Ana içeriğe geç
Sözlük

elbette ile cümle

elbette kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kaynayan suya bir kurbağa atarsanız, elbette ki çılgınca kaptan çıkmaya çalışacaktır.הנחת היסוד היא שכאשר צפרדע תוכנס למים רותחים, היא תנסה לקפוץ החוצה ולהימלט.
Elbette kastettiğimiz iki işlevin birbirine eşit olmaları değildir.כמובן ששני מצבים אלו אינם מה שאנו מבקשים להשיג.
Elbette ilk ve tek aşkıdır.Той остава първата ѝ и единствена любов.
Elbette hayır!Разбира се не.
Gemi Kaptanı: Elbette.Последния капитан на кораба.
Elbette bu deneyim her bireye özgü farklı sonuçlar verebilir.Ето защо най-естествено е в живота те да постигнат различни резултати.
Elbette Marjanoviç, Miloševic'e danışmadan bir şey önermiyor ve sonuç çıkarmıyor.Уплашен, Марчинков не му дава никакви сведения.
Bu yanlış anlaşılmaya hırçın mizacı elbette katkı yapmış olmalı.Явно версията за зла умисъл е издържала.
Elbette böyle bir sınıflandırma kesin ve sonlandırıcı değildir.Причисляването на определен вид към даден род не е абсолютно и окончателно.
Sürprizler bununla sınırlı kalmaz elbette.Подсказванията не могат да бъдат неограничени.
Elbette bunda Ebru Gündeş'in henüz 16 yaşında olması da etkili olmuştur.Интересен факт е, че Йонас успява да победи баща си за първи път чак когато е на 16 години.
Elbette bu gelişmenin bir bedeli vardı.Подобна ефективност има цена.
Elbette ona babasından söz edemeyecektir.Той никога не казва на баща си за това.
Elbette senin kadar yaşlı değilim.Със сигурност не съм възрастен колкото теб.
Elbette hayır!Naravno da ne bi!
Aslında elbette Luke'un prenses hakkında hiçbir bilgisi yoktur.Gotovo ništa nije poznato o Linovom životu.
Elbette müzik ile de.Bavi se i glazbom.
Elbette hiçbirimiz onu göremiyoruz, fakat O’nun bize gönderdiği yazılı açıklamalar var.No za to nije dobio nikakvu zapovijed već samo usmena uputstva koja su bila poznata samo njemu.
Elbette olimpiyatlardaki gibi altın - gümüş - bronz sıralaması kastedilmiştir.Ljestvica prema osvojenim zlatnim, srebrnim i brončanim odličjima na Olimpijskim igrama.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Pravo se poštuje bezuvjetno, pa nije moguće poslušnost uvjetovati suglasnošću.
Elbette bu komplolara verilen karşılıklar senato ile imparatorun arasındaki ilişkileri zayıflatmıştı.U ovom dvojstvu lijepo je simbolizirana povezanost vladara i senata.
Elbette güce sahip olmak sürekli bir mücadele içinde olmayı da gerektirir.Egzistencija čovjeka se stalno suprostavlja bitku po sebi.
Arizona'nın en önemli coğrafik özelliği elbette Büyük Kanyon'dur.Najznámejšou dominantou štátu Arizona je Grand Canyon.
Elbette ilk ve tek aşkıdır.Je považovaná za prvú aj poslednú pravú lásku kráľa.
Elbette böyle bir sınıflandırma kesin ve sonlandırıcı değildir.Tieto údaje o predaji sú preto ani úplné, ani definitívne.
Sürprizler bununla sınırlı kalmaz elbette.Tento generačný rad nie je presne ohraničený.
Elbette filatelistler arasında aynı zamanda koleksiyoncu olanlar çoğunluktadır.Medzi filatelistami sú vysoko cenené.
Elbette kastettiğimiz iki işlevin birbirine eşit olmaları değildir.Dve roviny sú navzájom rovnobežné ak nemajú spoločný žiaden bod.
Elbette değil.”Absolutno nič!".
Elbette müzik ile de.Ukvarja se tudi z glasbo.
Elbette değil.”Aš ne!“.
Gemi Kaptanı: Elbette.Pvz., laivo įgula.
Bunun mümkünü olabilmesi için elbette uygun şartlar sağlanmalıdır.Viskas gali atsirasti tada, kai susiklosto tinkamos sąlygos.
Elbette böyle bir sınıflandırma kesin ve sonlandırıcı değildir.Ši nutartis yra galutinė ir neskundžiama.
Elbette ülkeden ülkeye bu hak daha değişik uygulanabilir.Valstijų autonominis statusas priklausomai nuo valstybės gali būti skirtingas.
BOD buna karşı çıktı elbette.Tagorė tą kategoriškai paneigė.
Her gün domuz gibi yersen elbette çok kilo alırsın.Jei kiekvieną dieną kaip kiaulė ėsi, tikrai daug kilogramų priaugsi.
Tom elbette tenis oynayabilir.Tomas tikrai gali žaisti tenisą.
Sana yardım edeceğim, elbette.Aš tau padėsiu, tikrai.
O, elbette İngilizce konuşabilir.Jis tikrai gali kalbėti angliškai.
Bu elbette son tren değil, öyle değil mi?Tai tikrai ne paskutinis traukinys, ar ne?
Gemi Kaptanı: Elbette."Valge laev".
Elbette böyle bir sınıflandırma kesin ve sonlandırıcı değildir.Lapsendamine seevastu on lõplik ja pöördumatu.
Elbette güce sahip olmak sürekli bir mücadele içinde olmayı da gerektirir.See olukord nõuab pidevat voolu olemasolu.
NDH’ye tür yerine akım denmesinin de sebepleri var elbette.Samuti kasutatakse NB-IoT puhul andmete krüpteerimiseks AES asemel LTE krüpteeringut.
"Candan Erçetin ile Elbette". michaelshow.com."Minu sõltuvusest". mihkellees.ee.
0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. Elbette sayılar böylece devam ediyor.Então seria 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7.
0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. Elbette sayılar böylece devam ediyor.Tehát 0,1,2,3,4,5,6,7.
(5/ 4 bolunur elbette ama size 1 kalanini verir)5 를 4로 나눌 수는 있지만, 이 경우 나머지가 남습니다
(5/ 4 bolunur elbette ama size 1 kalanini verir)Det kan ikke divideres med de tal, uden der bliver en rest.
(5/ 4 bolunur elbette ama size 1 kalanini verir)E é exatamente divisível por 5, obviamente. Então novamente, 5 é divisível por exatos dois números naturais:
(5/ 4 bolunur elbette ama size 1 kalanini verir)Je zou 5 natuurlijk wel kunnen delen door 4, maar je zou een restwaarde overhouden.
(5/ 4 bolunur elbette ama size 1 kalanini verir)Můžete dělit 5/4, ale vyšlo by číslo se zbytkem.
(5/ 4 bolunur elbette ama size 1 kalanini verir)Y es exactamente divisible por 5, por supuesto.
(5/ 4 bolunur elbette ama size 1 kalanini verir)(يمكن أن تقسم 5 على 4 و لكن سيكون هناك باقي)
(5/ 4 bolunur elbette ama size 1 kalanini verir)ですから 5 は厳密に 2 つの数,1 と 5 で割り切れます.
Acil servis talebi farkı isteyeceğim elbette.Applicherò una tariffa di urgenza, naturalmente.
Acil servis talebi farkı isteyeceğim elbette.Claro que incluirei uma taxa de urgência.
Acil servis talebi farkı isteyeceğim elbette.Det kommer att kosta extra förstås.
Acil servis talebi farkı isteyeceğim elbette.Doliczę oczywiście dodatek za pośpiech.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod