Sihirli boya kaleminizin ve silme eldiveninizin hazırda olduğundan emin olun.הקפידו לשמור את הצבעים שלכם בהישג יד, צבעי הווינקי דינק שלכם ואת כפפת המחיקה שלכם,
Sihirli boya kaleminizin ve silme eldiveninizin hazırda olduğundan emin olun.تأكدوا من وجود أقلام التلوين لديكم ، أقلام الـ "وينكي دينك" وقفازات المسح،
Sihirli ekranınıza koyun ve silme eldiveniyle bu şekilde ovun.마법윈도우와 지우개 장갑을 꺼내어 이렇게 문지르세요.
Sihirli ekranınıza koyun ve silme eldiveniyle bu şekilde ovun.Magiczne okno, czyszcząca rękawiczka i pocieramy!
Sihirli ekranınıza koyun ve silme eldiveniyle bu şekilde ovun.Nehmt eure magischen Fenster und den Radierhandschuh und reibt es so aufeinander.
Sihirli ekranınıza koyun ve silme eldiveniyle bu şekilde ovun.Placez votre fenêtre magique et votre gant effaceur et frotter la comme ceci.
Sihirli ekranınıza koyun ve silme eldiveniyle bu şekilde ovun.Prendete la vostra finestra magica e il guanto cancellante e sfregate in questo modo.
Sihirli ekranınıza koyun ve silme eldiveniyle bu şekilde ovun.Saca tu ventana mágica y tu guante de borrar y frota de esta manera.
Sihirli ekranınıza koyun ve silme eldiveniyle bu şekilde ovun.Scoateţi fereastra magică şi mănuşa de ştergere şi frecaţi aşa
Sihirli ekranınıza koyun ve silme eldiveniyle bu şekilde ovun.Возьмите волшебное окошко и очищающую перчатку, потрите его.
Sihirli ekranınıza koyun ve silme eldiveniyle bu şekilde ovun.Сега потрийте вълшебния си прозорец с изтриващата ръкавица.
Sihirli ekranınıza koyun ve silme eldiveniyle bu şekilde ovun.הוצא את חלון הקסם שלך,ואת כפפת המחיקה, ושפשף את זה ככה.
Sihirli ekranınıza koyun ve silme eldiveniyle bu şekilde ovun.ضعوا الشاشة السحرية و أفركوا بقفازات الماسح عليها هكذا.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Aguantando insultos en medio de la muchedumbre hostil, algunos usaban cascos de motocicletas para protegerse.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Chạy giữa đám đông giận giữ với đôi găng sắt, và một vài người đội mũ bảo hiểm để tránh thương tích.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Dengan selangnya mereka berlari menerobos kerumunan dan beberapa memakai helm untuk mencegah cedera.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Ei s-au expus mulțimii ostile, purtând căști de motociclism ca să nu fie răniți.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Fonçant à travers une foule hostile, certains portant des casques de moto pour éviter les blessures.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.적의에 찬 군중들의 집중 공격을 받았기 때문에, 몇몇은 부상을 막기 위해 오토바이용 헬멧을 썼습니다.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Manoeuvrerend tussen vijandige menigten, sommigen motorhelmen dragend ter bescherming.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Przedzierali się przez wrogi tłum, a niektórzy nosili kaski by uchronić się przed obrażeniami.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Vesszőfutás az erőszakos tömegben, néhányuk bukósisakot viselt a sérülések ellen.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Чтобы избежать ранений, они использовали толстые рукавицы и мотоциклетные шлемы.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.הם רצו בינות לקהל עוין, כשחלקם חובשים קסדות אופנוע כדי למנוע פגיעה בהם.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.أداروا العملية من خلال الحشود العدائية، وبعضهم يرتدي خوذة دراجة نارية لمنع الإصابة.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.何人かは防御用にバイクのヘルメットをかぶりました 現地の人の中には消防隊から無理矢理
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Adu-mi mănuşile mele acest moment!" Apoi a venit o bătaie mică a picioarelor pe scari.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Apportez-moi mes gants ce moment!" Puis vint une crépitant peu les pieds sur le escaliers.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Fetch me moje rokavice ta trenutek!" Potem je prišel malo pattering stopal na stopnicah.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler.'Fetch tôi găng tay của tôi thời điểm này! "Sau đó, đến một pattering ít chân cầu thang.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler.'Haal me mijn handschoenen dit moment!' Toen kwam er een beetje kletteren van de voeten op de trappen.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Hae minulle käsineet tällä hetkellä!" Sitten tuli pikku pattering ja jalat portaat.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Hämta mig mina handskar detta ögonblick!" Då kom en liten smattrande i fötterna på trappor.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Hent mig mine handsker dette øjeblik! 'Så kom der en lille pattering af fødder på trapper.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Hole mir meine Handschuhe diesem Moment!" Dann kam ein wenig Prasseln der Füße auf dem Treppe.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Hozz nekem kesztyűt ebben a pillanatban!" Aztán jött egy kis pattering láb a lépcsőn.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Kemudian datang bergegas sedikit kaki di tangga.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler.'나에게 지금이 순간 내 장갑을 가져와!'다음에 피트의 작은 pattering 왔어요 계단.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler.'Portami i guanti questo momento!' Poi venne un po 'di picchiettare i piedi per scale.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Prines mi rukavice tento okamih!" Potom prišiel trochu pattering nohou na schodov.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Przynieś mi moje rękawiczki tej chwili!" Potem przyszedł trochę bębniąc stóp na schodów.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Tráeme mis guantes de este momento!" Luego vino un ruidito de los pies sobre la escaleras.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Traze-me minhas luvas neste momento!" Então ouviu-se pouco os pés no escadas.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Φέρτε μου τα γάντια μου αυτή τη στιγμή!" Στη συνέχεια ήρθε λίγο pattering των ποδιών στο σκάλες.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Донеси ми ми ръкавици този момент!" Тогава дойде малко pattering на крака на стълбите.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Принеси мені мої рукавички цей момент!" Потім трохи тупіт ніг на сходів.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Принеси мне мои перчатки этот момент!" Потом немного топот ног на лестницы.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."תביא לי את הכפפות שלי ברגע זה!" ואז הגיע מתופף קטן של מטר על במדרגות.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler.'جلب لي بلدي قفازات هذه اللحظة!' ثم جاء كلام بسرعة قليلا من القدمين على الدرج.
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler.階段。 アリスはそれが彼女を探しに来るウサギを知っていた、と彼女が横に振ったまで彼女は震えた
Tavşan, küçük beyaz çocuk eldiven, konuştuğu iken koymuştu.그녀가 말하는 동안 토끼의 작은 흰 장갑 중 하나를 입고 있었다.
Tavşan, küçük beyaz çocuk eldiven, konuştuğu iken koymuştu.לבש כפפות אחד קטן של ארנב ילד לבן בעוד היא מדברת.
Tavşan, küçük beyaz çocuk eldiven, konuştuğu iken koymuştu.قد وضعت على واحدة من الأرنب الصغير قفازات بيضاء طفل بينما كانت تتحدث.
Tavşan, küçük beyaz çocuk eldiven, konuştuğu iken koymuştu."どうやってそれを行っていることができますか?"と彼女は思った。
Ve oldukça kalın eldivenler giydiklerini fark etmiş olabilirsiniz.Asi vám neušlo, že používají velmi silné rukavice.
Ve oldukça kalın eldivenler giydiklerini fark etmiş olabilirsiniz.Dan Anda mungkin melihat bahwa mereka memakai sarung tangan tebal.
Ve oldukça kalın eldivenler giydiklerini fark etmiş olabilirsiniz.E podem reparar que eles estão a usar luvas grossas.
Ve oldukça kalın eldivenler giydiklerini fark etmiş olabilirsiniz.Et vous remarquerez peut-être qu'ils portent des gants très épais.
Ve oldukça kalın eldivenler giydiklerini fark etmiş olabilirsiniz.I bemærker måske at de har meget tykke handsker på.
Ve oldukça kalın eldivenler giydiklerini fark etmiş olabilirsiniz.In lahko opazite, da nosijo zelo debele rokavice.