Ana içeriğe geç
Sözlük

el ile cümle

el kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom elinin tersiyle ağzını sildi.Tom wiped his mouth with the back of his hand.
Tom arabasına döndü ve bir el feneri aldı.Tom went back to his car and got a flashlight.
Bu eldivenlerin ellerimi yeterince sıcak tutması gerekiyor.These gloves should keep my hands warm enough.
O elbisede güzel göründüğünü düşündüm.I thought you looked beautiful in that dress.
Elektriksiz yaşamayı hayal bile edemiyorum.I can't imagine living without electricity.
Tom ellerini yıkamak için sabun ve su kullandı.Tom used soap and water to wash his hands.
Tom bana Mary'den elle yazılmış bir not verdi.Tom gave me a handwritten note from Mary.
Doktor elinden geldiğince kısa sürede burada olacak.The doctor will be here as soon as he can.
Tom bardağa biraz elma suyu koydu.Tom poured some apple juice into a glass.
Tom Mary'nin yeni bir elbise giydiğini fark etti.Tom noticed Mary was wearing a new dress.
Tom'un beyzbol eldiveni şifoniyerdeydi.Tom's baseball glove was on the dresser.
Daha fazla yapmadığım için eleştiriliyorum.I'm being criticized for not doing more.
Bir elektronik mağazasında çalışırdım.I used to work in an electronics store.
Tom ellerini arka ceplerine koymuştu.Tom had his hands in his back pockets.
Tom çıplak elleriyle bir balık yakaladı.Tom caught a fish with his bare hands.
Tom elinde bir İngiliz anahtarıyla içeri geldi.Tom came in with a wrench in his hand.
Elimden gelen kısa sürede size geri döneceğim.I'll get back to you as soon as I can.
Elimizden geleni yapmak zorundayız.We have an obligation to do our best.
Tom üç kilo elma satın aldı.Tom bought three kilograms of apples.
Elimden geldiğince onu tamir edeceğim.I'm going to fix it as soon as I can.
Onu ele almamı istediğini düşündüm.I thought you wanted me to handle it.
Elinizden geleni yaptığınızdan eminim.I'm sure you did the best you could.
Zamanında hazır olmak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to be ready on time.
Tom bir çocukken elmayı severdi.Tom loved apples when he was a kid.
Sadece ellerimi yıkamaya gideceğim.I'm just going to go wash my hands.
Bıçağına el koymak zorunda kalacağım.I'll have to confiscate your knife.
Bu meseleyi ele almanı istiyorum.I'd like you to handle this matter.
O elbiseyle iyi görünürsün.You would look good in that dress.
Elimden geldiği kadar kısa sürede sana bir tane alacağım.I'll get you one as soon as I can.
Elimden geldiğince kısa sürede seninle olacağım.I'll be with you as soon as I can.
Bir çift deri eldiven aldım.I bought a pair of leather gloves.
Elimizden geldiği kadar kısa sürede orada olacağız.We'll be there as soon as we can.
Tom araba uzaklaşırken el salladı.Tom waved as the car pulled away.
Tom ellerini bir havluyla kuruladı.Tom dried his hands with a towel.
Tom'un elinden gelen her şeyi yaptığına eminim.I'm sure Tom is doing all he can.
Tüm düzenlemeleri ele alacağım.I'll handle all the arrangements.
Elimde olsa bile, ben bunu yapmazdım.I wouldn't do it even if I could.
Tom'un bir elektrikçi olduğunu düşündüm.I thought Tom was an electrician.
Tom doktor değil, satış elemanıdır.Tom is a salesman, not a doctor.
Ellerini yıkamayı unutma.Don't forget to wash your hands.
Bunu senin ellerine bırakıyorum.I'm leaving this in your hands.
Elbiselerimi değiştireceğim.I'm going to change my clothes.
Sana elimden geldiğince çok vereceğim.I'll give you as much as I can.
Yardım etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do whatever I can to help.
Oraya elimden geldiği kadar çabuk gittim.I got there as fast as I could.
Buraya elimden geldiği kadar çabuk geldim.I came here as fast as I could.
Neden eldiven takmıyorsun?Why aren't you wearing gloves?
Tom onun sol eliyle yazar.Tom writes with his left hand.
Tom birlikte ellerini ovuşturdu.Tom rubbed his hands together.
Üzgünüm, gerçekten elime yüzüme bulaştırdım.I'm sorry, I really messed up.
Ellerimi yıkamaya gideceğim.I'm going to go wash my hands.
Elimden gelenin en iyisini yapıyorum.I'm doing the very best I can.
Onu elimden geldiğince kısa süre içinde yapacağım.I'll do that as soon as I can.
Elimden geldiği kadar kısa sürede evde olacağım.I'll be home as soon as I can.
Elimden geldiğince erken döneceğim.I'll be back as soon as I can.
Tom el fenerini açtı.Tom turned on his flashlight.
Elimden gelen her şeyi alacağım.I'll take whatever I can get.
Senin eline hiç fırsat geçmedi.You wouldn't stand a chance.
Tom'un eline hiç fırsat geçmedi.Tom wouldn't stand a chance.
Tom ayrıntıları ele alacak.Tom will handle the details.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod