el ile cümle
el kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom el sallayarak veda etti.Tom waved goodbye.
Tom eldiven giydi.Tom wore gloves.
Tom'un elleri titriyordu.Tom's hands trembled.
Tom'u ele geçirdik.We captured Tom.
Biz ele geçirildik.We were captured.
Onlar Tom'u ele geçirdiler.They captured Tom.
Onlar el ele tutuştular.They held hands.
Onların elemanı azdı.They were shorthanded.
Ona el koydum.I confiscated it.
Elbisemi değiştireceğim.I'll get changed.
Her şeyi ele alacağım.I'll handle everything.
Ele alınacak.It'll be handled.
Tom'un elleri titriyor.Tom's hands are shaking.
O eldivenleri bana ver.Give me those gloves.
Ticari eşyayı elleme.Don't handle the merchandise.
O, ellilerindedir.He's in his fifties.
Onunla arkadaş olmak için elimden gelenin en iyisini yaptım.I did my best to make friends with him.
Elbisenin bol bir eteği var.The dress has a full skirt.
Hemşirenin çok nazik elleri var.The nurse has very gentle hands.
Eliyle bir jest yaptı.He made a gesture with his hand.
Buraya geldiğimden beri bütün elbiselerim kirlendi.All my clothes have gotten dirty since I've been here.
Mektup elle yazılmıştı.The letter was written by hand.
Kraliçe Elizabeth kimdi?Who was Queen Elizabeth?
Konstantinopolis 1453'te Osmanlı Türklerinin eline düştü.Constantinople fell to the hands of the Ottoman Turks in 1453.
Ona elmas bir bilezik verdi.He gave her a diamond bracelet.
Elinde bir paket giysi ile dışarı çıktı.He went out with a bundle of clothes in his hand.
Keşke beyaz bir elbise alsaydım!I wish I'd bought a white dress!
O açık mavi bir takım elbise giyiyor.She's wearing a light blue suit.
Satın aldığın o takım elbise iyi bir seçimdi.That suit you bought was a good choice.
Takım elbise çok kaba bir malzemeden yapılmıştır.The suit's made of very rough material.
Bu takım elbise benim için fazla büyük.This suit is too big for me.
Üç el ateş sesi duyuldu.Three shots were heard.
Senin eleştirin adil değil.Your criticism is unfair.
Elimi öptü.He kissed my hand.
Kimyasal semboller kimyasal elementleri tanımlamak için kullanılır.Chemical symbols are used to identify chemical elements.
Bu elbiseyi almaya gerçekten gücüm yetmiyor.I really can't afford to buy this dress.
Amcamız öldüğünde biz mülkü elde ettik.We acquired the property when our uncle died.
Bu elbiseyi ilk defa mı giyiyorsunuz?Are you wearing that dress for the first time?
Haydi, el sıkışın çocuklar!Come on, shake hands, boys!
Bazı kreoller resmi bir statü elde ederler, örn.Malezya'daki gibi.Certain creoles obtain an official status, for example like in Malaysia.
Elli yapmak için dört daha gerekiyor.Four more are needed to make fifty.
Elbiselerini buraya as.Hang your clothes here.
Onun elektrikli ekipman fabrikası var.He has an electrical equipment factory.
Elimden geldiğince hayatımı kazanıyorum.I earn my living as best I can.
Ellerimi yıkamak ve dişlerimi fırçalamak zorundayım.I have to wash my hands and brush my teeth.
Konuşmak istiyorsan, elini kaldır.If you want to speak, raise your hand.
Elimizdeki en iyisi bu.It's the best we have.
Bu elimizdekilerin en iyisi.It's the best we have.
Ellerim çatlamış.My hands are chapped.
Kız kardeşimin çok iyi el yazısı var.My sister has very good handwriting.
Birliklerimiz şehri ele geçirdi.Our forces occupied the city.
Şapkam ve eldivenlerim nerede?Where are my hat and my gloves?
Bu kadar eleştirici olmayın.Don't be so critical.
O elbisenin içinde küçük bir kıza benziyorsun.You look like a little girl in that dress.
O elbisenin içinde küçük bir kız gibi görünüyorsun.You look like a little girl in that dress.
Kendini bir sürü eleştiriye maruz bırakıyorsun.You're exposing yourself to a lot of criticism.
Tom takım elbise giymez.Tom doesn't wear suits.
Tom elektrikle idam edildi.Tom has been electrocuted.
Tom idareyi ele geçiriyor.Tom is taking charge.
Tom elbise giyiyor.Tom is wearing clothes.