Sert fakat elastiktir.Majú tvrdú ale tenkú šupku.
Elastikiyet (Ekonomi), Ekonomide farklı değişkenlerin birbirine etkileri için kullanılan bir terim.Flexibilita – daňový systém by mal pružne reagovať na zmeny v ekonomike.
İğne yapraklar sert değil, yumuşak ve elastikidir.Suured häbememokad on pehmed ja elastsed.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.Albo po prostu, że występują tylko zderzenia sprężyste pomiędzy różnymi molekułami.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.Das sollen alles elastische Stöße sein zwischen den verschiedenen Molekülen.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.Eller væsentligt; alle sammenstødene er elastiske mellem de forskellige molekyler.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.분자들 사이의 충돌이 탄성 충돌이라고 생각하는 거죠
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.Ou essencialmente que todas elas são colisões elásticas entre as diferentes moléculas.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.Vlastně jsou to všechno elastické srážky mezi různými molekulami.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.Vlastne sú to všetko elastické zrážky medzi rôznymi molekulami.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.או למעשה שכל ההתנגשויות הם אלסטיות בין המולקולות השונות.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.يعني ذلك أن التصدمات هنا تصادمات مرنه بين الجزيئات
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.弾性のあるぶつかり方をします。 運動量の損失はありません。
Belimin etrafındaki elastik bandı çalan da o!C'est lui qui m'a volé mon élastique de taille !
Belimin etrafındaki elastik bandı çalan da o!Ea este cea care mi-a furat elasticul de la pantalon pentru o sãptãmânã!
Belimin etrafındaki elastik bandı çalan da o!Er klaute mein Taillen-Gummiband. Eine Woche war's weg!
Belimin etrafındaki elastik bandı çalan da o!To on ukradł mój elastyczny pasek na cały tydzień.
Belimin etrafındaki elastik bandı çalan da o!Αυτός ειναι που έκλεψε την ελαστική ζώνη που είχα γύρω απο τη μέση μου για μια ολόκληρη εβδομάδα.
Benim durumumda, belimin etrafında elastik bir bant var.Ich trage ein Gummiband um meine Taille.
Benim durumumda, belimin etrafında elastik bir bant var.Στη δικιά μου περίπτωση, έχω μια ελαστική ζώνη γύρω απο τη μέση μου
Bu basınç enerjisi, elastik enerjisine çevrilir.Energi tekanan itu telah diubah menjadi energi elastik.
Bu basınç enerjisi, elastik enerjisine çevrilir.Tato tlaková energie byla převedena na elastickou energii.
Bu basınç enerjisi, elastik enerjisine çevrilir.Така енергія тиску перетворюється в енергію пружності.
Bu basınç enerjisi, elastik enerjisine çevrilir.Такая энергия давления превращается в энергию упругости.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.A partir de estos estudios definimos dos grandes épocas de la historia plástica del cerebro.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.A partir destes estudos definimos duas grandes épocas na história da plasticidade do cérebro.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.Ausgehend von diesen Studien definierten wir zwei große Abschnitte der plastischen Entwicklung des Gehirns.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.Da questi studi abbiamo individuato due grandi fasi della storia della plasticità cerebrale.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.De ses études nous avons défini deux grandes époques dans l'histoire de la plastique du cerveau.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.Din aceste studii, am definit două mari epoci ale istoriei plasticității creierului.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.Dzięki tym badaniom wyodrębniliśmy dwie epoki w rozwoju plastyki mózgu.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.이러한 연구들을 통해 우리는 뇌 가소성의 역사에서 중대한 두 시기를 규명하였습니다.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.Từ những nghiên cứu này chúng tôi phân biệt 2 gian đoạn chính của quá trình thích nghi của não bộ.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.Uit deze studies definieerden we twee grote perioden in de plastische geschiedenis van de hersenen.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.Из этих исследований мы определили две главные эпохи пластической истории мозга.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.От тези проучвания дефинирахме две големи епохи на пластичната история на мозъка.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.У цих дослідженнях ми визначили дві великі епохи пластичної історії мозку.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.מהמחקרים האלה הגדרנו שתי תקופות עיקריות בהיסטוריה הפלאסטית של המוח.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.حدّدنا بالإستناد إلى هذه الدّراسات حِقْبَتَيْنِ أساسيّتين للتّاريخ المرن للدّماغ.
Bu çalışmalardan beynin elastik tarihinin iki büyük dönemini tanımladık.私たちは脳の二つの重要な時期を見出しました 一つ目の重要な時期は一般的に「臨界期」と呼ばれています
Bu heriflerin ikisine birden bazen elastik arter de deriz.Bersama-sama, mereka terkadang disebut sebagai arteri elastik.
Bu heriflerin ikisine birden bazen elastik arter de deriz.Tyto tepny se označují jako artérie elastického typu.
Bu heriflerin ikisine birden bazen elastik arter de deriz.Все вместе они называются артерии эластического типа.
Bu heriflerin ikisine birden bazen elastik arter de deriz.Всі разом вони називаються артеріями еластичного типу.
Bu serginin ismi "Tasarım ve Elastik Zihin.""Design und der elastische Verstand"
Bu sistemler ki, arka planda gezegenin elastiklik kapasitesini düzenliyor ve koruyorlar.-de system som i skymundan- -reglerar och stöder planetens resilienskapacitet.
Bu sistemler ki, arka planda gezegenin elastiklik kapasitesini düzenliyor ve koruyorlar.이 시스템들은, 눈에 보이지 않는 곳에서 지구의 탄성 회복 용량을 조정하고 완화하는데요,
Bu sistemler ki, arka planda gezegenin elastiklik kapasitesini düzenliyor ve koruyorlar.les systèmes qui, sous le capot, régulent et amortissent la capacité de la résilience de la planète --
Bu sistemler ki, arka planda gezegenin elastiklik kapasitesini düzenliyor ve koruyorlar.los sistemas que, por lo bajo, regulan y amortiguan la capacidad de resistencia del planeta...
Bu sistemler ki, arka planda gezegenin elastiklik kapasitesini düzenliyor ve koruyorlar.המערכות, שמתחת למכסה המנוע, מווסתות ומשמרות את כושר עמידותו של כוכב הלכת--
Bu sistemler ki, arka planda gezegenin elastiklik kapasitesini düzenliyor ve koruyorlar.تلك الأنظمة التي ،بعيداً عن الأنظار، تقوم بتنظيم و موازنة مرونة الكوكب و مدى تحملها--
Bu sistemler ki, arka planda gezegenin elastiklik kapasitesini düzenliyor ve koruyorlar.地球上の窒素とリンの循環が妨害される 土地利用の変化、生物多様性の減少速度
Diğer insanlar bu kadar elastik değil.Alţi oameni nu sunt aşa de elastici.
Diğer insanlar bu kadar elastik değil.Altre persone non sono altrettanto elastiche.
Diğer insanlar bu kadar elastik değil.Andere Leute sind nicht so elastisch.
Diğer insanlar bu kadar elastik değil.Andere mensen zijn niet zo elastisch.
Diğer insanlar bu kadar elastik değil.D'autres personnes ne sont pas aussi élastiques.
Diğer insanlar bu kadar elastik değil.Inni ludzie nie są tak elastyczni.
Diğer insanlar bu kadar elastik değil.Ismét mások nem annyira rugalmasak.
Diğer insanlar bu kadar elastik değil.다른 사람들은 그렇게 유연하지 않습니다.