15 senedir kuru temizlemecilik yapmama rağmen bu gördüğüm en iyi elbise.Mặc dù đã làm giặt là 15 năm nhưng đây là lần đầu nhìn thấy chiếc áo đẹp
15 senedir kuru temizlemecilik yapmama rağmen bu gördüğüm en iyi elbise.Mivel egy Tisztítóban dolgozom tizenöt éve ez az első alkalom, hogy ilyet látok
15 senedir kuru temizlemecilik yapmama rağmen bu gördüğüm en iyi elbise.Obwohl ich seit 15 Jahre in der Reinigung arbeite, hat man nicht oft so eine gute Qualität vor sich.
15 senedir kuru temizlemecilik yapmama rağmen bu gördüğüm en iyi elbise.Pomimo, że od piętnastu już lat pracuję w pralni po raz pierwszy widzę tak wspaniałe ubranie.
15 senedir kuru temizlemecilik yapmama rağmen bu gördüğüm en iyi elbise.Trots att jag har jobbar med kemtvätt för 15 år är det här första gången jag ser så fina kläder.
15 senedir kuru temizlemecilik yapmama rağmen bu gördüğüm en iyi elbise.Vaikka olen ollut kuivapesubisneksessä 15 vuotta, tämä on hienoin vaate, mitä olen koskaan nähnyt.
15 senedir kuru temizlemecilik yapmama rağmen bu gördüğüm en iyi elbise.Αν και δουλεύω 15 χρόνια στο στεγνοκαθαριστήριο, είναι η πρώτη φορά που σιδερώνω ένα τόσο ωραίο ρούχο.
15 senedir kuru temizlemecilik yapmama rağmen bu gördüğüm en iyi elbise.Это - лучшая одежда, которую я видел за все 15 лет работы в химчистке.
15 senedir kuru temizlemecilik yapmama rağmen bu gördüğüm en iyi elbise.ולחשוב שעבדתי בניקוי יבש 15 שנה זאת פעם הראשונה שאני רואה בגדים כאלה טובים
15 senedir kuru temizlemecilik yapmama rağmen bu gördüğüm en iyi elbise.بالرغم من أني عملت في مجال تنظيف الملابس ل15 عام إنها المرة الأولى التي أجد فيها أن هذا عمل جيد
15 senedir kuru temizlemecilik yapmama rağmen bu gördüğüm en iyi elbise.庶民は結婚式でもない限り、こんな立派な服を着ることができないんだから。
1. Adım: Çekici bir elbise giyin.스텝 1 : 섹시한 복장을 갖춘다.
20 yıl önce politik slogan, 'yiyecek, elbise ve siginma' anlamına gelen "Roti, kapra, makan," idi.20 anni fa lo slogan politico era: "Roti, kapra, makan", che significa: "Cibo, abiti e riparo".
20 yıl önce politik slogan, 'yiyecek, elbise ve siginma' anlamına gelen "Roti, kapra, makan," idi.20 évvel ezelőtt a jelmondat a "Roti, kapra, makan" volt, azaz az "étel, ruházat és fedél".
20 yıl önce politik slogan, 'yiyecek, elbise ve siginma' anlamına gelen "Roti, kapra, makan," idi.20 jaar geleden was de politieke slogan: "Roti, kapada, makaan," dat betekent: "Voedsel, kleding en onderdak."
20 yıl önce politik slogan, 'yiyecek, elbise ve siginma' anlamına gelen "Roti, kapra, makan," idi.20년전 정치 슬로건은 "로티, 카프라, 마칸"이었죠 "의식주"라는 뜻입니다
20 yıl önce politik slogan, 'yiyecek, elbise ve siginma' anlamına gelen "Roti, kapra, makan," idi.20 năm trước, khẩu hiệu chính trị là "Roti, kapada, makaan," nghĩa là "thức ăn, quần áo và nơi cư trú".
20 yıl önce politik slogan, 'yiyecek, elbise ve siginma' anlamına gelen "Roti, kapra, makan," idi.20 tahun lalu slogan politik berbunyi, "Roti, kapra, makan," yang artinya, "Makanan, pakaian, dan rumah."
20 yıl önce politik slogan, 'yiyecek, elbise ve siginma' anlamına gelen "Roti, kapra, makan," idi.20 лет назад политическим лозунгом было: "Roti, kapra, makan," что означает "Еда, одежда, кров".
20 yıl önce politik slogan, 'yiyecek, elbise ve siginma' anlamına gelen "Roti, kapra, makan," idi.Hace 20 años el eslogan político era: "Roti, kapra, makan", que significa "Comida, ropa y techo".
20 yıl önce politik slogan, 'yiyecek, elbise ve siginma' anlamına gelen "Roti, kapra, makan," idi.În urmă cu 20 de ani sloganul politic era "Roti, kapra, makan," care însemna, "Hrană, haine și adăpost."
20 yıl önce politik slogan, 'yiyecek, elbise ve siginma' anlamına gelen "Roti, kapra, makan," idi.Vor 20 jahren war der politische Slogan "Roti, kapra, makan." was "Nahrung, Kleidung, Unterkunft," bedeutete.
20 yıl önce politik slogan, 'yiyecek, elbise ve siginma' anlamına gelen "Roti, kapra, makan," idi.Преди 20 години политическият лозунг беше: "Роти, капра, макан", което означаваше: "Храна, облекло и подслон".
20 yıl önce politik slogan, 'yiyecek, elbise ve siginma' anlamına gelen "Roti, kapra, makan," idi.לפני עשרים שנים , הסלוגן הפוליטי היה "roti, kapada,makaan" אשר המשמעות שלו היא" אוכל, ביגוד ומחסה "
20 yıl önce politik slogan, 'yiyecek, elbise ve siginma' anlamına gelen "Roti, kapra, makan," idi."منذ 20 سنة كان الشعار السياسي "روتي, كابرا, مكان "وهو ما يعني "الغذاء ,الكساء ,المأوى
20 yıl önce politik slogan, 'yiyecek, elbise ve siginma' anlamına gelen "Roti, kapra, makan," idi.「衣・食・住」という意味です それが今日では "Bijli, sadak, pani" つまり-
8 yaşına bastığında almıştı. Elbisesini kendim yaptım.Jag har själv sytt klänningen, men hon brydde sig inte om den-
Acele et ve elbiselerini değiştir.Banyo yapacak mısın?Cepatlah dan ganti pakaianmu. Mandi?
Acele et ve elbiselerini değiştir.Banyo yapacak mısın?Dépêche-toi de te changer. Une douche ?
Acele et ve elbiselerini değiştir.Banyo yapacak mısın?Du-te sa te schimbi. Dus?
Acele et ve elbiselerini değiştir.Banyo yapacak mısın?Mau thay quần áo đi. Tắm nữa nhé?
Acele et ve elbiselerini değiştir.Banyo yapacak mısın?Sbrigati e vai a cambiarti. Una doccia?
Acele et ve elbiselerini değiştir.Banyo yapacak mısın?Schiet op en kleed je om. Douchen?
Acele et ve elbiselerini değiştir.Banyo yapacak mısın?Schnell geh dich umziehn. Eine Dusche??
Acele et ve elbiselerini değiştir.Banyo yapacak mısın?Skynda på å byta om. Dusch?
Acele et ve elbiselerini değiştir.Banyo yapacak mısın?Βιάσου και πήγαινε να αλλάξεις ρούχα. Ντους;
Acele et ve elbiselerini değiştir.Banyo yapacak mısın?Поторопись и переоденься. Хочешь принять душ?
Acele et ve elbiselerini değiştir.Banyo yapacak mısın??מהר לך תחליף בגדים. אתה רוצה להתקלח
Acele et ve elbiselerini değiştir.Banyo yapacak mısın?اسرع و غير ملابسك .تحمم ؟
Acele et ve elbiselerini değiştir.Banyo yapacak mısın?何するんだよ?
Ama çok waitin 'gerek kalmaz. " "Bana elbise kim oluyor?" Mary talep etti."Ki fogja ruhát nekem?" Követelte Mária.
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.A moje matka přišla do místnosti a řekla: "Kde chceš sehnat ramínka na saka na prodej čistírnám?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Anyám bejött hozzám és azt kérdezte: "Honnan lesz neked vállfád, amit eladsz a tisztítóknak?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Do pokoju weszła mama. "Skąd weźmiesz wieszaki na sprzedaż?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Et ma mère est arrivée dans la chambre et a dit, "Où vas-tu trouver tous ces cintres à vendre aux pressings?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.그리고 저희 어머니가 제 방에 와서 말씀하시길, "넌 세탁소에 옷걸이를 팔기위해서, 옷걸이를 어디서 구해올건데?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Meine Mutter kam ins Zimmer und sagte: "Woher bekommst du die Kleiderbügel, die du den Reinigungen anbietest?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Mia mamma entrò in camera e disse: "E dove pensi di trovare gli appendiabiti da vendere alle lavanderie?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Và mẹ tôi vào phòng và nói, " Con định lấy mắc áo ở đâu để bán cho họ?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Y mi mamá entró en la habitación y dijo: ¿De dónde vas a sacar las perchas que vas a vender a la tintorería?
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.И в комнату вошла моя мама и сказала: "Где ты собираешься взять вешалки, чтобы продать их химчисткам?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Й моя мама ввійшла до кімнати і вона сказала, "Де ти візьмеш вішаки, щоб продати їх до хімчистки?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.ואמא שלי ניכנסה לחדר ואמרה " איפה אתה מתכוון להשיג את הקולבים למכור לניקוי היבש"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.ومن ثم جاءت والدتي الى الغرفة وقالت لي من اي ستأتي بكل هذه العلاقات ؟ .. التي تنوي بيعها الى محال الغسيل ؟
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.「ハンガーをどこから手に入れるつもり?」 私は 「地下室に来て」と言い
Anne yeni bir elbise almaya çalıştı ancak çevredeki mağazalar çoktan kapanmıştı.De moeder wilde een nieuwe jurk kopen, maar de winkels in de omgeving waren al gesloten.
Anne yeni bir elbise almaya çalıştı ancak çevredeki mağazalar çoktan kapanmıştı.La madre trató de comprar un vestido nuevo, pero las tiendas de los alrededores ya estaban cerradas.
Anne yeni bir elbise almaya çalıştı ancak çevredeki mağazalar çoktan kapanmıştı.Мать пыталась купить новую одежду, но магазины в этом районе были уже закрыты.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.Badacze, by się tam dostać, musieli nosić kombinezony.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.Các nhà nghiên cứu phải mang bảo hộ cẩn thận khi thám hiểm nó.