Ana içeriğe geç
Sözlük

eli ile cümle

eli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Elimizden geldiği kadar çok çalışıyoruz.We're trying as hard as we can.
Bunu yapmak için elimizden geleni yapıyoruz.We're trying our best to do it.
Elimizden geleni yapmıyoruz.We're not doing the best we can.
Elimizden geldiğince onlara yardım ettik.We helped them out when we could.
Yardım etöek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.We'll do anything we can to help.
Bununla ilgili elimizden gelenin en iyisini yapacağız.We'll do the best we can with it.
Üzgünüm, elimizde kalmadı.I'm sorry, we're sold out.
Elini bana uzat.Stretch out your hand to me.
Yardım etmek için elimizden geleni yapmaya çalışacağız.We'll try to do what we can to help.
Elimizden geldiği kadar çok yapacağız.We're going to do as much as we can.
Onu elimizden geldiğince çabuk yapmak zorundayız.We have to do that as soon as we can.
Elimizden geldiği kadar kısa zamanda oraya geri dönmek istiyoruz.We want to get back there as soon as we can.
Bazen elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışmak sadece yeterince iyi değil.Sometimes trying your best just isn't good enough.
Bazen elinden geleni yapmaya çalışmak yeterince iyi değildir.Sometimes trying your best isn't good enough.
Tom için elimden geleni her şeyi yapacağım.I'll do anything I can for Tom.
Elimden gelse sana daha fazla veriririm.I'd give you more if I could.
Elimden geldiğince dürüst davranıyorum.I'm being as honest as I can.
Bugün elimden gelen her şeyi yaptım.I did everything I could today.
Tom'u okulda kalmaya teşvik etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do whatever I can to encourage Tom to stay in school.
Elimden geleni yapacağım, sana söz veriyorum.I'll do my best, I promise you.
Sana ve Tom'a yardım etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do whatever I can to help you and Tom.
Sana ve Mary'ye yardım etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do whatever I can to help you and Mary.
Sincap onun elinden yedi.The squirrel ate out of his hand.
Elinde bir bıçak olduğu için kimse Tom'a yaklaşmaya cesaret edemedi.No one dared to approach Tom, as he had a knife in his hand.
Saygılı olmak için elimden geleni yapıyorum.I try my best to be considerate.
Ben sadece elimden gelen en iyi işi yapacağım.I'll just do the best job I can.
Ben sadece elimden gelenin en iyisini yapmak zorundayım.I've just got to try my hardest.
Elinizden geldiğince yüksek sesle bağırın.Scream as loud as you can.
Toom'u elimden gelen herhangi bir şekilde destekleyeceğim.I'll support Tom any way I can.
Helsinki'deki martılar insanların elinden dondurma çalar.The seagulls in Helsinki steal ice cream out of people's hands.
Elimden geldiğince uzun bir süre kalmak istedim.I wanted to stay as long as I could.
İpler hâlâ bizim elimizde.We're still in the driver's seat.
Tom eliyle bir jest yaptı.Tom made a gesture with his hand.
Elimi çabuk tutsam iyi olur.I'd better get my act together.
Elimden geldiğince çok tutmaya çalışıyorum.I try to keep as many as I can.
Tom şapkasını elinde taşıyordu.Tom carried his hat in his hand.
Tom elini kalbine koydu.Tom put his hand on his heart.
Ben elitistten başka bir şeyim.I'm anything but an elitist.
Tom şapkasını elinde tuttu.Tom held his hat in his hand.
Yapmak isterdim, ama elimde değil.I'd like to, but I can't.
Tom elinde bir kalem tutuyordu.Tom held a pen in his hand.
O benim elimde değil.That's out of my hands.
Tom, ben senin elindeyim.Tom, I'm in your hands.
Tom kapanın elinde kalıyor.Tom is in great demand.
Onlara elinizden gelenin en iyisini yapın.Give them your best.
Elimizde değil.We can't help that.
Savaş eli kulağında görünüyor.War seems imminent.
Kimsenin eline bakmıyorum.I depend on nobody.
Kartopu elimde eridi.The snowball melted in my hand.
Tom utangaç bir biçimde elini kaldırdı.Tom shyly raised his hand.
Mary utanarak elini kaldırdı.Mary shyly raised her hand.
Yardım etmek için elimizden geleni yapıyoruz.We're doing what we can to help.
Bebek küçücük elini Tom'un parmağına sardı.The baby wrapped his tiny hand around Tom's finger.
Pratik çalışma için iyi bir elin var.You have a good hand for practical work.
Elimden geldiğince nefesimi tuttum.I held my breath for as long as I could.
Mikroplar! Elimi sıkma!Germs! Don't shake my hand!
Tom'un sol elinde bandajı vardı.Tom had a bandage on his left hand.
Uçak havalandığında Tom Mary'nin elini tutmadı.When the flight took off, Tom wouldn't hold Mary's hand.
Korsan, elindeki kılıç, güverte üzerine atladı.The pirate, sword in hand, leapt onto the deck.
Tom her iki elini de işyerindeki trajik bir kazada kaybetti.Tom lost both his hands in a tragic accident at work.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod