Ana içeriğe geç
Sözlük

ele ile cümle

ele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İkisi de eleştirildi.Both have been criticized.
Elektriğe ihtiyacımız var.We do need electricity.
Tom eleştiri götürmez.Tom is above criticism.
Tom seni ele geçirmek için dışarıda.Tom is out to get you.
Tom'un bir sürü eleştirmenleri vardı.Tom had many critics.
Tom'un eleştirmenleri var.Tom has his critics.
Elektrikli sandalye bir dişçi tarafından icat edildi.Electric chair was invented by a dentist.
Nitelikli eleman bulmak zorlaşıyor.It's getting harder to find qualified employees.
Elektrikli arabalar dünyayı değiştirecek.Electric cars will change the world.
Gelecekte herkes elektrikli bir araba kullanacak.In the future, everyone will drive an electric car.
Aniden elektrikli otomobilin enerjisi tükendi.The electric car suddenly ran out of energy.
Benimki elektriklidir.Mine is electric.
Onu nasıl eleştirebilirsin?How can you criticize that?
Bu hasta için bir elektrokardiyograma ihtiyacım var.I need an electrocardiogram for this patient.
Elektrik lambaları onun gözlerini kamaştırdı.The electric lights dazzled her eyes.
Fadıl direksiyonun kontrolünü ele aldı.Fadil took control of the wheel.
Elektrikli otomobiller ne kadar çevre dostu?How environmentally friendly are electric cars?
Bunu nasıl ele almamız gerektiğini düşünüyorsun?How do you think we need to be handling this?
Olumsuz eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?How do you deal with the negative criticism?
Mevcut durumu nasıl ele alacağız?How do we deal with the current situation?
Tom bar güvenlik elemanını geçemedi.Tom couldn't get past the bouncer.
Nadiren elektrikli el aletleri kullanıyorum.I seldom use power tools.
Yakayı ele vermeden kaçtım.I got away with it.
Güneş panelleri güneş ışığını elektriğe dönüştürür.Solar panels convert sunlight into electricity.
Fadıl, İslam'da din ve ileri bilimin el ele verebileceğini buldu.Fadil found that in Islam, religion and advanced science can go hand in hand.
Leyla'nın namusu ele geçirilemezdi.Layla's virtue was impregnable.
Elektrik işkencesi olağanüstü acı vericidir.Electric torture is extraordinarily painful.
Sami'nin bedeni birtakım kötü ruhlar tarafından ele geçirilmişti.Sami's body was possessed by some evil spirit.
Elektrik ölümcül olabilir.Electricity can be lethal.
Elektrik çalışmıyor.The electricity's not working.
"Elitizm" in eleştirisi genellikle entellektüelizm üzerine örtülü bir saldırıdır.Criticism of "elitism" is often a veiled attack on intellectualism.
"Elitizm" in eleştirisi çoğunlukla anti-entellektüelciliğin örtülü bir biçimidir.Criticism of "elitism" is often a veiled form of anti-intellectualism.
"Elitizm" in eleştirisi genellikle entelektüel karşıtı örtülüdür.Criticism of "elitism" is often veiled anti-intellectualism.
Paraya ihtiyacım var, çünkü elektriğimi ödemem gerek.I need money because I need to pay for my electricity.
Bir iyon, net elektrik yüklü bir atom veya moleküldür.An ion is an atom or molecule with a net electric charge.
Piller, kimyasal enerjiyi elektriğe dönüştüren aygıtlardır.Batteries are devices that convert chemical energy to electricity.
Negatif elektrot genellikle karbondan yapılır.The negative electrode is usually made of carbon.
Pozitif elektrota katot adı verilir.The positive electrode is called the cathode.
Elektrikten tasarruf etme yolları arıyorum.I'm looking for ways to save on electricity.
Elektrik faturam pahalıdır.My electricity bill is expensive.
Sen beni hep eleştirirsin.You always criticise me.
Servet ve sağlık el ele gider.Wealth and health go hand in hand.
Elektrik faturasını ödemeyi unutmadın, değil mi?You didn't forget to pay the electricity bill, did you?
Benim elektrikli bisikletim katlanır.My electric bicycle is foldable.
Katlanabilir bir elektrikli bisikletim var.I've got an electric bike that's foldable.
Elektrikli bisikletim katlanabilir.My electric bike is foldable.
Elektrikli bir bisiklet satın aldım.I bought an electric bicycle.
Elektrikli bir bisiklet aldım.I've bought an electric bicycle.
Bir elektrikli bisiklet satın aldım.I bought an electric bike.
Tom iyi bir satış elemanıdır.Tom is a good salesman.
Elektron kabuğu doludur.The electron shell is full.
Bu element yeryüzünde nadirdir.This element is rare on earth.
Leyla, elektrik faturasının çok yüksek olduğunu düşündü.Layla thought her electricity bill was too high.
Evlerinin elektrik veya musluk suyu yok.Their homes don't have electricity or running water.
Herhangi bir eleştiri yapmaktan kaçınıyorum.I'm refraining from making any criticism.
Bu elektrikli süpürge ağırdır.This vacuum cleaner is heavy.
Bu elektrikli süpürge ağır.This vacuum cleaner is heavy.
Leyla ve Sami el ele tutuşarak sokakta yürüyordu.Layla and Sami were walking on the street, holding hands.
Leyla'nın babası bir elektrikçiydi.Layla's father was an electrician.
Polis departmanı eleman alıyordu.The police department was recruiting.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ele ile cümle - Sayfa 13 - ele kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App