Ana içeriğe geç
Sözlük

ele ile cümle

ele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sami karışık yaşantısının kontrolünü ele geçirdiğini düşünüyordu.Sami thought he had regained control of his complicated life.
Tom ve Mary, nehir boyunca yürürken el ele tutuştu.Tom and Mary held hands as they walked along the river.
Tom'un arabasının elektrikli pencereleri vardır.Tom's car has electric windows.
Binlerce haneye elektrik sağlayacak kadar güneş paneli kuruldu.Enough solar panels have been installed to provide electricity to thousands of households.
Elektrik prizden su musluktan geliyor.Electricity comes from the wall socket, and water from the tap.
Bu el kitabı yalnızca elektronik olarak mevcuttur. Basılı bir versiyonu yoktur.This manual is only available electronically. There is no printed version.
Birçok insan bunu yaptığım için beni eleştirdi.A lot of people criticized me for doing that.
Tom, bunu yaptığınız için sizi hiç eleştirdi mi?Has Tom ever criticized you for doing that?
Ben hiç elektrikli testere kullanmadım.I've never used a chainsaw.
Tom satış elemanı olarak başladı.Tom started out as a salesman.
Tom bir elektrikçidir.Tom is an electrician.
Tom bir müzik eleştirmeni.Tom is a music critic.
Tom ve ben el ele tutuştuk.Tom and I held hands.
Tom'un bir elektrikli kalemtıraşı var.Tom has an electric pencil sharpener.
Tom elektrikli süpürgeyi dolaba koydu.Tom put the vacuum cleaner into the closet.
Tom bir elektrikli testere satın aldı.Tom bought an electric chainsaw.
Sami Müslüman olmadan önce mafya elemanıydı.Sami was an ex-gang member before he converted to Islam.
Bir elektrikli testerem yok ama testeresi olan birini tanıyorum.I don't have a chain saw, but I know somebody who does.
Tom, Mary'yi bunu yapma şeklinden dolayı eleştirdi.Tom criticized Mary for the way she was doing that.
Tom üniversitede elektrik mühendisliği okudu.Tom studied electrical engineering in college.
Tom bir elektrik mühendisi olmak istemiyor.Tom doesn't want to be an electrical engineer.
Tom bir elektrik mühendisi olmak istemedi.Tom didn't want to be an electrical engineer.
Tom Mary'yi bunu yapma tarzından dolayı eleştirdi.Tom criticized Mary for the way she did that.
Tom bir elektrikçi olmak istemiyor.Tom doesn't want to become an electrician.
Tom bir elektrikçi olmak istemedi.Tom didn't want to become an electrician.
Tom bir elektrik mühendisi olmak istedi.Tom wanted to be an electrical engineer.
Tom bir elektrikçi olmak istedi.Tom wanted to become an electrician.
Tom Mary'yi eleştirdi.Tom criticized Mary.
Fotoğraf elden ele geçirildi.The photograph was passed from hand to hand.
Tom bir gece kulübünde güvenlik elemanıdır.Tom is a bouncer at a nightclub.
Sami'nin daha fazla eleman işe alması gerekiyordu.Sami needed to hire more staff.
Sami'nin çantası polis tarafından ele geçirildi.Sami's bag was seized by police.
Tom bir sanat eleştirmeni ve tarihçidir.Tom is an art critic and historian.
Sami'nin elektrik santralinde çalışıyor olması gerekirdi.Sami was supposed to be working at the power plant.
Tom bir araba satış elemanıydı.Tom was a car salesman.
Elektrikli testerem nerede?Where is my chainsaw?
Elektrikli bisiklet satın aldım.I purchased an electric bicycle.
Sami ve Leyla el ele tutuşuyorlardı.Sami and Layla were holding hands.
Geçit ele geçirildi.The pass was intercepted.
Tom ve Mary el ele tutuşarak sokakta yürüdü.Tom and Mary walked down the street holding hands.
Tom ve Mary el ele tutuşuyorlardı.Tom and Mary were holding hands.
Tom bir sanat eleştirmeni, değil mi?Tom is an art critic, isn't he?
Tom bir elektrikçidir, değil mi?Tom is an electrician, isn't he?
Bizi ele verme.Don't blow our cover.
El ele yürüdüler.They walked hand in hand.
Tom elektrik faturasını ödemeyi unuttu.Tom forgot to pay the electric bill.
Sami ele geçecek.Sami is gonna get caught.
Tom'un şirketi piyasayı ele geçirdi.Tom's company cornered the market.
Tom'un şirketi pazarı ele geçirdi.Tom's company cornered the market.
Davranışından dolayı Tom'u eleştirdik.We criticized Tom for his behavior.
Sorunu onlarla yarın ele alacağız.We'll discuss the problem with them tomorrow.
Tom bir kitap eleştirmeni.Tom is a book critic.
Cezayir, İsrail devletini yüksek sesle eleştiriyor.Algeria is a vocal critic of the state of Israel.
Kedilerin sahibi yoktur, elemanı vardır.Cats don't have owners, they have staff.
Elektrik mühendisi.He is an electrical engineer.
Bu meseleyi ele alışımızla ilgili kafasından asıl geçenler ne?What does he really think of the way we've been handling this problem?
Size daha nitelikli elemanların olduğu bir liste hazırladım.I prepared a list of more qualified applicants for you.
Elektroşoktan kimsenin öldüğünü görmedim.I've never seen anyone die from an electric shock.
Mendelevyum, simgesi Md ve atom numarası 101 olan yapay bir elementtir.Mendelevium is a synthetic element with the symbol Md and atomic number 101.
Elektronik mağazasına yeni buzdolabı almaya gittim.I went to the electronics store to buy a new refrigerator.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod