Bildiğimiz anlamda medeniyet, yok olmuş. Kitap yok, elektronik cihaz yok, Facebook veya Twitter yok.Tuntemaamme sivilisaatiota ei enää ole -- ei kirjoja, ei elektronisia laitteita, ei Facebookia eikä Twitteriä.
Bildiğimiz anlamda medeniyet, yok olmuş. Kitap yok, elektronik cihaz yok,Ο πολιτισμός όπως τον ξέρουμε έχει πάψει να υπάρχει -- δεν υπάρχουν βιβλία, ηλεκτρονικές συσκευές,
Bilgiler gelir kaydına elektronik olarak gönderilmelidir:Les données doivent être envoyées dans le Registre des revenus par voie électronique :
Bilgiler gelir kaydına elektronik olarak gönderilmelidir:Los datos deben enviarse al Registro de ingresos salariales de forma electrónica:
Bilgiler gelir kaydına elektronik olarak gönderilmelidir:Tiedot pitää lähettää tulorekisteriin sähköisesti:
Bilgiler gelir kaydına elektronik olarak gönderilmelidir:Uppgifterna ska skickas till inkomstregistret elektroniskt:
Bilgiler gelir kaydına elektronik olarak gönderilmelidir:Сведения следует подавать в электронном виде:
Bilgiler gelir kaydına elektronik olarak gönderilmelidir:يتوجب إرسال المعلومات إلى سجل الدخل إلكترونياً:
Bilgiler gelir kaydına elektronik olarak gönderilmelidir:收入登记中心是电子数据库。所有用人单位都应向收入登记中心申报已付薪酬的相关信息。信息应自支付日起五日内申报。应办理电子申报:
Bilgisayarların, lambaların, her çeşit elektronik araç gereçlerin gerçek dünyası işte böyle gözüküyor.Dit is hoe de echte wereld van computers, lampen, elektrische apparaten eruit ziet.
Bilgisayarların, lambaların, her çeşit elektronik araç gereçlerin gerçek dünyası işte böyle gözüküyor.Ecco come appare il vero mondo dei computer, lampade, congegni elettrici di ogni tipo.
Bilgisayarların, lambaların, her çeşit elektronik araç gereçlerin gerçek dünyası işte böyle gözüküyor.Esta es la realidad de los PC, las lámparas, y los aparatos electrónicos de cualquier clase son así.
Bilgisayarların, lambaların, her çeşit elektronik araç gereçlerin gerçek dünyası işte böyle gözüküyor.이것은 온갖 컴퓨터, 전등, 전기 기구 등 보여지는 실제 세상입니다.
Bilgisayarların, lambaların, her çeşit elektronik araç gereçlerin gerçek dünyası işte böyle gözüküyor.So sieht die reale Welt der Computer, der Lampen, der elektrischen Geräte jedweder Art, wirklich aus.
Bilgisayarların, lambaların, her çeşit elektronik araç gereçlerin gerçek dünyası işte böyle gözüküyor.Tak wygląda prawdziwy świat komputerów, lamp, wszelkiego rodzaju artykułów elektrycznych.
Bilgisayarların, lambaların, her çeşit elektronik araç gereçlerin gerçek dünyası işte böyle gözüküyor.Вот она, суровая реальность мира компьютеров, светильников и других электрических приборов.
Bilgisayarların, lambaların, her çeşit elektronik araç gereçlerin gerçek dünyası işte böyle gözüküyor.Това е истинския свят на компютрите, лампи, електронните уреди от всякакъв вид.
Bilgisayarların, lambaların, her çeşit elektronik araç gereçlerin gerçek dünyası işte böyle gözüküyor.כך העולם האמיתי של מחשבים, מנורות, מוצרי חשמל מכל מיני סוגים, נראה.
Bilgisayarların, lambaların, her çeşit elektronik araç gereçlerin gerçek dünyası işte böyle gözüküyor.هذا ما يبدو عليه عالم من الكمبيوترات والمصابيح والمعدات الالكترونية من كافة الأنواع
Bilgisayarların, lambaların, her çeşit elektronik araç gereçlerin gerçek dünyası işte böyle gözüküyor.本当の姿です でもカタログでは
Bir bilgisayar sisteminde sadece sayılar ise, elektronik para High street bankalar tarafından hazırlandı.Das sind nur Zahlen in einem Computersystem. Elektronisches Geld wird von den Geschäftsbanken geschaffen.
Bir bilgisayar sisteminde sadece sayılar ise, elektronik para High street bankalar tarafından hazırlandı.Det är bara siffror i ett datorsystem elektroniska pengar som skapas av affärsbankerna.
Bir bilgisayar sisteminde sadece sayılar ise, elektronik para High street bankalar tarafından hazırlandı.Dinero electrónico, creado por los bancos.
Bir bilgisayar sisteminde sadece sayılar ise, elektronik para High street bankalar tarafından hazırlandı.Het zijn slechts getallen in een computer systeem, elektronisch geld gecreëerd door grote banken.
Bir bilgisayar sisteminde sadece sayılar ise, elektronik para High street bankalar tarafından hazırlandı.Jsou to jen čísla v počítačovém systému, elektronické peníze vytvářené komerčními bankami.
Bir bilgisayar sisteminde sadece sayılar ise, elektronik para High street bankalar tarafından hazırlandı.To jedynie liczby, a nie kompletny system. Elektroniczny pieniądz tworzony jest przez skomputeryzowane banki.
Bir bilgisayar sisteminde sadece sayılar ise, elektronik para High street bankalar tarafından hazırlandı.To so samo številke računalniškem sistemu, elektronski denar, ki ga ustavarjajo privatne banke.
Bir bilgisayar sisteminde sadece sayılar ise, elektronik para High street bankalar tarafından hazırlandı.ええ 私だって驚いたわ
Bir elektronik mağazası, belli kombinasyonlarla, televizyon ve DVD oynatıcılarını ülkede toptan satıyor. -Ein Elektroladen versendet Fernseher und DVD-Spieler in verschiedene Kombinationen zu Händler im ganzen Land.
Bir elektronik mağazası, belli kombinasyonlarla, televizyon ve DVD oynatıcılarını ülkede toptan satıyor. -Sklad elektroniky odesílá televize a DVD přehrávače v určitých kombinacích k prodejcům po celé zemi.
Bir elektronik mağazası, belli kombinasyonlarla, televizyon ve DVD oynatıcılarını ülkede toptan satıyor. -전자제품 상점에서 TV와 DVD플레이어를 특정한 조합으로 나라 곳곳의 소매상인들에게 수송합니다.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.C'est l'équivalent de l'esquisse sur papier faite avec l'électronique.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Dit is het equivalent van schetsen op papier voor elektronica.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.E ca o schiță pe hârtie, dar executată electronic.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.È come fare uno schizzo su carta ma usando l'elettronica.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.É o equivalente a fazer um esboço no papel, feito com electrónica.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Es el equivalente de bosquejar en un papel, pero hecho con componentes electrónicos.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Es ist so, als wenn man etwas auf Papier skizziert, nur mit Elektronik.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Ez egyenértékű a papírra skicceléssel, csak az elektronikában.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Je to ekvivalent nákresů na papíře provedených elektronikou.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Je to podobné ako skice na papieri, len s elektronikou.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.이건 종이위에 스케치를 해보는 것과 같아요. 다만 이 경우는 전자기기로 해보는거죠.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Nó cũng giống như phác thảo trên giấy được hoàn thành với các mạch điện tử.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.To ekwiwalent szkicowania na papierze, za pomocą elektroniki.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Как будто делаешь набросок на бумаге, только с электроникой.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Това е все едно, че правите скица върху хартия, но по електронен начин.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.זה שווה ערך לשרטוט על נייר שנעשה עם אלקטרוניקה.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.هذا مشابه للرسم على الورق يتم القيام به في الإلكترونيات.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.電子部品を使って やるようなものです Arduinoの何がいいかというと
Bir kez elektronik dövme edinirseniz,Ha egyszer rád kerül egy elektronikus tetoválás, azt nagyon hosszú ideig fogod ide-oda hordozni magadon.
Bir kez elektronik dövme edinirseniz,일단 여러분이 전자 문신을 남기게 되면,
Bir kez elektronik dövme edinirseniz,Zodra je die elektronische tatoeage hebt, zul je voor lange tijd omhoog en omlaag rollen.
Bir kez elektronik dövme edinirseniz,Як тільки у вас з'являється електронне тату, ваша репутація буде то підніматися, то опускатися.
Bir kez elektronik dövme edinirseniz,ברגע שאתם מקבלים את הקעקוע האלקטרוני הזה,
Bir kez elektronik dövme edinirseniz,عندما تحصل على هذا الوشم الإلكتروني،
Bir kez elektronik dövme edinirseniz,もてはやされたり けなされたりします
Bir yanım -- yaşayan, nefes alan gerçek bir insan -- programlanmış durumda, elektronik ve sanal.Alguna parte de mó, una persona real que vive y respira, se volvió programada, electronica y virtual.
Bir yanım -- yaşayan, nefes alan gerçek bir insan -- programlanmış durumda, elektronik ve sanal.Az élő, lélegző személyem egy része programozott, elektronikus és virtuális lett.
Bir yanım -- yaşayan, nefes alan gerçek bir insan -- programlanmış durumda, elektronik ve sanal.Een deel van mij -- een echt levend, ademend persoon -- is elektronisch en virtueel geprogrammeerd.
Bir yanım -- yaşayan, nefes alan gerçek bir insan -- programlanmış durumda, elektronik ve sanal.Fragment mnie - prawdziwa, żywa, oddychająca osoba - stała się zaprogramowana, elektroniczna i wirtualna.