el ile cümle

el kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Üye olmayanlar elli dolar daha ödeyecek.Non-members pay 50 dollars more.
Öğrenci elini kaldırdı.The student raised his hand.
Tom eleştirilmeyi sevmiyor.Tom doesn't like being criticized.
Ülkemi kimse eleştirmedi.Nobody criticized my country.
Kimse ülkemi eleştirmiyor.Nobody criticizes my country.
Hiç kimse ülkemi eleştirmek istemedi.Nobody wanted to criticize my country.
Kimse ülkemi eleştirmek istemiyor.Nobody wants to criticize my country.
Bu metni elle yazamam.I cannot write this text by hand.
Ben mektupları hala elle yazmayı tercih ediyorum.I still prefer to write letters by hand.
Hayatlarımız sizin elinizdedir.Our lives are in your hands.
Benim yaşamım sizin ellerinizde.My life is in your hands.
Tom, öğretmene bir elma verdi.Tom gave an apple to the teacher.
O her gün öğretmene bir elma verir.He gives an apple to the teacher every day.
Köyün elektriği yok.The village has no electricity.
Elimi sıktı.She shook my hand.
Bana yarım kilo elma verin.Give me half a kilo of apples.
Ellerini sırtımdan çek.Take your hand off my back.
Elit askerler en özel kuvvetlerden daha fazla eğitilir.Elite soldiers are trained even harder than most special forces.
Elit askerler hemen hemen her zaman özel güçler arasından seçilir.Elite soldiers are almost always selected among the special forces.
Arapçada Cezayir'e "El-Jazair" denir.Algeria is called "Al-Jazair" in Arabic.
Komorlar'a Arapçada "Juzur el-Kamer" denir.The Comoros is called "Juzur al-Qamar" in Arabic.
O bize elbiseler verir.She gives us clothes.
O elmas çaldı.He stole the diamond.
O bir şeyin eline dokunduğunu hissetti.She felt something touch her hand.
Bütün elmayı yedim.I ate the whole apple.
Tom onları yemeden önce her zaman elmaları soyar.Tom always peels apples before he eats them.
Tom bir şey yemeden önce her zaman ellerini yıkar.Tom always washes his hands before eating anything.
Tom, Mary'nin yemek odası masasında bıraktığı elmayı yedi.Tom ate the apple that Mary had left on the dining room table.
Tom ellerini yıkamadan muzu yedi.Tom ate the banana without washing his hands.
Tom biraz elmalı turta yemek istiyor.Tom wants to eat some apple pie.
Lütfen yemekten önce ellerini yıka.Please wash your hands before you eat.
İçinde bir kurt olduğunu fark etmeden önce elmanın yarısını yedim.I ate half the apple before I noticed there was a worm in it.
Ella Fitzgerald ne söyledi?What did Ella Fitzgerald sing?
Elimi tut.Grab my hand.
Tom'a elimden geldiğince kısa sürede orada olacağımı söyle.Tell Tom I'll be there as soon as I can.
Ellerini kaldır.Raise your hands.
Ellerinizi kaldırın.Put your hands up.
Mario, şeker elmasının tadını tercih eder.Mario prefers the taste of the sugar apple.
Tom pizzayı çatalla yiyor, Mary ise elleriyle.Tom eats pizza with a fork, but Mary eats it with her hands.
Elinden geleni yap.Take your shot.
Elbiselerini giy.Get your clothes on.
Elinden geliyorsa beni durdur.Stop me if you can.
Elinde ne olduğunu göreyim.Let me see what's in your hand.
Elimden geleni yapıyorum.I'm doing my best.
O elinden geleni yapıyor.He's doing his best.
"Hangi elmayı istiyorsunuz?" "Onu istiyorum.""Which apple would you like?" "I'd like that one."
"Yapmamı istediğin her şeyi yapamam." "Öyleyse sadece elinizden geleni yapın.""I can't do everything you've asked me to do." "Then just do what you can."
"Çilek sever misiniz?" "Elbette. Ben onları seviyorum.""Do you like strawberries?" "Sure. I love them."
Ağabeyim sana kötü davrandığı için beni eleştirme.Don't lash out at me just because my brother treated you badly.
Ellerini benim eşyamdan uzak tut.Keep your hands off my stuff.
Sadece ellerini onları görebileceğim yerde tut.Just keep your hands where I can see them.
"Bana bir fincan kahve getirir misin?" "Elbette. Memnuniyetle.""Would you get me a cup of coffee?" "Sure. I'd be glad to."
Eğer kazanmak istiyorsan, elinden geleni yapmalısın.If you intend to win, you should do your best.
Tom ellerinde küçük bir kutu tutuyordu.Tom was holding a small box in his hands.
Tom elektrikli sandalyede idam edildi.Tom was electrocuted.
Tom Mary'nin elindeki tabancaya baktı.Tom stared at the gun in Mary's hand.
Tom, mektubun kimden geldiğini merak ederek, Mary'nin elindeki zarfa baktı.Tom stared at the envelope in Mary's hand, wondering who the letter was from.
Tom bir takım elbise ve kravat giyerek partiye geldi.Tom showed up at the party wearing a suit and tie.
Tom elini uzattı.Tom reached out his hand.
Tom elbiselerinden bazılarını John'a verdi.Tom gave John some of his clothes.

İlgili Sayfalar