Hedefi düşman gemisini ele geçirmek olan oyuncular için tavsiye edilir.攻撃 自機がターゲット指定している敵に攻撃を仕掛ける。
Amacı dünyayı ele geçirmektir.目的は世界を支配すること。
Bu tarihten itibaren Eflak'ı yeniden ele geçirme planları yaptı.今回あらためてtrfをプロデュースさせて頂くことが決まった時から出来ていた言葉。
Savaşa gitme nedeni sadece bir şeyleri ele geçirmek veya birilerini cezalandırmak olamaz.城中支うる者なかりしかば為信は戦わずして攻略すること得たり。
Güney Asya'yı ele geçirmek ve bir ticaret imparatorluğu kurmak ana amaçtır.任务是征服东印度,建立贸易帝国。
O dönem Kars'ı da ele geçirmek isteyen kuvvetler sadece Divin'i almışlardı.不久後嚴白虎又被孫策擊敗,兩人只得投奔在餘杭的許昭。
Bu genişleme Galya'lıların Roma'yı ele geçirmelerini kolaylaştıracaktı.这次扩张使得高卢人侵略罗马变得容易。
Çoğu oyunda, Crash Cortex'i yenip dünyayı ele geçirme planlarını önlemektedir. ^ "".在大多數系列作劇情中,Crash必須擊敗Cortex博士並摧毀其征服世界的計畫。
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.他的夢想是征服全世界。
Ele geçirme başarısız olur.任敵來攻,定不得逞。
1647 yılında orduyu ele geçirmek için Cromwell'e karşı ayaklandılar.1647年,隆武帝為清兵所破。
Çoğu oyunda, Crash Cortex'i yenip dünyayı ele geçirme planlarını önlemektedir. ^ "".대부분의 게임에서 크래쉬는 코텍스를 무찌르며 전세계를 지배하려는 그의 계획을 좌절시킨다.
O dönem Kars'ı da ele geçirmek isteyen kuvvetler sadece Divin'i almışlardı.이 후 당일, 사쓰마군은 전군을 양쪽으로 나누어 시하라(椎原)를 넘어 히토요시 분지로 퇴각했다.
Amacı ürettiği robotlarla dünyayı ele geçirmektir.자기가 만든 로봇으로 세계를 정복하려는 야망에 불타고 있다.
Gümüştegin’in en büyük hedefi, Malatya’yı ele geçirmekti.윌버포스의 주요 임무는 쥐를 잡는 것이었다.
Haberleşmeyi ele geçirme günümüzde önemli hale gelmiştir.멤버들은 이 사실을 이날 방송을 통해 알게되어 매우 놀라워했다.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.그들은 돈은 살기 위해서 있는 것이 아니라 저금하는 것이라고 말했다.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.לאופולד פעל במהירות וכבש מחדש את ארצות השפלה האוסטריות.
Kuşatma, bölgedeki son direniş noktasını ele geçirmek amacıyla yapılmıştır.כיבוש המתחם עצמו נועד לשלב הבא של המבצע.
Yeni görevi Stalingrad'ı ele geçirmekti.משימתו זכתה להוקרתו של סטלין.
Boemondo uzaktayken, Aleksios Antakya ve Kilikya'nın şehirlerini yeniden ele geçirmek için bir ordu gönderdi.בעוד בוהמון שוהה במערב אירופה, שלח אלכסיוס צבא כדי לתפוס את אנטיוכיה ואת העיר קיליקיה.
Gümüştegin’in en büyük hedefi, Malatya’yı ele geçirmekti.מעריצה הגדול ביותר הוא תום, המנסה לכבוש את לבה.
"Hikaye Ele Geçirme Sanatı, s.הסיפור המקראי על כיבוש הארץ (תשט"ו).
Bu çerçevede, 31 Temmuz'da Ordu Saarbrücken'i ele geçirmek için Saar Nehri'nden ileriye doğru yürüdü.Поради това на 31 юли армията се отправя към река Саар, за да превземе Саарбрюкен.
2. hanlık seviyesinden itibaren hanlıklar, kale kuşatmasına katılıp kaleyi ele geçirmek için savaşabilirler.На тях ще им се наложи да щурмуват втория пръстен, за да успеят да превземат замъка.
Hesse, Nasyonal Sosyalistlerin Almanya’da iktidarı ele geçirmelerini büyük bir endişeyle izledi.Хесе наблюдава със загриженост вземането на властта в Германия от националсоциалистите.
Ekim 1922'de faşistlerin iktidarı ele geçirmek için Roma'ya düzenledikleri yürüyüşe katıldı.1922 г. – Предприет е поход на фашистите към Рим.
Bu ele geçirme sırasında şehir sakinlerinden gelen savunma, kanlı bir şekilde bastırılmıştır.Въпреки храбрата защита градът е бил превзет.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Нашето дело е да помагаме, а не да взимаме.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.1799 г. – Наполеон напуска Египет и се завръща във Франция.
Amacı burada eğlence ve kumar sektörünü ele geçirmektir.Марката е съсредоточена в хазартния и развлекателния бизнес.
Sonra her biri onu tek başına ele geçirmek için diğerleri ile kavgaya tutuşurlar.Всеки от тях се стреми да надхитри другия и да заграби всичко за себе си.
Drakula dünyayı ele geçirmek için planlar yapar.Drakken želi osvojiti svijet.
Mühendisler düşman binalarını ele geçirmek için kullanılır.Rampe su korištene kako bi se premostile neprijateljske zidine.
Kuzey Mezopotemya'yi ele geçirmek için Abbâsî ordusu ikiye bölündü.Pokorio je sjevernu Mezopotamiju.
Amaç dağın tepesini ele geçirmek ve korumaktır.Propagirao je Žumberačku goru i njezinu zaštitu.
Fakat ağır basan hedef, Berlin'i ele geçirmekti.Krajnji cilj blokade bilo je sovjetsko preuzimanje kontrole nad cijelim Berlinom.
"Hikaye Ele Geçirme Sanatı, s.Tajna Meštrovićeve umjetnosti, sv.
Obsedörler avlarını ele geçirmek için her yola başvururlar ve çeşitli taktikler kullanırlar.Odlični su lovci i primjenjuju razne taktike kako bi došli do plijena.
Ancak Çin’i gerçekten istila etmek için Pekin’i ele geçirmek gerekiyordu.Naime, trebao je mijenjati Arthura Numana zbog isključenja protiv Argentine.
Bu amacı gerçekleştirmeleri için Afganistan'ı ele geçirmeleri gerekiyordu.Mostom k dosiahnutiu tohto cieľa mala byť Kórea.
Cromwell bu yüzden önemli liman kentlerini hızla ele geçirmek için saldırı planları yapıyordu.Pri izlivu Tibere je načrtoval gradnjo večjih pristaniških nasipov.
İdari ve adli yargıyı ele geçirmek.Pravica do sproženja in vodenja sodnega postopka.
Amaçları: Tüm kıtanın kontrolünü ele geçirmek ve Metin Taşlarının artan gücünü engellemek.Skrbi za red na le-teh in odstranjuje sporne teme.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Toda Avstrijci so Bratislavo ponovno zavzeli.
Bu üçü içerisinde sadece Epir ve İznik Konstantinopolis'i tekrar ele geçirme fırsatları elde etti.Iš šių trijų tik Nikėja ir Epyras turėjo gerus šansus atgauti Konstantinopolį.
Ele geçirme başarısız olur.Jo iššifruoti nėra pavykę.
İkizlerin tahtı yeniden ele geçirmelerinden korkan yeni kral, Romulus ve Remus'un boğdurulmasını emretti.Naujasis karalius bijojo, kad Romulas ir Remas susigrąžins sostą, todėl įsakė juos nuskandinti.
Haberleşmeyi ele geçirme günümüzde önemli hale gelmiştir.Šiais laikais labai svarbus veiksnys – atakavimas naktį.
"Hikaye Ele Geçirme Sanatı, s.Dirbdamas ties paveikslu „Mistinės Šv.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.1799 – Napoleon asus Egiptusest teele Prantsusmaal võimu haarama.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Leopold II läks kiiresti Austria Madalmaid tagasi vallutama.
Bu üçü içerisinde sadece Epir ve İznik Konstantinopolis'i tekrar ele geçirme fırsatları elde etti.Neist kolmest olid Epeirosel ja Nikaial parimad võimalused Konstantinoopolis võimu taastamiseks.
Burada onu öldürüp, mirası ele geçirmek istemişlerdir.Elanikke hakati tapma ja nende vara röövima.
Kızıl Ordu, kasabayı ele geçirmek için bir dizi karşı taarruz başlatmıştır.Punaarmee loobub linna vallutamisest.
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Tra il 1966 e il 1990, gli interessi di Stati Uniti e Russia si scontrarono per il controllo del mio paese.
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Từ năm 1966 đến 1990, chính phủ Mỹ và Xô Viết tranh chấp để chiếm giữ đất nước chúng tôi
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Tussen 1966 en 1990 wedijverden de VS en de Sovjets met elkaar om de controle over mijn land.
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Между 1966-а и 1990-а интересите на САЩ и Съветите се бореха за контрол над страната ми.
1999 ve 2002 arasında, AB düzeyinde, hem LSD ele geçirmeleri (102) hem de ele) apreendidas