Ana içeriğe geç
Sözlük

elbet ile cümle

elbet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Elbette hayranları onun her şeyini sevebilir, zaten seviyor da...Vi hoppas att alla fans älskar den lika mycket som vi gör.
Elbette ilk ve tek aşkıdır.Hur hon träffar sin första och enda riktiga kärlek...
Eğitimli bir suikastçı olmaksa elbette kolay değildir.Att bryta mot en inlärd roll är inte lätt.
Elbette ona babasından söz edemeyecektir.Hennes pappa nämns aldrig.
Bu elbette Rus-Türk ilişkilerinin normalleşmesini bozmaya yönelik bir provokasyon.Han betonar också vikten av att normalisera relationerna med Ryssland.
Aykroyd konu hakkında "Elbette ki benzerlikler var.Terrängen runt ‘Ayn Murquş är varierad.
Yaptıklarının ucu elbette ki Stanley'e dokunacaktır.För andra betydelser, se Stanley.
Aslında elbette Luke'un prenses hakkında hiçbir bilgisi yoktur.Inte mycket är med säkerhet känt om Pierres liv.
Bir İstanbul romanının olmazsa olmazı aşk elbette baş köşede yer alıyor.Om det inte finns någon lång vokal i en icke-initial stavelse faller betoningen på den första vokalen.
O elbette ki görünmezdir ve normal cisimlerin içinden kolaylıkla geçebilir."Воно, звісно, невидиме і легко проходить крізь матерію».
"Elbette korkuyorum".Я дуже боюся».
Elbette hayır!Звичайно ні!
Ama mutluluk eğilimi başıboş bırakılamaz elbet.Як можна ощасливити без поваги.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Отже, різниця, фактично, не носить юридичного характеру.
Elbette her disk bölünebilir.Кожна дотична дасть свій розв'язок.
Elbet Bach da öyle yaptı.Цим і скористався Бахрушин.
Elbette filatelistler arasında aynı zamanda koleksiyoncu olanlar çoğunluktadır.Хоча й серед аматорів зустрічались достатньо кваліфіковані особи.
Kullanım alanı sadece bunlarla sınırlı değildir elbette.Цей екологічний матеріал не має обмежень щодо використання.
Elbette ilk ve tek aşkıdır.Генерація перших і єдиних.
Elbette ki Silent Hill'e yolu düşecektir.Історія Silent Hill.
Sana yardım edeceğim, elbette.Звичайно, я допоможу тобі.
Evet, elbette.Так, звичайно.
Elbette o testi geçti.Звичайно ж, вона здала екзамен.
Elbette o testi geçti.Звичайно ж, він здав екзамен.
Elbette bir planım var.Звичайно ж, у мене є план.
Elbette, nasıl hayır diyebilirdim?Звичайно, як я міг відмовитися?
Elbette bir Noel Baba vardır.Звичайно ж, Санта Клаус існує.
Gemi Kaptanı: Elbette.Možná hledáte: Kapitán lodi.
Arizona'nın en önemli coğrafik özelliği elbette Büyük Kanyon'dur.Nejznámější atrakcí státu Arizona je Grand Canyon.
Elbette Avril Black Star Tour'a günümüz üyeleri ile katılmaktadır.Avril také uspořádala turné "The Black Star Tour".
"Elbette korkuyorum".Já byl vyděšený k smrti."
Elbette bu sakatlığı bulunan Big Show'un dinlendirilmesi için ayarlanmış bir son dakika senaryosuydu.Tato scéna však byla nakonec vystřižena kvůli časovému omezení epizody.
Ancak Titchener, bir zaman sonra elbet bir sonuca varılacağını iddia ediyordu.I sám Payer však později píše, že skončila nezdarem.
Elbette olimpiyatlardaki gibi altın - gümüş - bronz sıralaması kastedilmiştir.Kromě toho je stříbrným a bronzovým olympijským medailistou.
Sürprizler bununla sınırlı kalmaz elbette.To nelze ponechat bez omezení.
Adige-Ubıh-Abhaz dayanışmasının tek cephesi elbetteki Gagra değildi.Nikdo nepředpokládal, že to bylo praktický Gabbianiho poslední slovo.
"Elbette korkuyorum".Tată, sunt speriat!"
Kendini çoğu zaman, elbetteki yanlışlıkla, hapishanede bulur.În timpul zilei stă, de cele mai multe ori, ascuns în vizuină.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Îmi iau răspunderea în mod formal și spun că nu există lege...
Elbette değil.”Cu sigurnață că nu”.
Yaptıklarının ucu elbette ki Stanley'e dokunacaktır.Dincolo de ele se afla o așezare pe care Stanley a numit-o Stanleyville.
Elbette hiç kimse bizi ayıramayacak.Bineînțeles nimeni nu ne va putea despărți.
Elbette hayır!Dehogy is az!
(Elbette burada anahtarların seçimi kötüdür.(A rendelkezésre álló források itt eltérnek.
Elbette ona babasından söz edemeyecektir.Erről ugyan apjáról nem szól semmit.
Elbette değil.”De ez nem.”
Elbette bu gelişmenin bir bedeli vardı.A fejlődésnek nagy ára volt.
Ve elbette filler ittirilip çekilemez, çünkü onlardan daha güçlü bir taş yoktur.Egy elefántot nem lehet elmozdítani, mivel nincs nála erősebb figura.
Ve elbette büyük sempatileri.Jelentősek szimfonikus művei is.
Gemi Kaptanı: Elbette.A hajóhadnak Kr. e.
Kraliçe: "Elbette.Királynő: „Esküszöm.”
"Elbette korkuyorum"."Csak nem félsz?"
Elbette Avril Black Star Tour'a günümüz üyeleri ile katılmaktadır.Avril a számot The Black Star Tour nevű turnéjával a világot járva szerezte.
Tamamıyla bir yeniden oluşturma elbette mümkün değildir.Az események pontos rekonstruálása azonban nem lehetséges.
Bu sert karasallıklta elbette yükseltinin etkisi büyüktür.Mindenesetre annyi biztos, hogy ez a sav erősen maró hatású.
Elbette sneakarlarda, her şey gibi, zamanla birlikte gelişiyor.Az elterjedés során mint minden, fejlődött.
Elbette hiçbirimiz onu göremiyoruz, fakat O’nun bize gönderdiği yazılı açıklamalar var.Bár ebben sem aratott teljes sikert, mégis ő az első, akinek írott parancsait ismerjük.
Elbette aynı etkinin zıddı arkadaşınız sizden uzaklaşırken de geçerli olacaktır.Persze ugyanez gondot jelent, ha esetleg elhagyod az egységet.
Elbette bu komplolara verilen karşılıklar senato ile imparatorun arasındaki ilişkileri zayıflatmıştı.A rendezetlen trónöröklés miatt a viszony ekkor a császár és Soa királya között megromlott.
Elbette k bir tam sayı olmak zorunda değildir, rasyonel ya da irrasyonel de olabilir.Ezek a stratégiák lehetnek akár racionálisak, akár irracionálisak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod