir şey kalmayabilirMoje tráta je, můžu se dostat na 0.
Benim elimde gerçekten hiçbir şey kalmayabilir私は結局誰かに無限のお金を、 負っているという事になりません。
Benim elimdeki rakam yaklaşık olarak 1200 km.Já jsem našel údaj o tloušťce asi 1200 km.
Benim elimdeki rakam yaklaşık olarak 1200 km.Це число сягає приблизно 1 200 км у товщину.
Benim o güzel kağıt sözlüklerimi elimden alacaklar mı? "Chceš mi brát moje krásné, papírové slovníky?"
Benim o güzel kağıt sözlüklerimi elimden alacaklar mı? "Est-ce qu'on va m'enlever mon dictionnaire en papier qui est si beau ?"
Benim o güzel kağıt sözlüklerimi elimden alacaklar mı? "Gaan ze me mijn mooie, papieren woordenboeken ontnemen?"
Benim o güzel kağıt sözlüklerimi elimden alacaklar mı? " Hayır.El fogják venni tőlem a csodaszép papír szótáraimat?"
Benim o güzel kağıt sözlüklerimi elimden alacaklar mı? ""어머, 소중한 제 종이책 사전이 없어진다는 거에요?"