Bu sapkın akımların başında elbette şüphecilik geliyordu.С самого начала это признание вызвало серьёзные сомнения.
"Elbette korkuyorum".فهو مؤمِّن.»
Gemi Kaptanı: Elbette.انظر: السفينة.
Elbette ilk ve tek aşkıdır.حبي الأول والأخير.
Elbette her disk bölünebilir.كل كبد يمكن تقسيمه.
Elbette ki Silent Hill'e yolu düşecektir.انها مدينة silent hill ..
Sürprizler bununla sınırlı kalmaz elbette.قوبل هذا الأفتراض بقبول محدود.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.أمَّا الإجماع العام فهو مرفوض، لأنه لا يوفر أيضاً ضمانة شرعيَّة.
O elbette ki görünmezdir ve normal cisimlerin içinden kolaylıkla geçebilir."Obviamente, Ele é invisível e pode passar através de matéria ordinária com facilidade."
"Elbette korkuyorum".Eu tô com medo!".
Kraliçe: "Elbette.Afirmou: "Claro!
Elbette ona babasından söz edemeyecektir.Não se sabe sobre seu pai.
Arizona'nın en önemli coğrafik özelliği elbette Büyük Kanyon'dur.O cognome de Arizona é The Grand Canyon State.
Tamamıyla bir yeniden oluşturma elbette mümkün değildir.O seu regresso era completamente impossível.
Ama mutluluk eğilimi başıboş bırakılamaz elbet.Porém a felicidade não será alcançada facilmente.
Elbette ki Silent Hill'e yolu düşecektir.Essa estrada o leva à Silent Hill.
BOD buna karşı çıktı elbette.Evidentemente, o COI foi contra.
Elbette değil.”Claro que não."
Fakat olacakları elbette hesaba katamaz.Sobretudo não faz a mínima ideia do que vai ter de enfrentar.
Bu dönemde havacılık tarihindeki tek gelişme uzayda elde edilen bu başarı değildi elbette.No entanto, Perdidos no Espaço foi, sem dúvida, seu maior sucesso.
Elbette ilk ve tek aşkıdır.Hij was immers haar eerste en enige liefde.
(Elbette burada anahtarların seçimi kötüdür.(Wel is er door de moeilijke omstandigheden een strenge selectie geweest.)
Tamamıyla bir yeniden oluşturma elbette mümkün değildir.Volledig herstel is niet mogelijk.
Elbette hayır!Natuurlijk niet!
Elbette böyle bir iş yoktur ve dolandırıcı gönderilen paraya el koyar.Niets is minder waar, de leugenaar verdient er geld aan.
(Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz.O God, wij gedenken Uwe weldadigheid in het midden Uws tempels.
Bunu da elbette ancak akıl sayesinde yapabiliriz.De bovennatuurlijke waarheid (van God) kunnen wij slechts kennen door openbaring.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Maar ik erken, zelfs in bijzondere vraagstukken, geen onfeilbaar gezag.
Sürprizler bununla sınırlı kalmaz elbette.Deze voorbeelden zijn echter niet limitatief.
Çapkın'ın çıkışından sonra geçen sürede yaşadıklarım Elbette'yi ortaya çıkardı.Daarna leerde hij het pleisterwerk bij een stukadoor, hetgeen hem later van pas zou komen.
Bunun en büyük yazıtı elbette; yazıtlarda geçen bölümlerdir.Het is geschreven met hoofdletters (uncialen) op perkament.
BOD buna karşı çıktı elbette.South zette zich daartegen af.
Gemi Kaptanı: Elbette.Het schip van staat.
Özyinelemeli indirme elbette FTP'de de çalışır.Een bestand uploaden kan ook via FTP.
Elbette değil.”Ik denk het niet.'
Elbette bu gelişmenin bir bedeli vardı.Vooruitgang kwam met een prijs.
Elbet Bach da öyle yaptı.Osama Bin Laden, ook wel Bin.
Elbette bunda merkezi devletin tasarruf gerekçeleri önemli rol oynamıştır.De stadsarchitect had hierin een grote rol.
Bu elbette son tren değil, öyle değil mi?Dat is toch niet de laatste trein?
Elbette hayır, tatlım.Natuurlijk niet, schatje.
Evet, elbette söyleyebilirsin.Ja, dat kan je wel zeggen.
(Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz.My przecież Ojczyźnie służymy przemiłej!
Elbette hayır!Wcale nie!
(Elbette burada anahtarların seçimi kötüdür.(Inną sprawą jest faktyczna stosowalność tych reguł.
"Elbette korkuyorum".Boję się”.
Elbette, radyan ve steradyanın boyutları yoktur.Radian i steradian są jednostkami bezwymiarowymi.
Ve okuduktan sonra elbette düzeltecek idin.Kto je będzie znał odczytać, temu się otworzy.
Gemi Kaptanı: Elbette.Fotografia okrętu. .
Yunus, “Elbette hakkım var, ölesiye öfkeliyim” diye karşılık verdi.Odpowiedział „Słusznie gniewam się śmiertelnie".
Elbette değil.”Wcale nie.”.
Kraliçe: "Elbette.Odpowiedź królowej: Och!
Elbet Ahmedinejad bununla da yetinmedi.Vivaldiemu również się to nie udało.
Bu doğrultuda elbetteki ilk hedef Abhazya idi.Jedynym odstępstwem od tej reguły była Abisynia.
Darbelerle alay ediyorum elbette ama kendi üslubumla mizah yapıyorum.Samotnie dźwigam moje zadanie i jeśli trzeba, używam siły.
Elbette ilk ve tek aşkıdır.Pierwszym i jedynym dowódcą był Lt.
Bu sert karasallıklta elbette yükseltinin etkisi büyüktür.Prawdopodobnie wysokość tego maksimum ulega pewnym wahaniom.
(Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz.VI HAR sannerligen gett dig det goda i överflöd!
Elbette hayır!Nej, självklart inte!
Elbette değil.”Verkligen inte."
"Elbette korkuyorum"."Är jag ängslig?"