Ana içeriğe geç
Sözlük

elbette ile cümle

elbette kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Elbette hiç kimse bizi ayıramayacak.Bineînțeles nimeni nu ne va putea despărți.
Elbette hayır!Dehogy is az!
Elbette ona babasından söz edemeyecektir.Erről ugyan apjáról nem szól semmit.
Elbette değil.”De ez nem.”
Elbette bu gelişmenin bir bedeli vardı.A fejlődésnek nagy ára volt.
Ve elbette filler ittirilip çekilemez, çünkü onlardan daha güçlü bir taş yoktur.Egy elefántot nem lehet elmozdítani, mivel nincs nála erősebb figura.
Ve elbette büyük sempatileri.Jelentősek szimfonikus művei is.
Gemi Kaptanı: Elbette.A hajóhadnak Kr. e.
Elbette Avril Black Star Tour'a günümüz üyeleri ile katılmaktadır.Avril a számot The Black Star Tour nevű turnéjával a világot járva szerezte.
Tamamıyla bir yeniden oluşturma elbette mümkün değildir.Az események pontos rekonstruálása azonban nem lehetséges.
Bu sert karasallıklta elbette yükseltinin etkisi büyüktür.Mindenesetre annyi biztos, hogy ez a sav erősen maró hatású.
Elbette sneakarlarda, her şey gibi, zamanla birlikte gelişiyor.Az elterjedés során mint minden, fejlődött.
Elbette hiçbirimiz onu göremiyoruz, fakat O’nun bize gönderdiği yazılı açıklamalar var.Bár ebben sem aratott teljes sikert, mégis ő az első, akinek írott parancsait ismerjük.
Elbette aynı etkinin zıddı arkadaşınız sizden uzaklaşırken de geçerli olacaktır.Persze ugyanez gondot jelent, ha esetleg elhagyod az egységet.
Elbette bu komplolara verilen karşılıklar senato ile imparatorun arasındaki ilişkileri zayıflatmıştı.A rendezetlen trónöröklés miatt a viszony ekkor a császár és Soa királya között megromlott.
Elbette k bir tam sayı olmak zorunda değildir, rasyonel ya da irrasyonel de olabilir.Ezek a stratégiák lehetnek akár racionálisak, akár irracionálisak.
Elbette ilk ve tek aşkıdır.Első és egyetlen szerelme volt Jung.
Bu doğrultuda elbetteki ilk hedef Abhazya idi.Pääasiallisena tavoitteena oli Abhasia.
Elbette hayır!En todellakaan.
Bunun mümkünü olabilmesi için elbette uygun şartlar sağlanmalıdır.Todennäköisten edellytysten tällaisessa tilanteessa tietenkin täytyttävä.
Elbette değil.”Ei suinkaan!"
Elbette hiçbirimiz onu göremiyoruz, fakat O’nun bize gönderdiği yazılı açıklamalar var.Hänellä ei ollut tästä kirjallista dokumenttia, vaan hän esitti ulkoa opettelemansa tiedon.
Okuy almagandın son elbette tagyirVikisözlük berür edin.Kerääntyessään se voi aiheuttaa lopulta veritulpan.
Gemi Kaptanı: Elbette.Matelot, säv.
BOD buna karşı çıktı elbette.Toryt puolestaan vastustivat tätä.
Elbette her disk bölünebilir.Jokaiselta huoltopisteeltä voi lähteä matkaan.
Elbette o çok önemliydi, grup Syd olmadan asla başlayamazdı.Hänen peliuransa ei ollut erityisen menestyksekäs eikä hän koskaan pelannut Serie C1:tä korkeammalla.
Elbette hayır!Όχι βέβαια!
Eski çalışma zamanı, elbette ki 1 birim olarak kabul edilmiştir.Η διάρκεια της στιγμής λαμβάνεται ως μονάδα.
Ve elbette büyük sempatileri.Ιδίως οι συμβολιστές.
Elbette değil.”«Οχι, βέβαια.
Bu sapkın akımların başında elbette şüphecilik geliyordu.Φλυείς), εν αμφιβάλλομένη θέσέι.
Elbette o çok önemliydi, grup Syd olmadan asla başlayamazdı.Σύντομα καθιερώθηκε στην πρώτη ομάδα και δεν εγκατέλειψε ποτέ την ομάδα του Πειραιά.
Elbette şaşırdım.Βέβαια ξαφνιάστηκα.
Elbette hayır!Men nei!
Elbette ilk ve tek aşkıdır.Efter deres første og eneste kys dør han.
Elbette güce sahip olmak sürekli bir mücadele içinde olmayı da gerektirir.Hvert hold påkræves at have en målmand i marken hele tiden under kampen.
Kaynayan suya bir kurbağa atarsanız, elbette ki çılgınca kaptan çıkmaya çalışacaktır.Hvis en hingst vejrer en hoppe i brunst, vil den oftest forsøge alt for at komme hen til hoppen.
Gemi Kaptanı: Elbette.Fartøjschef: kaptajnløjtnant.
Elbette müzik ile de.Ikke mindst musik.
BOD buna karşı çıktı elbette.Park har på det bestemteste afvist dette.
Elbette hayır!Å nei!
Fakat olacakları elbette hesaba katamaz.Derimot kan man ikke bestemme seg for hva det er .
Adını elbette ki görünümünden almaktadır.For navnet, se Vangelis (navn).
Elbette ona babasından söz edemeyecektir.Intet vites om hans far.
Gemi Kaptanı: Elbette.Deriblant skipets kaptein.
Elbette her disk bölünebilir.Alle dialektene kan også deles inn ytterligere.
Böylesine yüce bir mertebeye erişebilen kişi de elbette olağanüstü bir kişidir.Blant dem som han oppmuntret i den retning, var den senere så kjente mann Ole Vig.»
Sürprizler bununla sınırlı kalmaz elbette.Antallet seere ble derav begrenset.
Bunun mümkünü olabilmesi için elbette uygun şartlar sağlanmalıdır.Dette kan bare skje om forholdene ligger til rette for det.
(Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz.Dan Kami akan memudahkan bagimu ke jalan kemudahan (mencapai kebahagiaan dunia dan akhirat).
Aşere-i Mübeşşere'ye ve Sahabe-i Kiram'a elbette reis-i cumhur hükmünde idi.Surah ini termasuk golongan surah Makkiyah dan diturunkan sesudah surah Al-Fajr.
Gemi Kaptanı: Elbette.Kapten kapal yakni Kapten.
Sürprizler bununla sınırlı kalmaz elbette.Spektrum masalah dalam hal ini tidak dibatasi.
Elbette Avril Black Star Tour'a günümüz üyeleri ile katılmaktadır.EgyptAir diperkirakan bergabung dengan Star Alliance pada masa depan.
O, minerallar celestine ve strontianite'sinde elbette meydana gelir.Nó có mặt trong tự nhiên trong các khoáng Celestin và strontianit.
BOD buna karşı çıktı elbette.Tuy nhiên Lý Giác phản đối.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Nếu không phán đoán thì ta không có sai lầm, mà cũng không có được chân lý.
Elbette ki Silent Hill'e yolu düşecektir.Silent Hill được đánh giá cao.
Sürprizler bununla sınırlı kalmaz elbette.Về cơ bản các phản ứng luôn có giới hạn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod