Her zaman beni eleştiriyorsun.You're always criticizing me!
Müzisyenler genellikle eleştiriye duyarlıdır.Musicians are usually sensitive to criticism.
Çoğu yazar eleştirilere karşı hassastır.Most writers are sensitive to criticism.
The New York Times onun galerisini her zaman eleştirir.The New York Times reviews her gallery all the time.
Birçok yazar eleştirilmekten nefret eder.Most writers hate being criticized.
Yönetici eleştiriye duyarlıdır.The director is sensitive to criticism.
Film olumlu eleştiriler aldı.The film received favourable criticism.
Film karışık eleştiriler aldı.The movie received mixed reviews.
Bu derginin editörü ve yayıncısı bazı okuyucular tarafından eleştirildi.The editor and publisher of this magazine was criticized by some readers.
Senin oyununla ilgili olumlu eleştiriler gelecek basımda görünecek.A favorable review of your play will appear in the next issue.
Kitabı eleştiri ışığında okudum.I read the book in the light of criticism.
Hükümetin politikası muhalefet partisi tarafından eleştirildi.The policy of the government was criticized by the opposition party.
Onun kitabı eleştiri konusu haline geldi.His book became an object of criticism.
Onun eleştirileri Japon hükümetine yönelikti.His criticisms were aimed at the Japanese government.
O oyun hakkında birkaç eleştiri yazdı.He has written several criticisms of that play.
Ağır eleştiriye maruz kaldı.He was subjected to severe criticism.
O eleştiriye duyarlıdır.He is sensitive to criticism.
Eleştiriye çok duyarlı.He is very sensitive to criticism.
Birbirlerini eleştiriyorlardı.They were criticizing each other.
O, performansı ile ilgili eleştiri alma hakkında endişeli.She was apprehensive about receiving criticism of her performance.
O, eleştirilmeye karşı her zaman dayanıklıdır.She is always immune to criticism.
Eleştiriye karşı çok duyarlıdır.She is very sensitive to criticism.
O daima dikkatsiz sürücüleri eleştiriyor.She is always critical of reckless drivers.
O, anne ve babası dışında herkesten eleştiri kabul eder.She accepts criticism from anyone but her parents.
Eleştiriye karşı çok duyarlı olma.Don't be too sensitive to criticism.
Haksız eleştirine karşı kızgınlık hissediyorum.I feel resentment against your unwarranted criticism.
Hükümet her yönden eleştiriliyor.The government is being criticized from all sides.
Böyle tartışmalı bir görüşü dile getirdiği için eleştirildi.He was criticized for voicing such a controversial opinion.
Aktörün performansının eleştirisi adildi.The criticism of the actor's performance was just.
Patron eleştirisiyle işçilere işkence yaptı.The boss tortured the workers with his criticism.
Teşvik paketi ağır biçimde eleştirildi.The stimulus package was heavily criticised.
O, vergileri artırdığı için eleştirildi.He was criticized for raising taxes.
Bu yönetmen eleştiriye duyarsız değil.This director is not insensitive to criticism.
Demokrasinin ölçüsü eleştiri özgürlüğüdür.The test of democracy is freedom of criticism.
O her şeyi eleştirir.He criticizes everything.
Tom eleştiriye çok açık değil.Tom isn't very open to criticism.
Tom iyi eleştiri almaz.Tom doesn't take criticism well.
Tom eleştiriye açık değildir.Tom doesn't take criticism well.
Eleştiriler krizi çözmez.Critics do not solve the crisis.
O sürekli diğer insanları eleştirir.He constantly criticizes other people.
Profesör, öğrencileri tarafından eleştirildi.The professor was criticized by the students.
Tom eleştirilmeyi sevmiyor.Tom doesn't like being criticized.
Beni eleştiriyor musun?Are you picking on me?
Kızlar tekrar birbirlerini eleştiriyor.The girls are picking on each other again.
Senin eleştirin adil değil.Your criticism is unfair.
Bu kadar eleştirici olmayın.Don't be so critical.
Kendini bir sürü eleştiriye maruz bırakıyorsun.You're exposing yourself to a lot of criticism.
Felsefe, kozmolojilerin eleştirisidir.Philosophy is the critic of cosmologies.
Daha fazla yapmadığım için eleştiriliyorum.I'm being criticized for not doing more.
O, eleştirilmeye karşı her zaman bağışıktır.He is always immune to criticism.
Sen eleştirildin.You were criticized.
Hiç kimse işinin eleştirildiğini duymak istemez.No one likes to hear their work criticised.
Kızlar birbirini eleştirir.Girls criticize each other.
Tom her zaman Mary'yi eleştiriyor ve onu başkası sanıyor.Tom's always criticizing Mary and putting her down.
Onun eleştirisi tamamen yersizdi.His critique was totally inappropriate.
Onun eleştirisi tamamen uygunsuzdu.Her critique was totally inappropriate.
Senin eleştirin çok insafsız.Your criticism is very unfair.
Ben bunu bir eleştiri olarak kastetmedim.I didn't mean that as a criticism.
Yapıcı eleştiri her zaman sıcak karşılamadır.Constructive criticism is always welcome.
Tom en ufak bir eleştiri izine kızar.Tom gets angry at the slightest hint of criticism.