Ana içeriğe geç
Sözlük

ele ile cümle

ele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Nehir şehre elektrik sağlıyor.The river supplies the city with electricity.
Elektronik terazideki bir arıza nedeniyle yetkililer işyerine para cezası verdi.The authorities fined the shop because of a disorder in the electronic balance.
Bir insanı eleştirmeden önce her zaman kendini onun yerine koymalısın.Before you criticize a man, you should always walk a mile in his shoes.
Birini eleştirmeden önce onların ayakkabılarında bir mil yürümen gerekli.Before you criticize someone, you should walk a mile in their shoes.
Şöhret her zaman başarı ile el ele gitmez.Fame doesn't always go hand in hand with success.
Yönetimi ele geçir.Take control.
İdareyi ele alın.Take command.
Fabio'nun arabası Elena'nın evinin önünde park edilmiş.Fabio's car is parked in front of Elena's house.
Elektrik enerjisi şirketleri kömür kullanımlarını azaltmaya çalışıyor.Electric power companies are seeking to reduce their use of coal.
Aktinyum radyoaktif bir elementtir.Actinium is a radioactive element.
Sadece el ele tutuşuyorduk.We were just holding hands.
Bu, bütün Finlandiya'nın en büyük elektrik santralı.This is Finland's biggest power station of all.
Yoğun biçimde beni eleştirdi.She was all over me.
Beni yoğun biçimde eleştirdi.He was all over me.
Kızlar tekrar birbirlerini eleştiriyor.The girls are picking on each other again.
Bunu tek başıma ele almalıyım.I need to handle this alone.
O bir yemek eleştirmeni.He's a food critic.
Alkol, senin yaşamını ele geçirdi.Alcohol has taken over your life.
İnce eleyip sık dokuyorsun.You're splitting hairs.
Sen ince eleyip sık dokuyorsun.You're splitting hairs.
İnce eleyip sık dokuyorsunuz.You're splitting hairs.
Yönetimi ele alıyorsun.You're taking over.
Tom ve Mary sisin yağışını izlerken el ele tutuştular.Tom and Mary held hands as they watched the fog roll in.
Tom ele geçirildi.Tom got arrested.
Tom'u ele geçirdik.We captured Tom.
Biz ele geçirildik.We were captured.
Onlar Tom'u ele geçirdiler.They captured Tom.
Onlar el ele tutuştular.They held hands.
Onların elemanı azdı.They were shorthanded.
Her şeyi ele alacağım.I'll handle everything.
Ele alınacak.It'll be handled.
Senin eleştirin adil değil.Your criticism is unfair.
Kimyasal semboller kimyasal elementleri tanımlamak için kullanılır.Chemical symbols are used to identify chemical elements.
Onun elektrikli ekipman fabrikası var.He has an electrical equipment factory.
Birliklerimiz şehri ele geçirdi.Our forces occupied the city.
Bu kadar eleştirici olmayın.Don't be so critical.
Kendini bir sürü eleştiriye maruz bırakıyorsun.You're exposing yourself to a lot of criticism.
Tom elektrikle idam edildi.Tom has been electrocuted.
Tom idareyi ele geçiriyor.Tom is taking charge.
Beni ele geçirmelerine müsaade etme.Don't let them get me.
Beni ele geçirmelerine müsaade etmeyin.Don't let them get me.
Tom ve Mary buz pateni alanında paten yaparken el ele tutuştular.Tom and Mary held hands as they skated around the rink.
Sorunu yapma yöntemini bildiğim tek yolla ele aldım.I handled the problem the only way I knew how.
Atomlar proton, nötron ve elektronlardan oluşmaktadır.Atoms are composed of protons, neutrons, and electrons.
Kabinin su ya da elektriği yoktu.The cabin had no water or electricity.
Felsefe, kozmolojilerin eleştirisidir.Philosophy is the critic of cosmologies.
Marslılar dünyayı ele geçirdi.Martians have taken over the earth.
Bu sabah bir öğrenciden bir silah ele geçirdimI confiscated a gun from a student this morning.
Onu ele almak istemiyorum.I don't want to handle it.
Masamın üzerinde birçok elektronik cihaz vardır.On my desk there are many electronic devices.
Onun işinde o, elektrik devrelerini tasarlar.In her job, she designs electrical circuits.
Bir hidrojen atomunda bir elektron vardır.There is one electron in a hydrogen atom.
Onu herkesin içinde eleştirme.Don't criticize him in public.
Tom elektrikli süpürgenin fişini taktı ve odayı temizlemeye başladı.Tom plugged in the vacuum cleaner and started vacuuming the room.
Elektriksiz yaşamaya alışık değilim.I'm unaccustomed to living without electricity.
Elektriksiz yaşamayı hayal bile edemiyorum.I can't imagine living without electricity.
Daha fazla yapmadığım için eleştiriliyorum.I'm being criticized for not doing more.
Bir elektronik mağazasında çalışırdım.I used to work in an electronics store.
Onu ele almamı istediğini düşündüm.I thought you wanted me to handle it.
Bu meseleyi ele almanı istiyorum.I'd like you to handle this matter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod