Bu sefer eleştirmenler de hayranlarla aynı fikirdeydi.Šie profesionalų replays taip pat populiarūs tarp gerbėjų.
Şairliğinin yanı sıra çevirmenlik ve eleştirmenlik de yaptı.Be poezijos ir vertimų reiškėsi ir kritikoje.
American Horror Story, televizyon eleştirmenleri ile hayranları tarafından oldukça iyi eleştiriler aldı.Amerikietiška siaubo istorija buvo teigiamai įvertinta televizijos kritikų.
Birçok eleştirmene göre Munch'un en önemli çalışmasıdır.Daugumos kritikų nuomone, - tai svarbiausias Š.Kaizer darbas.
1961 yılında, daha sonraki senelerde ünlü bir sanat eleştirmeni olan Barbara Rose ile evlendi.1961 m. jis vedė Barbara Rose, vėliau dailės kritikę.
Albüm eleştirmenler ve dinleyicelerden pek de olumlu eleştiriler almamıştır.Debiuto plokštelė nesulaukė kritikų bei klausytojų dėmesio.
Kitap okurlar ve eleştirmenler tarafından iyi karşılandı.Jo knygos buvo gerai priimtos kritikų ir skaitytojų.
Bir sonraki yıl, BRIT Ödülleri'nde "Eleştirmenlerin Seçimi" ve BBC'nin "2008'in Sesi" ödülünü kazandı.2008 m. Adele gavo Brit Awards „Kritikų pasirinkimo“ ir BBC „Sound of 2008“ apdovanojimus.
Eleştirmenler, albümün funk, disco-pop, soul, soft rock, caz ve pop balladları barındırdığını dile getirdi.Kritikai albume įžvelgė susimaišiusius funk, disko-pop, soul, soft rock, jazz ir pop muzikinius stilius.
Aynı zamanda kompozitörlük de yapan bir müzikolog ve eleştirmendi.Buvo ir muzikos teoretikas, ir kompozitorius.
Eleştirmenler yeni sosyal hareketleri Narsizme eğilim olarak yorumlamışlardır.Žinoma, kai kurie yra skeptiški naujosios žiniasklaidos vaidmens socialiniuose judėjimuose atžvilgiu.
Özellikle "The Body" bölümü eleştirmenler tarafından oldukça övülmüştür.Pirmoji „Rembo“ dalis sulaukė daugiausiai teigiamų kritikų komentarų lyginant su kitomis serijos dalimis.
Eleştirmenler şarkıyı olumlu karşıladı.Kritikai dainą įvertino teigiamai.
Birkaç eleştirmen tarafından "2003 - Yılın Oyunu" ödülünü kazandı.2003 m. „Call of Duty“ pelnė „Metų žaidimo apdovanojimą“ iš kelių kritikų svetainių.
1959) Amerikalı film eleştirmeni.1954 m. Nacionalinė kino kritikų taryba.
Albüm, eleştirmenlerden iyi notlar alsa da, hayranlar tarafından çok beğenilmemiştir.Albumas, kurį kritikai pripažino nevykusiu, publikai patiko.
Karanlık Gölgeler eleştirmenlerden karışık yorumlar aldı."Öö varjud" sai kriitikutelt lahknevaid arvamusi.
Eleştirmenlerin filme tepkisi genellikle ortalama ve olumlu arasındaydı.Kriitikud on filmi hinnanud üldiselt keskpäraseks või kergelt positiivseks.
Eleştirmenler filmdeki üç ana oyuncuyu övmüş, çoğunlukla Watson'ın performansını ayrıca takdir etmişlerdir.Kriitikud kiitsid kolme peategelase näitlejasooritusi ning Watsoni etteastet toodi tihti eraldi esile.
Film eleştirmenler tarafından pek iyi eleştiriler almadı.Kummalegi filmile ei andnud kriitikud head hinnangut.
Eleştirmenlerin 86% kadar büyük bir bölümü filme iyi tepkilerini gösterdiler.Veebilehel PostTrak andsid vaatajad filmile üldiselt hea hinnangu 88%.
Albüm, eleştirmenlerin övgüsünü alır.Plaat äratas kriitikute tähelepanu.
Ardından Metacafe eleştirmenleri tarafından 18 yaş sınırına göre filtre edilirler.Diagnoosimisel kasutatakse kuni 18-aastaste laste jälgimise juhendit.
Uluslararası Eleştirmenler Haftası.Ülevaade üleriigilisest KÕ nädalast.
Eleştirmenler filmin diğer görünüşüne de dikkat çektiler.Kriitikute arvamused filmi suhtes lahknesid.
Gazetecilik ve tiyatro eleştirmenliği yapmıştır.Ajakirjandus ja kriitikud tegid teose maatasa.
Oyun eleştirmenlerden çoğunlukla olumlu eleştiriler ile karşılandı.Mäng võeti üldiselt kriitikute poolt hästi vastu.
Avrupa ve Akdeniz Film Eleştirmenleri Federasyonu (FEDEORA) tarafından desteklenmektedir.APSA väljaandmist toetavad UNESCO ja Rahvusvaheline Filmiprodutsentide Liitude Föderatsioon (FIAPF).
Eleştirmenler film hakkında olumsuz görüşlerde bulunmuştur.Kriitikute arvamused filmi kohta olid vastukäivad.
Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti.Kriitikud pidasid tema filme primitiivseteks ja sisututeks ning nalju maitsetuteks.
Albüm eleştirmenlerden "karışık veya ortalama" yorumlar aldı.Kriitikud andsid enamasti "neutraalseid või keskmisi hinnanguid".
Oyun birçok eleştirmen tarafından olumlu not aldı ve birçok ödül kazandı.Film on pälvinud kriitikute sooja vastuvõtu ja võitnud mitmeid auhindu.
Eleştirmenler bunun Belşazzar olduğunu kabul ettiler.Piirajad arvasid, et see on alistumismärguanne.
Acımasız bir Edebiyat eleştirmenidir.Kirjaoskuse puudumine on kirjaoskamatus.
Eser hem eleştirmenlerin hem de kamuoyunun ilgisini çekti.Projekt pälvis nii publiku kui kriitikute tähelepanu.
Aynı zamanda kompozitörlük de yapan bir müzikolog ve eleştirmendi.Ta tegutses ka muusika- ja teatrikriitikuna.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.De most jön a műkritikus.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Ensuite le critique d'art s'approche.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Hier komt de kunstcriticus.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Jetzt der Kunstkritiker.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Ma ecco che entra in scena il critico d'arte.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Mas aí vem os críticos de arte.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Nhưng cũng có những phê bình nghệ thuật.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor. Of, gerçekten harikaydı.근데 예술 비평가들이 돌격을 하네요. 오, 그것도 꽤 좋았어요.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor. Of, gerçekten harikaydı.אבל כאן מגיע מבקר האמנות. הו, זה היה פנטסטי.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor. Of, gerçekten harikaydı.ولكن هنا يأتي الناقد الفني. أوه، هذا كان مذهلا .
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor. Of, gerçekten harikaydı.まずは 『ガーディアン』の ジョナサン・ジョーンズ
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Y entonces llega el crítico de arte.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Αλλά ως κριτικός τέχνης.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Але потім прийшли мистецтвознавці.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Но вот приходит культурный критик.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Aber ich verstand, wonach mein Kritiker suchte.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Ale pochopila jsem, co můj kritik hledal.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Dar am înţeles ce căuta acel critic.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.De tudtam, hogy a kritikusom mit akart mondani.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.하지만 전 그 비평가가 찾고자 한 게 뭔지 알았어요.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Maar ik begreep waar mijn recensent naar zocht.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Ma compresi quello che il critico intendeva.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Mais j'ai compris que ce critique recherchait.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Pero entendí lo que el crítico buscaba.