eleştiriler ile cümle
eleştiriler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Tüm popüleritesine rağmen, içerdiği aşırı şiddet Tom ve Jerry'nin eleştirilere maruz kalmasına neden oldu.Mesmo tendo feito praticamente tudo sozinha, deixou que Tom e Jerry levassem todo o crédito.
Abasıyanık'a gelen en önemli eleştirilerden biri de dilinin savruk olduğu yönündedir.Um dos traços mais notáveis de nossa cultura é que se fala tanta merda.
Şarkının video klibi genel olarak olumlu eleştiriler aldı.O vídeo, como conteúdo lírico da canção, recebeu recepção crítica muito positiva.
Ölümünün ardından kendisi ve ailesi sert politik eleştirilere maruz kaldı.Após uma investigação, ele e seu irmão foram inocentados.
Ne var ki bu çalışmanın sonuçları deneysel yöntemdeki hatalar sebebiyle ciddi eleştiriler almıştır.Mas, houve insatisfação com os resultados, por causa das limitações nos experimentos.
Film başlangıçta karışık eleştiriler aldı.As filmagens receberam críticas desde o início.
"A Sky Full of Stars" yayımlanmasının ardından olumlu eleştiriler almdı."A Sky Full of Stars" foi recebida com uma recepção positiva com relação à sua divulgação.
İlk albümünü çıkardıktan sonra Atlantik'in her iki yakasında önemli eleştiriler aldı.Com o seu desempenho, ele ficou famoso nos dois lados do Atlântico.
Pym genel olarak mutlakiyet rejimine yönelik eleştirilerini parlamentoda dile getiriyordu.Em seu resumo, o relatório continha críticas em relação ao IPCC.
Bütün başarılarına rağmen De Gaulle, Fransa içinde ağır eleştirilere maruz kalıyordu.Liderados por Luís, os cruzados fizeram uma procissão prolongada pela França.
Albüm hakkındaki eleştiriler genellikle olumluydu.A recepção da crítica para o álbum foi geralmente positiva.
2003 yılında çıkardıkları albüm olumlu eleştiriler aldı.O álbum foi gravado em 1992 e recebeu críticas positivas.
Kitap iyi eleştiriler aldı.Wel ontving het boek goede kritieken.
Ama eleştiriler karışıktı.De kritieken waren gemengd.
Bunun yanında, pozitif eleştiriler de vardır.Toch zijn er ook positieve kritieken.
Şov üç ay sürdü ve Hepburn olumlu eleştiriler aldı.Het toneelstuk werd goed ontvangen en leverde Hepburn positieve kritieken op.
Ölümünün ardından kendisi ve ailesi sert politik eleştirilere maruz kaldı.Na de bevrijding werden ook zijn vrouw en kinderen zwaar aangepakt.
Dizi yayınlamaya başladığı günden itibaren sosyal medyada olumlu eleştiriler almaya başlamıştır.De serie ontvangt al sinds de start uiteenlopende kritieken op sociale media.
"İnceleme ve Eleştiriler".Overlevering en kritiek.
Performansı ve film olumlu eleştiriler aldı.De film, en zijn prestaties, ontvingen positieve recensies.
Bu toplantı Merkez Komite genel kurul toplantısında kendisine yönelen büyük eleştirilerin ana sebebi olacaktı.Belangrijke zaken op gebied van buitenlandse betrekkingen werden eerst beslist door deze algemene vergadering.
Bu eleştirilerin sonucu ortaya çıkan eser Kutsal Aile, 1845 yılında yayımlandı.De resultaten van het onderzoek werden in 1845 gepubliceerd.
Perrault, eserinde bu tepkileri ele aldı ve eleştirilere yanıt vermeye çalıştı.Guerrero gaf hun daar advies en leverde kritiek.
Önceki albümünün aldığı eleştirilerin ardından Snoop, bu albümde yeniden Dr. Dre ile çalıştı.Ook op latere cd's lachte hij met Dr. Dre.
Albüm, aradan yıllar geçmesine rağmen halen olumlu eleştiriler almaktadır.Het album was commercieel geen succes, maar kreeg in de loop van de jaren wel veel positieve kritieken.
Haftalık sinema eleştirileri yazdı.Verder schrijft hij maandelijks een filmkritiek in het blad Cinema.
Prodüksiyon hem iyi hem kötü eleştiriler aldı.Het heeft zowel goede als slechte kritiek ontvangen in de gemeenschap.
Buna rağmen tüm eleştiriler olumlu yönde değildi.Niet alle recensies waren echter gunstig.
Diğer taraftan bazı olumsuz eleştiriler de vardı.Toch waren er ook negatieve kritieken.
Zaman zaman ise toplumsal eleştirilerde bulundu.Zij leverden soms ook commentaar op maatschappelijke gebeurtenissen.
Eleştiriler çok haksız.Deze kritiek is echter onterecht.
Bu kanun aynı zamanda ifade özgürlüğü konusunda eleştirilere de maruz kalmıştır.De wetgever geeft echter binnen de eerder genoemde vrijheden de gewetensvrijheid wel volledig mee.
1990'lı yıllarda büro iki olay nedeniyle gündeme geldi ve olumsuz eleştiriler aldı.In de jaren zestig werden de laatstgenoemde twee lijnen opgeheven wegens tegenvallend resultaat.
Parti içinde de yönetime karşı eleştiriler vardı.Ook binnen de partij zelf was er kritiek op het meldpunt.
Avrupa'da bu karar çok büyük eleştirilere sebep oldu.Op dat vonnis heeft de EU felle kritiek geuit.
Hakkında çok iyi eleştiriler çıkmaya başladı.Het kreeg goede kritieken.
Film çok güzel eleştiriler toplamıştı.De film kreeg goede kritieken.
Dziga Vertov üzerine sinema eleştirileri yaptı.Dziga Vertov experimenteerde veel met filmmontage.
Japonya'daki eleştirmenler suskunken, film yurt dışında iyi eleştiriler aldı.De reactie in Amerika was in het algemeen positief, terwijl er in Japan veel kritiek op het boek werd gegeven.
Varoluşundan beri feminizm birçok yönden eleştirilere maruz kalmıştır.De stroming heeft sinds haar opkomst blootgestaan aan kritiek uit diverse hoeken van de samenleving.
Albüm hakkındaki eleştiriler olumsuzdu.De recensies van dit album waren niet slecht.
Resident Evil 7 genel olarak olumlu eleştiriler almıştır.De recensies voor Resident Evil 5 waren over het algemeen positief.
Bu dönemde yazılarında II. Abdülhamit'e ağır eleştirilerde bulundu.Volgens geschriften uit die tijd zou Bernhard II zeer dapper gevochten hebben.
Albüm çok iyi bir satış yaptı ve olumlu eleştiriler aldı.Album sprzedał się bardzo dobrze i zebrał pozytywne recenzje.
Albüm The New York Times ve Rolling Stonedan olumlu eleştiriler almıştır.Album zdobył uznanie ze strony The New York Times i Rolling Stone oraz innych magazynów.
Modern Warfare, birçok kurum tarafından olumlu eleştiriler aldı.Modern Warfare została pozytywnie przyjęta przez wielu krytyków.
Devam oyunu 2015 yılında yapılan E3 2015 oyun tanıtımları ve eleştirileri etkinliğinde tanıtıldı.Gra została zapowiedziana podczas targów elektronicznej rozrywki E3 2015.
Nantucketlı Arthur Gordon Pym'in Öyküsü hakkında yayımlandığı dönemde çıkan eleştiriler genelde olumsuzdu.Ówczesne recenzje Przygód Artura Gordona Pyma były generalnie nieprzychylne.
Ayrıca keşişlikle ilgili eleştirilerini açıkça dile getirmiştir.On jednak krytycznie wyrażał się o umiejętnościach mnichów.
Dışarıdan da eleştiriler vardır.Jest również wychodek na zewnątrz.
Buna rağmen tüm eleştiriler olumlu yönde değildi.Jednak nie wszystkie z tych zastosowań były pozycyjne.
Kendisi bu yönü hakkında çeşitli eleştirilere de maruz kaldı.W podobny sposób przebiegała jego krytyka innych dowodów.
Dergide çeşitli şiirler, kitap eleştirileri ve öyküler yayımlamıştır.Tam opublikował on kilka wierszy, recenzji książek, krytyk i historii.
Ama eleştiriler karışıktı.Krytyka była podzielona.
Eleştirileri geniş kapsamlı ve ekşiydi.Jego Kazanie pożegnalne było poważne i stonowane.
Film çok güzel eleştiriler toplamıştı.Film zbierał pochlebne recenzje.
Ölümcül Oyuncaklar: Kemikler Şehri negatif eleştiriler aldı.Krytycy przyznali Piekłu miasta negatywne recenzje.
Aynı zamanda eleştiriler de olumluydu.Także opinie krytyków były przychylne.
Abasıyanık'a gelen en önemli eleştirilerden biri de dilinin savruk olduğu yönündedir.Najważniejszym językiem, z którego pochodzą hinduizmy jest sanskryt.
Film olumlu eleştiriler aldı ve Jolie birçok övgü aldı.Film w przeważającej mierze zebrał dobre recenzje, a kreacja Jolie była szczególnie chwalona.
İlgili Sayfalar