Ana içeriğe geç
Sözlük

eleştiri ile cümle

eleştiri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Eleştiriler çok haksız.De blev behandlet uretfærdigt.
Eleştirmenlerden, özensiz deyişleri nedeniyle zaman zaman eleştiri aldı.Som kritiker var han berygtet på grund af en sønderlemmende kritik af bl.a.
Proust, Samuel Beckett, Çeviri: Cemal Ener, Metis Eleştiri, Mayıs 2001Samuel Beckett: Proust, 1999.
“Feminist Sanat Eleştirisi.”Sanat Eleştirisi, bölüm."KUNSTsektionen inviterer til omvisningsarrangement på Sophienholm". kunstsektionen.dk.
Bu düşünce deneyi çok çeşitli tepkilere yol açmış ve çeşitli filozoflarca eleştirilmiştir.Uenighed om hvad eksperimentel filosofi kan opnå er udbredt, og adskillige filosoffer har fremsat kritik.
Bu eleştirilerden biri de, içgözlemin tanımına ilişkindir.Ganske kort fortalt handler det simpelthen om at fokusere på åndedrættet.
Parti sıklıkla bölgedeki ABD politikalarını eleştirir.Hun medvirker ofte ved folk-festivaler i USA.
Bir kısım tarafından ağır eleştirilere maruz kaldı.Afgørelsen mødte hård kritik fra flere sider.
Albüm her ne kadar olumlu eleştiriler alsa da, Knowles'ın olaya yakın dahiliyeti eleştirildi.Filmen fik blandede anmeldelser, men mange kritikere har udtalt sig meget positivt om Dunsts præstation.
Aslında, bu tür bir çabanın varlığı durumunda ciddi eleştırılere maruz kalabilirdik.Vi ville stå overfor en generalstrejke hvis vi foreslog noget sådant.
ORDO aynı zamanda kitap eleştirileri de içerir.Roosmann har også indlæst lydbøger.
Bu olgu karşısında feminist eleştiri daima bir dil eleştirisidir.I almindelig sprogbrug ligestilles kritik ofte med negativ kritik.
Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de vardır.Han har også digte, hvor han kritiserer natur, sociale begivenheder, religion og politik.
Bu bazı taraftarları endişelendirdi ve, Martin bu hareketi sonrası eleştirilmeye başlandı.Dette bekymret noen supportere, og Martin ble til å begynne med kritisert for handelen.
Emek fazlası, Karl Marx`ın politik ekonomiyi eleştirisinde kullandığı bir kavramdır.Overskuddsverdi er et begrep brukt av Karl Marx i hans kritikk av politisk økonomi.
Film eleştirisi filmlerin analiz ve değerlendirmesidir.Filmkritikk er analyse og evaluering av filmer og filmmediet.
Eleştiri yorumları olumluydı ve Original Sin, Larian'ı bugüne kadarki en yüksek puanlı oyunu yaptı.Kritikerne var fornøyde, og Original Sin ble Larians mest kritikerroste spill.
Yeşil, Sarı ve Kırmızı renklerini eleştirinin kararı olarak belirtilir.Fargene grønn, gul og rød brukes for å vise kritikerens mening.
Bu film de bundan önceki filmleri gibi iyi eleştiriler toplamadı.Denne filmen fikk imidlertid ikke så god kritikk som de to første.
Wright, eserlerinde şiddete odaklandığı için eleştirildi.Wright ble kritisert for hans konsentrasjon på vold og brutalitet.
Bunun yanında, pozitif eleştiriler de vardır.Den har også fått jevnt over gode kritikker.
Albümdeki sözler eleştiriler topladı ve tartışmalara yol açtı.Sangtekstene på albumet fikk kritikk og skapte noe kontrovers.
Film, Amerikan sağlık sisteminin eleştirisini yapmaktadır.Dette utgjør filmens kritiske undersøkelse av USAs utenrikspolitikk.
Bu karar birçok insan hakları örgütü tarafından eleştirildi.Beslutningen om å komme med denne loven ble kritisert av Human Rights Watch.
2010'un Ocak ayında pilot bölüm senaryosuna yapılan bir eleştiri oldukça dikkat çekti.Mange konservative kommentatorer reagerte i oktober 2009 kritisk til utkastet til avtale.
Lassie başlangıçta iyi eleştiriler aldı ve ilk yıllarında iki Emmy ödülü kazandı.Dexter har fått betydelig god kritikk og vant tidlig to Emmyer.
Hegel'in Hukuk Felsefesinin Eleştirisi.Kritikk av Heideggers filosofi.
Bu karar eleştirildi.Dette ble kritisert.
Brisingr birçok eleştiri almıştır.Ingemann ble siden møtt med en del kritikk.
Bu eserde Marx'ın önemli eleştirilerinden biri Hegel'in diyalektik argümanlarının soyutlama ile başlamasıdır.En av Marx' viktigste innvendinger var at så mange av Hegels dialektiske argumenter begynner i abstraksjoner.
Çalışmayla ilgili pek çok olumlu eleştiri geldi.Hun fikk gjennomgående god kritikk for arbeidet.
Bu öneri şiddetle eleştirildi.Men systemet ble allikevel kraftig kritisert.
Battlefield 2 olumlu yönde eleştiriler aldı.Battlefield 4 fikk positiv kritikk.
Bir yandan da eleştirilere neden oldu.Dette utløste endel kritikk.
Harris filmdeki rolüyle ilgili olumlu eleştiriler aldı.Foster fikk god kritikk for rolletolkningen i filmen.
Övgü ya da eleştiriler karşısında tepkisiz kalırlar.Verken ros eller kritikk synes å påvirke dem.
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)Rekvirere en utpantingsforretning (juridisk sammenheng).
Cage, son yıllarda seçimi nedeniyle şiddetle eleştirildi, bazıları evrensel olarak panellendi.Likevel har BBC ofte blitt kritisert i de siste årene på grunn av pengene de tjener på Worldwide.
Bir de; olumsuz eleştiri mutlaka olacaktır, olmalıdır.I stedet er det en aversjon (sterk misliking).
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Det virket ikke som om noen grad av sensur, bøter, fengslinger eller bannlysning kunne stagge kritikken.
2006 tarihli "Living With War", Irak Savaşı'na ve Amerikan Hükümeti'ne ağır eleştiriler içerir.I 2006 ga Young ut albumet Living With War, med sterk kritikk av president Bush og krigen i Irak.
"Look What You Made Me Do" müzik eleştirmenlerinden karışık eleştiriler aldı.Enjoy Yourself mottatt blandede anmeldelser fra musikk kritikere.
Aksine kişilere ve topluma yönelttiği eleştiriler sempatik ve komiktir.Tekstene er i hovedsak samfunnskritiske og humoristiske.
Bu kanun aynı zamanda ifade özgürlüğü konusunda eleştirilere de maruz kalmıştır.Det er også visse unntak av hensyn til ytringsfriheten.
Mackay’ın açıklanamayan çılgınlık nitelemesi 1980’lere kadar eleştirilmedi ve incelenmedi.Mackays teori om en uforklarlig mani var ubestridt, og stort sett ikke undersøkt, frem til 1980-tallet.
Yargı düzenine bir eleştiridir.Dommeravgjørelsen var en skandale.
Komünist Parti'sinin eleştirileri üzerine dergi 1949 yılında kapandı.Denne ble etter kommunistenes maktovertakelse avskaffet i 1949.
Ama eleştiriler karışıktı.Den fikk blandet kritikk.
Bir diğer eleştirilen konu ise yabancı transferlerindeki problemlerdi.Forholdet til utlandet var et av problemene som blei reist.
Bu seçilen eleştirilerin ortak yanı Amerikalı Sineması'ndan söz ediyor olmalarıdır.Filmen har mottatt blandede kritikker fra amerikanske filmanmeldere.
Çatışmaların tüm tarafları, çok sayıda insan hakları ihlalleri işledikleri için eleştirilmektedir.Konflikten er vidt kjent for flere brudd på menneskerettighetene.
Albümün kendisi, Witness, 9 Haziran 2017'de yayımlandı ve eleştirmenlerden karışık eleştiriler aldı.Albumet ble utgitt i oktober 1989, og fikk blandede kritikker.
Empire Earth, genel olarak olumlu eleştiriler topladı.Star Wars: Empire at War fikk generelt gode anmeldelser.
Dört yıl opera ve bale üzerine eleştiri yazıları yazdı.Krøvel var også formann i Kritikerlaget for teater, musikk og ballett i fire år.
Film, Cannes Film Festivali'nde gösterildi ve olumlu eleştiriler aldı.Filmen var avslutningsfilm for filmfestivalen i Cannes i 1999, og den fikk god kritikk.
Zaman geçtikçe çoklukla eleştirilen bir sanatçı oldu.Han ble en uberegnelig og til tider selvdestruktiv artist.
Bölüm hakkında medyada çıkan eleştiriler olumlu yöndeydi.Vinklingen i avisreportasjene var overveiende positiv.
Eleştiriler, romanlar ve denemeler yazdı.Han har skrevet romaner, noveller og essayer.
Hakkında çok iyi eleştiriler çıkmaya başladı.Den fikk jevnt gode kritikker.
Eleştirileri geniş kapsamlı ve ekşiydi.Hans Stemme var temmelig svag og klangløs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod