TU Darmstadt dünyadaki ilk elektrik-elektronik bölüm ve fakültesine ev sahipliği yapmaktadır.Schneider devient alors le premier groupe mondial d'équipement et de distribution électrique.
Elektrik 1982 yılında gelmiştir.Elle connait l'électrification en 1982.
Bu alanlar modern elektrik ve haberleşme teknolojilerinin temelini oluşturmaktadır.Ces expériences forment la base de la technologie électromagnétique moderne.
"Elektrikli aslan".Le « tueur au rouge à lèvres ».
Halen zaman zaman elektrik kesintileri olmaktadır.Interruption de l'électricité pendant une journée.
Örnek olarak, elektrik taşıması verilebilir.Il autorise, notamment, l'utilisation de l'électricité.
Gideon Sundback (24 Nisan 1880, İsveç – 21 Haziran 1954, ABD) İsveçli elektrik mühendisi.1880 : Gideon Sundback, ingénieur américain d'origine suédoise († 21 juin 1954).
Toplam elektrik tüketiminde yenilenebilir kaynakların oranı % 16.1 (+ % 5.9) idi.La part de marché des assurances Non-Vie atteignait les 16,5 % (primes brutes émises).
Çıkartılan uranyum Fransa ve Avrupa'da elektrik üretimi için kullanıldı.L’uranium fut utilisé pour alimenter des centrales nucléaires en Europe et au Japon.
Ayrıca elektrik ve su tesisatçılığı işleri de görülür.En outre des problèmes d’alimentation en eau et en électricité se posaient.
Genellikle elektrik enerjisinin şebekeden sağlanamadığı yerlerde kullanılır.Cela signifie que de l’énergie physique semble être apparue de nulle part.
Birçok malzemenin elektrik direnci sıcaklıkla değişir.Beaucoup de matériaux sont résistants au passage de l'électricité.
Köye 1974 elektrik , 1977 telefon gelmiş.Le village compte 7 téléphones jusqu'en 1974.
Bu bölümde elektrik uyarımı yoktur.Il n'y a point de contrefort sur cette section.
Elektrik enerjisi verimliliği tesis büyüklüğünden bağımsız olarak %25 ile %50 arasında değişmektedir.Leur rendement électrique varie entre 25 et 40 % en fonction de la puissance.
2009 yılından beri elektrik üreten santral 525 MW'lık kapasiteye sahiptir.La centrale de la Toulnustouc d'une puissance de 526 MW est utilisée depuis 2005 sur la rivière.
Ametal, ısıyı ve elektrik akımını hiç iletmez.Ils ne craignent pas le feu, le froid et l'électricité.
Elektrik enerjisi üretimi amaçlı santrallar 20. yüzyılın başlarından itibaren kurulmaya başlanmıştır.Le support des lampes électriques est standardisé depuis le début du XXe siècle.
Babası elektrik mühendisi, annesi ise laboratuvar teknisyenidir.Son père est ingénieur en électronique et sa mère travaille en tant que technicienne de laboratoire.
Elektrik tesisatçıları adlarına bir iş yeri açar ve elektrikli cihazlar da satabilirler.Aéropostale dispose de concurrents qui vendent des produits similaires.
Burada ε elektrik geçirgenlik (dielektrik sabit,permittivity) ve μ da manyetik geçirgenliktir (permeability) .Électrique (résistivité, perméabilité, permittivité).
1939) 10 Temmuz - Nicola Tesla, Sırp asıllı fizikçi, mucit, makine mühendisi ve elektrik mühendisi (ö.7 janvier : Nikola Tesla, inventeur et ingénieur en électricité.
Karbondioksit emisyonunun azalma derecesi elektrik üretimine bağlı olup %30'luk bir azalma beklenmektedir.Les émissions nettes de CO2 sont réduites d'environ 40 %.
Elektrikli arabaların üretimi ve dönüşümü tipik olarak 10 ila 23 kwh/100 km dir.Pour les voitures électriques, la consommation s'élèverait de 10 à 20 kWh/100 km.
Elektrik yüklü maddeler hem elektromanyetik alanlardan etkilenirler, hem de elektromanyetik alan yaratırlar.La matière électriquement chargée est influencée par, et produit, les champs électromagnétiques.
Dinamo-elektrik ilkesi 1866'da Werner Siemens tafından bulundu.1866 : machine dynamo électrique de Werner Siemens.
Üçüncü kardeşi ise elektrik mühendisiydi.Son père était ingénieur électricien.
Elektrik vardır.Il est électrique.
Bunun için elektrik potansiyelinin birimi volt olarak isimlendirildi.Oui, c'est par lui qu'est remplie l'enveloppe d'énergie vitale.
Hubeert Cecil Booth, elektrik süpürgesini icat etti.Le britannique Cecil Booth invente l'aspirateur.
Elektrik Elektronik Mühendisliği, 2009 yılında kurulmuştur.La filière Maîtrise des Énergies a été créée en 2009.
Ayrıca bir hayli de elektrik tüketiyordu.Et c’est comme si une énergie se dégageait.
Bununla da yetinilmeyip görülmeyen bir başka elektrik enerji elde edilmesi mümkün oldu.Il s'agit de sa capacité à encaisser sans dommage une puissance électrique.
Nitekim elektrik enerjisi üretildiği anda kullanılmak zorunluluğundadır.L'énergie électrique doit être générée à la même vitesse à laquelle elle est consommée.
Elektrik motoru kullanılarak elektrik enerjisi mekanik enerjiye dönüştürülür.En fonctionnement moteur, l'énergie électrique est transformée en énergie mécanique.
Genel elektrik üretiminin payı yaklaşık %47'dir.Le facteur d'utilisation des deux centrales est de 47 %.
Giovanna ile bu yakışıklı serseri arasında bir elektriklenme olur.Un lien va s'établir entre cette bourgeoise et cette travailleuse.
Şelalenin küçük bir elektrik santrali de bulunmaktadır.On y installa également une petite centrale électrique.
Elektrik ve manyetizma alanlarında çalışmıştır.Elle contrôle les champs électriques et magnétiques.
Elektrik çarpmasının etkileri pek çok etkene dayanır.L'intensité énergétique d'un pays dépend de nombreux facteurs.
Bu elektrik ise Fransa’nın o dönemde yapmış olduğu yeni nükleer santralleri tarafından üretilecekti.C'est un des seuls orgues à transmission électrique en France datant de cette époque.
Tasarruflu ampuller elektrik tüketiminin %80'ini ışığa çeviren ampullerdir.Les tubes ont un revêtement interne permettant de capturer jusqu'à 80 % de l'énergie solaire.
Depoda elektrik enerjisi kullanılmamaktadır.Le système électrique de l'immeuble est hors d'usage.
Sanayide elektrik kullanım oranı % 20 civarındadır.Mais ses besoins en énergie sont environ de 20 % du total.
Elektrikle çalışan model uçaklar 1970'lerden beri uçmaktadır.Le trafic par avion de nuit a été déjà interdit depuis 1970.
Bu hem yerçekimi hem de elektrik yükü için de geçerlidir.Cela modifie la taille et la charge électrique globale.
1911'de ise General Electric bugünkü elektrikle çalışan tost makinesini icat etti.En 1911, General Electric présente son premier gaufrier électrique.
Elektrik lambası gerçek bir devrimdi ama bu da kendi sorunlarını getirdi.Bien sûr les radiations allaient leur être fatales, mais en quoi cela nous concernait-il ?
Drin, Arnavutluk ekonomisinde özellikle elektrik enerjisi yönüyle büyük bir öneme sahiptir.Le Drin est très important pour l'économie albanaise, notamment pour sa production d'électricité.
1599) 1890 - William Kemmler, Amerikalı suçlu katil (elektrikli sandalye ile idam edilen ilk kişi) (d.1890 : William Kemmler, premier détenu exécuté par la chaise électrique (° 9 mai 1860).
Buna rağmen binanın kendisi hala elektrikli ve nispeten yeni görünüyordu.Le réseau était construit à voie métrique et électrifié.
Elektrik yayının ısısı genellikle yalıtkana onarılamayacak bir hasar verir.La liquéfaction des sols est un problème qui cause en général des dégâts irréparables.
Dizel lokomotifler çoğunlukla,dizel elektrik tahrikli lokomotiflerdir.Pour les lignes non électrifiées, elle commande massivement des locomotives diesel.
Mahallenin bu iki mahallesi henüz elektrik ve su şebekesine kavuşmamıştır.Ces quartiers ne bénéficient ni d’adduction d’eau, ni d’électricité.
1950'de Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğünde çalışmaya başladı.En 1928, il travaille déjà au niveau du Comité central.
Böylece elektrofor bir elektriksel bütünlük olarak tarafsız kalmış oluyor.Une solution ionique est électriquement neutre.
Köye ulaşımı sağlayan yol stablize yok olup köyde elektrik ve sabit telefon yoktur.La route du village est en mauvais état et n'a pas d'électricité ni de réseau de communication.
Elektriksel karakterleri hesaplayabilmek için, öncelikle bazı ölçülen değerleri belirtmek gerekir.Pour déterminer le nombre de calories quotidiennes, il faut avant tout se fixer une perte de poids précise.
Sonuç olarak elektrikli telgraflardan oluşan rekabetten son ticari hat 1880 yılında terk edildi.Après la découverte du télégraphe électrique, la dernière ligne Chappe fut abandonnée en 1880.
Monticello Barajı elektrik üretim tesisleri 1983 yılında inşa edilmiştir, üç jeneratöre sahiptir.La centrale électrique du barrage Monticello a été construite en 1983.