Ana içeriğe geç
Sözlük

eli ile cümle

eli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mümkün olduğu kadar çabuk çalışmak için elimizden geleni yapacağız.We'll do our best to work as quickly as possible.
Lütfen elimi bırakma.Please don't let go of my hand.
Sol elindeki nedir?What's that you have in your left hand?
Sol elinizdeki nedir?What's that you have in your left hand?
Tom elinden geleni yaptı, ama yeterli olmadı.Tom gave his all, but it wasn't enough.
Bu benim favori gömleğim ve her zaman onu elimle yıkarım.That's my favorite shirt, and I always wash it by hand.
Sizin elinizde ne var?What do you guys have?
Elimi tut ve gözlerimin içine bak.Hold my hand and look into my eyes.
O, elini dalgalı kahverengi saçının içinden geçiriyor.He's running his hand through his wavy, brown hair.
O, mektubu elimden kaptı.He grabbed the letter out of my hand.
Teneke açacakları ve makaslar gibi çoğu eşyalar sağ elini kullananlar için yapılmıştır.Most utensils, such as can openers and scissors, are made for right-handers.
Ben Tom'un elini tuttum.I held Tom's hand.
Sosyal olmak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.I've been trying my best to be sociable.
Elinde ne olduğunu bana göster.Show me what you have got in your hand.
Elinizde ne olduğunu bana gösterin.Show me what you have got in your hand.
O onun elinin arkasını öptü.He kissed the back of her hand.
O onun elini kaldırdı ve onu öptü.He lifted her hand and kissed it.
O nazikçe onun elini kaldırdı ve onu öptü.He gently lifted her hand and kissed it.
Bir elin beş parmağı vardır.A hand has five fingers.
Sağ elim uyuştu.My right hand has fallen asleep.
Komşularına yardım etmek için elinden gelen her şeyi yapmalısın.You should do all you can to help your neighbors.
Tom çok eli açıktı.Tom was very generous.
Elitist misin?Are you an elitist?
Tom elini yaktı.Tom burned his hand.
Elimden gelse burada seninle kalırdım.I would stay here with you if I could.
Elimde olsa burada seninle yaşarım.I would live here with you if I could.
Elimde olsa burada seninle yaşardım.I would live here with you if I could.
Tom'un elinden her iş gelir.Tom can do anything.
Her zaman elinden geleni yap.Always do your best.
Mary'nin sol elinin her parmağında bir yüzük var.Mary had a ring on every finger of her left hand.
Elinden geleni öde.Pay what you can.
O sağ elinden yandı.She got burned on her right hand.
O, elini kaşıyor.She's scratching her hand.
Elif, Arap alfabesinin ilk harfidir.Aliph is the first letter of the Arabic alphabet.
Mary Tom'a onun elini öpmek için verdi.Mary gave Tom her hand to kiss.
Elimizden geleni yapmamıza rağmen kazanmayacağımızı biliyoruz.Although we tried our best, we know we won't win.
En azından senin elini sıktı. Bana bakmadı bile.At least he shook your hand. He didn't even look at me.
En azından o elini sıktı. O bile bana bakmadı.At least she shook your hand. She didn't even look at me.
İpleri Tom'un eline verirsen gelir tepene çıkar.If you give Tom any lead way, he'll probably just walk all over you.
Tom, Mary'yi rahat ettirmek için elinden gelenin en iyisini yaptı.Tom did his best to comfort Mary.
Şiiri elinden geldiğinden iyi çevirdim.I translated the poem as well as I could.
Cadılar bayramının eli kulağında.Halloween is just around the corner.
Paskalyanın eli kulağında.Easter is just around the corner.
Kaderinin kontrolünü eline al.Take control of your destiny.
Elimden gelen her şeyi denedim.I tried everything I could.
Sanırım elinden gelen en kısa sürede gelmelisin.I think you should leave as soon as you can.
Kitap elime geçmedi.I didn't get the book.
Tom'u eleştirip durma. Elinden gelenin en iyisini yapıyor.Don't knock Tom. He's doing his best.
Tom sıcak sobada elini yaktı.Tom burned his hand on the hot stove.
Elim çok dolu!My hand is too full!
Sakın bir daha eşyalarıma elini sürme.Don't ever touch my things again.
Bugün elimizde neler var?What do we have today?
Tom elinden gelenin en iyisini yaptı ama yine de başarısız oldu.Tom did his best, but he failed anyway.
Tom çocukları için elinden geleni yaptı.Tom did what he could for his children.
Elimi öpebilirsin.You may kiss my hand.
O her zaman elinde bir mendil tutar.She keeps a handkerchief in her hand all the time.
Hükümet, aile bağlarını koparmak için elinden gelen her şeyi yaptı.The government did all it could to break family ties.
Mektubun daha dün elime ulaştı.I only got your letter yesterday.
İki eliyle de yazabiliyor.He can write with both hands.
Yazarken iki elini de kullanabiliyor.He can write with both hands.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod