Ana içeriğe geç
Sözlük

eleştirmen ile cümle

eleştirmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Eleştirmenler performansın aynı şekilde tekrarlanmasını isterler.I critici amano la performance ripetuta più volte allo stesso modo.
Eleştirmenler performansın aynı şekilde tekrarlanmasını isterler.비평가들은 그렇게 반복 가능한 퍼포먼스를 좋아합니다.
Eleştirmenler performansın aynı şekilde tekrarlanmasını isterler.Kritiker hätten gerne, dass die Aufführung in der gleichen Weise wiederhohlt wird.
Eleştirmenler performansın aynı şekilde tekrarlanmasını isterler.Les critiques aiment que les performances soient répétées, encore et encore, de la même façon.
Eleştirmenler performansın aynı şekilde tekrarlanmasını isterler.Oni lubią powtarzalne schematy.
Eleştirmenler performansın aynı şekilde tekrarlanmasını isterler.Os críticos gostam dos espetáculos que se repetem sempre da mesma maneira.
Eleştirmenler performansın aynı şekilde tekrarlanmasını isterler.Критиците обичат представлението да се повтаря отново и отново по същия начин.
Eleştirmenler performansın aynı şekilde tekrarlanmasını isterler.Они предпочитают бесконечное повторение одного и того же.
Eleştirmenler performansın aynı şekilde tekrarlanmasını isterler.מבקרים מעדיפים ביצוע שחוזר על עצמו שוב ושוב באותה הצורה.
Eleştirmenler performansın aynı şekilde tekrarlanmasını isterler.النقاد يحبون أن يتكرر الأداء مرة تلو المرة بنفس الطريقة.
Eleştirmenler performansın aynı şekilde tekrarlanmasını isterler.しかし私はなにか
Eleştirmen rolünü oynayan hücreleri belirlemek için yola çıktık.어느 세포가 비평가의 역할을 담당하는지 규명해보기로 하였죠.
Eleştirmen rolünü oynayan hücreleri belirlemek için yola çıktık.las células del cerebro de la mosca que desempeñaban el papel de la Crítica.
Eleştirmen rolünü oynayan hücreleri belirlemek için yola çıktık.le cellule nel cervello della mosca che svolgono il ruolo del Critico.
Eleştirmen rolünü oynayan hücreleri belirlemek için yola çıktık.les cellules dans le cerveau de la mouche qui jouent le rôle du Critique.
Eleştirmen rolünü oynayan hücreleri belirlemek için yola çıktık.את התאים במוח של הזבוב אשר מבצעים את תפקיד המבקר.
Eleştirmen rolünü oynayan hücreleri belirlemek için yola çıktık.الخلايا في عقل الذبابة التي تلعب دور النقد .
Eleştirmen rolünü oynayan hücreleri belirlemek için yola çıktık.細胞を特定しようとしました。 実験方法は単純です。
Geçen hafta, Guardian gazetesi eleştirmeni 'bilmem kim' dedi ki; oyunlar sanat olarak değerlendirilemez.A múlt héten, a Guardian műkritikusa stb. azt írta, hogy a játékok nem minősülnek művészetnek.
Geçen hafta, Guardian gazetesi eleştirmeni 'bilmem kim' dedi ki; oyunlar sanat olarak değerlendirilemez.예술로서의 자격이 없다고 주장했다. 그런데 그게 맞는 것일까? 그리고 그것이 중요한가?" 그래요. 그것이 중요합니까?
Geçen hafta, Guardian gazetesi eleştirmeni 'bilmem kim' dedi ki; oyunlar sanat olarak değerlendirilemez.Letzte Woche schlug unser Kunstkritiker bla bla vor, dass Spiele keine Kunst sind.
Geçen hafta, Guardian gazetesi eleştirmeni 'bilmem kim' dedi ki; oyunlar sanat olarak değerlendirilemez.Na semana passada, o crítico de arte do Guardian sugeriu que os jogos não se podem qualificar como arte.
Geçen hafta, Guardian gazetesi eleştirmeni 'bilmem kim' dedi ki; oyunlar sanat olarak değerlendirilemez.Tuần trước, bài báo phê bình nghệ thuật của tờ Guardian cho rằng trò chơi thì không có tư cách là nghệ thuật.
Geçen hafta, Guardian gazetesi eleştirmeni 'bilmem kim' dedi ki; oyunlar sanat olarak değerlendirilemez.Vorige week heeft de criticus van de Guardian aangegeven dat spellen niet in aanmerking komen voor kunst.
Geçen hafta, Guardian gazetesi eleştirmeni 'bilmem kim' dedi ki; oyunlar sanat olarak değerlendirilemez.Ο κριτικός τέχνης της Guardian μπλα μπλα, πρότεινε ότι τα παιχνίδια δεν χαρακτηρίζονται ως τέχνη.
Geçen hafta, Guardian gazetesi eleştirmeni 'bilmem kim' dedi ki; oyunlar sanat olarak değerlendirilemez.Минулого тижня мистецтвознавець "Ґардіана" припустив, що ігри не можна класифікувати як мистецтво.
Geçen hafta, Guardian gazetesi eleştirmeni 'bilmem kim' dedi ki; oyunlar sanat olarak değerlendirilemez.На прошлой неделе художественный критик бла-бла заявил, что игры не могут считаться искусством.
Geçen hafta, Guardian gazetesi eleştirmeni 'bilmem kim' dedi ki; oyunlar sanat olarak değerlendirilemez.בשבוע שעבר, מבקר האמנות של הגארדיין בלה בלה הציע שמשחקים לא יכולים להיות מוגדרים כאמנות. אבל האם הוא צודק?
Geçen hafta, Guardian gazetesi eleştirmeni 'bilmem kim' dedi ki; oyunlar sanat olarak değerlendirilemez.ゲームは芸術ではないという 先週の記事の主張は正しいのか? そして それは問題か?" まさに そのとおりです
Hem tiyatro hem de edebiyat eleştirmeni.Τι εννοείς, απαισιόδοξος; Δεν πρέπει να λαχταράς τόσο για κάτι.
Hirshhorn açıldığında, New York Times eleştirmeni Ada Louise Huxstable'ın bazı iğneli sözleri vardı:Toen het Hirshhorn opende, zei Ada Louise Huxstable, critica van de NY Times:
Iki ay once, verdigim bu soz geldi aklima, onde gelen Ingliz elestirmenlerinden birisiJe m'en suis souvenu il y a deux mois, quand le London Times publia un article
Iki ay once, verdigim bu soz geldi aklima, onde gelen Ingliz elestirmenlerinden birisi두 달전에, 저는 제가 했던 약속을 기억해냈습니다, 영국의 저명한 비평가가
Iki ay once, verdigim bu soz geldi aklima, onde gelen Ingliz elestirmenlerinden birisiלפני חודשיים, נזכרתי בהבטחה הזאת, כשמבקר אנגלי מכובד
Iki ay once, verdigim bu soz geldi aklima, onde gelen Ingliz elestirmenlerinden birisiقبل شهرين تقريباً, تذكرت هذا الوعد الذي قطعته, عندما قام ناقد إنجليزي مرموق
Iki ay once, verdigim bu soz geldi aklima, onde gelen Ingliz elestirmenlerinden birisiその頃、ある著名な音楽評論家が ロンドンタイムスに論文を載せ
İngilizce yazdığım ilk romanım Amerika'da yayınlandığında, bir eleştirmenden ilginç bir yorum aldım.Když v Americe vyšel můj první anglicky psaný román, slyšela jsem zajímavou poznámku od literárního kritika.
İngilizce yazdığım ilk romanım Amerika'da yayınlandığında, bir eleştirmenden ilginç bir yorum aldım.Kiedy wyszła moja pierwsza anglojęzyczna opowieść w Stanach, usłyszałam ciekawą uwagę od krytyka literackiego.
İngilizce yazdığım ilk romanım Amerika'da yayınlandığında, bir eleştirmenden ilginç bir yorum aldım.영어로 쓴 제 첫번째 소설이 미국에서 나왔을 때 한 문예비평가는 흥미로운 말을 했어요.
İngilizce yazdığım ilk romanım Amerika'da yayınlandığında, bir eleştirmenden ilginç bir yorum aldım.כאשר הרומן הראשון שלי באנגלית יצא לאור באמריקה, שמעתי הערה מעניינת ממבקר ספרותי.
İngilizce yazdığım ilk romanım Amerika'da yayınlandığında, bir eleştirmenden ilginç bir yorum aldım.عندما صدرت أول رواية لي مكتوبة باللغة الانجليزية في أمريكا, سمعت تعليقا مثيرا للاهتمام من ناقد أدبي.
İngilizce yazdığım ilk romanım Amerika'da yayınlandığında, bir eleştirmenden ilginç bir yorum aldım."面白かったけど 内容が気に食わない" (会場: 笑い声)
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Eén criticus voor een katholieke krant noemde het "totalitair".
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Egy római katolikus lap újságírója "totalitáriusnak" nevezte.
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Ein Kritiker der Römisch Katholischen Zeitung nannte es "totalitär."
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Erään roomalaiskatolisen sanomalehden kriitikko kutsui sitä "totalitaariseksi".
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Il redattore di un giornale cattolico romano l'ha definita 'totalitaria'.
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Jeden recenzent z římskokatolických novin to nazval "totalitním".
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.로마 가톨릭 신문의 한 리뷰어는 "전체주의적"이라고 했습니다.
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Pewien krytyk z gazety katolickiej uznał je za "totalitarne".
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Seorang penulis di surat kabar Katolik Roma mengatakan ide itu "totaliter."
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Um crítico dum jornal católico romano chamou-lhe "totalitário".
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Un comentario de un diario Católico la llamó "totalitaria"
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Un critic al unei reviste romano-catolice a numit propunerea mea "totalitariană"
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Un critique d'un journal Catholique l'a qualifiée de "totalitaire".
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Ένας κριτικός ρωμαιοκαθολικής εφημερίδας την αποκάλεσε "ολοκληρωτική".
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Един рецензент в римокатолически вестник го нарече "тоталитарно".
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Один критик для Римско-католической газеты назвал это "тоталитарным".
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.מבקר אחד, מעיתון נוצרי רומי-קתולי, כינה זאת "טוטליטריות."
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.أحد النقاد من جريدة كاثوليكية سماه دكتاتورية (شمولية)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod