Ana içeriğe geç
Sözlük

eli ile cümle

eli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom elinden geleni yapmaya çalışıyor.Tom is trying to do his best.
Keçi, yiyeceği elimden yedi.The goat ate the food from my hand.
Elimden geldiğince yüksek sesle bağırdım.I shouted as loud as I could.
Tom'un elinden geleni yaptığını düşünüyorum.I think Tom is doing his best.
Tom elini benimkinin üstüne koydu.Tom put his hand on mine.
Elimden geldiğince çok savaştım.I fought as hard as I could.
Ağlamamak elimde değildi.I couldn't help crying.
Onun elinde, kurşun altın oldu.In his hand, lead became gold.
Savunma avukatı onun beraatini güvenceye almak için Tom adına elinden geleni yaptı.The defence attorney did his best on behalf of Tom to secure his acquittal.
Ben her zaman elimden geleni yaparım.I always try my best.
Elimden geldiği kadar erken döneceğim.I'll return as soon as I can.
Tom elimi bile sıkmadı.Tom didn't even shake my hand.
Bunu önlemek için elimden geleni yaptım.I did my best to prevent this.
Elinden geleni yapmalısın.You should always try your best.
Sanırım elimden gelen bu.I suppose that's all I can do.
Elimi bırak!Let go of my hand!
O, tanıdığım en eli bol insanlardan biridir.She is one of the most generous people I know.
Derin bir nefes al elinden ve onu geldiğince uzun süre tut.Take a deep breath and hold it for as long as you can.
Pizzayı elinizle genişletin.Stretch the pizza with your hands.
Hasta olmama rağmen, elimden gelenin en iyisini yaptım.Although I was sick, I did my best.
Ben diğer çocuklarla elim sende oynamak istedim ama onlar bana izin vermediler.I wanted to play tag with the other children, but they wouldn't let me.
Shakespeare'in oyunları Elizabeth İngilizcesinde yazılmıştır.Shakespeare's plays were written in Elizabethan English.
Elizabeth İngilizcesi, Modern İngilizce konuşanları için bir yabancı dil gibidir.Elizabethan English is like a foreign language to modern English speakers.
Oradan elimizden geldiği kadar hızlı çıkmak istedik.We wanted to get out of there as fast as we could.
Elimden gelenin en iyisini denedim.I tried my best.
Elimizden geleni yapıyoruz.We do the best we can.
Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.We try to do our best.
Elimden geldiği şekilde yardımcı olacağım.I'll assist in any way I can.
Elinden gelse geçmişini değiştirir misin?Would you change your past if you could?
Elimizden geleni yapmamız gerekir.We need to do our best.
Elimizden geldiğince Tom'a yardım ettik.We helped Tom out when we could.
Onu yaptırmak için elimden geleni yapıyorum.I'm trying my best to get it done.
Tom elime dokundu.Tom touched my hand.
Kazanmak için elimizden geleni yapacağız.We'll do our best to win.
Elimizden geleni yapmaya çalışacağız.We'll try to do our best.
Yardım etmek için elimizden geleni yaparız.We do what we can to help.
Elimizde bu var.That's what we got.
Elimizdekiler bu.That's what we got.
Ona bakmamak elimde değildi.I couldn't help staring at her.
Tom'a bakmamak elimde değildi.I couldn't help staring at Tom.
Tom Mary'nin elini tuttu ve sıktı.Tom took Mary's hand and squeezed it.
Mutlu olmak için elinden gelen her şeyi yap.Do everything you can to be happy.
Ben elimden geleni yapmaya çalışıyorum.I'm trying to do my best.
Elinden geldiğinde Tom bize yardım etti.Tom helped us out when he could.
Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.I'm trying to make it the best that I can.
Biz sadece elimizden geleni yapmak zorundayız.We just have to do our best.
Biz elimizden geleni yapmaya çalışacağız.We'll try to do what we can.
Biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.We're trying to do our best.
Biz sadece elimizden geleni denemeye devam ediyoruz.We just keep trying our best.
Onun senin elini tuttuğunu gördüm.I saw him hold your hand.
Onun elini öptüğünü gördüm.I saw him kiss your hand.
Tom'un elini tuttuğunu gördüm.I saw Tom holding your hand.
Mary onun elini bir kenara itti.Mary pushed his hand away.
Tom onun elini bir kenara itti.Tom pushed her hand away.
Elimizden gelen herhangi bir şekilde yardım edeceğiz.We'll help in any way we can.
Tom elimi tuttu.Tom grabbed my hand.
Tom elinden geldiği kadarıyla yürüdü.Tom walked as far as he could.
Elimizden geldiği kadarıyla gitmeyi planlıyoruz.We plan to go as far as we can.
Elimizden gelen her şeyi yaptığımızı düşündük.We thought we did all we could.
Biz elimizden geldiğince herkese yardımcı olmaya çalışırız.We try to help everyone we can.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
eli ile cümle - Sayfa 24 - eli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App