Ana içeriğe geç
Sözlük

eli ile cümle

eli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Küçük köpek Tom'un elini ısırdı ve biraz kan aktı.The small dog bit Tom's hand and drew a little blood.
Bir vahşi çiftlik kedisi Tom'un elini ısırdı.A feral farm cat bit Tom's hand.
Tom için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.We're doing everything we can for Tom.
Tom elimi sıkmayı reddetti.Tom refused to shake my hand.
Tom'u elimizden geldiği kadar çabuk bulmamız gerekiyor.We need to find Tom as quickly as we can.
Bana elini ver, Jamal.Give me your hand, Jamal.
Tom elinden gelenin en iyisini yapacağına söz verdi.Tom promised he'd do his best.
Elini bana ver, Tom.Give me your hand, Tom.
Sadece elimden geleni yapmaya çalışıyorum.I just try to do what I can.
Yardım edebilirsek, elimizden gelen herhangi bir şekilde yardım edeceğiz.If we can help, we'll help any way we can.
Anne ve babama elimden geldiğince yardım ediyorum.I help my parents as much as I can.
Tom elini salladı ve gülümsedi.Tom waved his hand and smiled.
Tom'u sakinleştirmek için elimden gelenin en iyisini yaptım.I did my best to calm Tom down.
Sanırım elimizden geldiği kadar iyi oynadık.I think we played as well as we could have.
Elimden geldiği kadar alacağım.I'm going to buy as many of those as I can.
Elimizden geleni yapacağız.We're going to do what we can.
Sana yardım etmek için elimden gelen her şeyi yapacağım.I'll do whatever I can to assist you.
Elimden geldiğince uyanık kaldım.I stayed awake for as long as I could.
Elimden geldiğince sessizce konuştum.I spoke as quietly as I could.
Tom elini yüzünün üzerine koydu.Tom put his hand over his face.
Politikadan bahsetmekten kaçınmak için elimden geleni yapıyorum.I do my best to avoid talking about politics.
Hepinizi korumak için elimden gelen her şeyi yapacağım.I'll do whatever I can to protect all of you.
Seni rahat ettirebilmek için elimden gelen her şeyi yaparım.I'll do whatever I can to make it easy for you.
Bunun olmasını önlemek için elinden geleni yapacağım.I'll do whatever I can to prevent that from happening.
Onu elimden geldiğince çabuk yaptım.I did that as quickly as I could.
Tom elinden geldiği kadar hızlı hareket etti.Tom moved as quickly as he could.
Fadıl karısını destekleyebilmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Fadil did everything he could to support his wife.
Tom, Mary'yi onunla dansa gitmeye ikna etmek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to persuade Mary to go to the dance with him.
Tom, Mary'yi çocuklarını bebek bakıcılığı yapmaya ikna etmek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to persuade Mary to babysit his children.
Tom sınıfın geri kalanına yetişmek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to catch up with the rest of the class.
Tom elinden geldiği kadar yüksek sesle bağırdı ama hiç kimse onu duymadı.Tom shouted as loud as he could, but nobody heard him.
Bunu elimizden geldiği kadar kısa sürede yapmalıyız.We should do that as soon as we can.
Elimden gelen herhangi bir şekilde yardım etmeye hazırım.I'm ready to help in any way I can.
Onu hâlâ elimden geldiğince sık yapıyorum.I still do that as often as I can.
Elimden geldiğince kendimi rahat ettirdim.I made myself as comfortable as I could.
Tom elini kaldıran ilk kişiydi.Tom was the first one to raise his hand.
Tom Mary'ye yetişmek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to catch up with Mary.
Elimizden geldiğince çok insana yardımcı olacağız.We will help as many people as we can.
Eliptik bisikletler, kapalı alanda egzersiz yapmak için iyi bir seçenektir.Elliptical bicycles are a good option for exercising indoors.
Elimizden geldiğince çok insana yardım etmeliyiz.We must help as many people as we can.
Elim kesildi.My hand was amputated.
Ekonomiyi canlandırmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.We must do everything we can to stimulate the economy.
Şiddetle nerede olursa olsun savaşmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.We must do everything we can to fight oppression wherever it occurs.
Bu elitizmdir.This is elitism.
O onun elini öpmesine izin verdi.She let him kiss her hand.
Yardım etmek için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım.I'm willing to do anything I can to help.
Tom elinden gelenin en iyisini yaparak Mary'yi teselli etti.Tom comforted Mary the best he could.
Tom yetişmek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to catch up.
Mary Tom'un elini öpmesine izin verdi.Mary let Tom kiss her hand.
Elin ağır görünüyor. Onu senin için tutayım.Your hand looks heavy. Let me hold it for you.
Elin yoğun görünüyor. Bunu senin için tutmama izin ver.Your hand looks heavy. Let me hold it for you.
Elim şimdi iyi.My hand is fine now.
Elim kesilmek zorunda kaldı.My hand had to be amputated.
Tom, Mary'nin elini sıkmayı reddetti.Tom refused to shake Mary's hand.
Tom Boston'a eli boş döndü.Tom returned to Boston empty-handed.
Tom eve eli boş döndü.Tom returned home empty-handed.
Elimden geldiğince çok görmek istedim.I wanted to see as much as I could.
Tom, Mary'nin elini masanın altında tuttu.Tom held Mary's hand under the table.
Tom elinden geldiğince yüksek sesle bağırdı.Tom shouted as loud as he could.
Tom elinden geldiği kadar yüksek sesle bağırdı.Tom yelled as loud as he could.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod