Ana içeriğe geç
Sözlük

el ile cümle

el kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir cam parçasıyla sağ elimi kestim.I cut my right hand on a piece of glass.
Yakın zamana kadar, ihtiyacımız olan şeylerin çoğu elle yapıldı.Until quite recently, most of the things we needed were made by hand.
Ben klas elbiseler giyerim ve klas gözlükler takarım.I wear cool clothes and cool sunglasses.
Gazla mı yoksa elektrikle mi yemek pişirirsin?Do you cook by gas or electricity?
Sepette birkaç elma var.There are some apples in the basket.
Sepette çok az sayıda elma var.There are few apples in the basket.
Sepette bazı iyi elmalar var.There are some good apples in the basket.
Senin için yeni bir takım elbise yapacağım.I will make a new suit for you.
Ben yeni bir takım elbise satın almak için çok fakirim.I'm too poor to buy a new suit.
Elmaları portakallara tercih ederim.I prefer apples to oranges.
Yağ, zeytinden elde edilir.Oil is extracted from olives.
Ellen'da tenis oynamayı seviyor.Ellen likes to play tennis, too.
Ellen İngilizce konuşmaz.Ellen does not speak English.
Ellen o kadar yorgundu ki o yatmaya erken gitti.Ellen was so tired that she went to bed early.
Elizabeth ailesinden bağımsızdır.Elizabeth is independent of her parents.
Kraliçe I. Elizabeth 1603 yılında vefat etti.Queen Elizabeth I passed away in 1603.
Ellie çok dişil.Ellie is very feminine.
Ellie çok kadınsı.Ellie is very feminine.
Ellie o şairi seviyor. O, onun şiirlerinin çoğunu ezbere biliyor.Ellie loves that poet. She knows many of his poems by heart.
Hiç kimse Emily'den daha güzel elmalı turta pişirmez.No one bakes a finer apple pie than Emily.
Emi annesine bir elbise yaptırdı.Emi had her mother make a dress.
Emi kendine yeni bir elbise ısmarladı.Emi ordered herself a new dress.
Edison elektrik ampulünü icat etti.Edison invented the electric lamp.
Bizim üniversite çok fazla elektrik tüketir.Our college uses far too much electricity.
Wimbledon'da şimdi, servis atışlarını değerlendiren özel elektronik aletler var.At Wimbledon there are now special electronic machines to judge the serves.
William Tell, oğlunun kafasındaki elmaya bir ok attı.William Tell shot an arrow at the apple on his son's head.
Elektrikli ev aletleri ev işini daha kolay yaptı.Electrical appliances have made housework easier.
Ellerini temiz tut.Keep your hands clean.
Bu sözlüğü her zaman el altında tut.Always keep this dictionary handy.
İstasyona varır varmaz elbette yolu bulacaksın.You'll find the way all right once you get to the station.
Sandalyenin altında bir çift eldiven buldum.I found a pair of gloves under the chair.
Bazı elmalar ağaçta çürüdü.Some apples rotted on the tree.
Kendinize uygun bir takım elbise alın.Get yourself a decent suit.
Bu elmalar büyük.Those apples are big.
Şu elmalar büyük.Those apples are big.
Bir adam çıplak elleri ile kazı yaparken görüldü.One man was seen digging with his bare hands.
Biz elimizden geleni yapacağız, teşekkür ederim.We'll do our best, thank you.
Amerika'da elli eyalet vardır.There are fifty states in America.
O yaşlı adam elli yıldır kaçak viski imal etmekteydi.The old man had been making white lightning for 50 years.
O kırmızı kravat takım elbisene uymuyor-Niçin yeşil olanını takmıyorsun?That red tie doesn't go with your suit. Why don't you wear the green one?
O kırmızı elbise ona yakışıyor.That red dress becomes her.
Lütfen mavi elbise giymiş şu kıza bak.Please look at the girl who wore the blue clothes.
O tür elbise şimdi moda.That kind of dress is now in fashion.
O çocuk ele avuca sığmıyor.That boy is a handful.
O ayakkabılar bu takım elbiseyle gitmez.Those shoes do not go with the suit.
O elbise pahalı bir görünüme sahip.That suit has an expensive look.
Amatör şarkıcı eller aşağı yetenek yarışmasında birincilik ödülünü almıştır.The amateur singer won first in the talent show hands down.
O, ele avuca sığmayan bir çocuk.He is an unmanageable child.
Sen asla gerçek bir elmas görmedin.You've never seen a genuine diamond.
İleride pişmanlık duymak istemiyorsan elinden geleni yapmalısın.You must do all you can lest you should regret later.
Hangisinden daha çok hoşlanırsınız, elmalar mı yoksa portakallar mı?Which do you like better, apples or oranges?
Elmaları mı yoksa portakalları mı seversiniz?Do you like apples or oranges?
Oraya uygun elbiselerle gitsen iyi olur.You had better go there in decent clothes.
Kaç tane elma istiyorsun?How many apples do you want?
Hiç elmaların var mı?Do you have any apples?
O elbisenin ona uyduğunu düşünüyor musunuz?Do you think that dress suits her?
Şapkan elbisenle oldukça uyumlu.Your hat matches your dress marvellously.
Senin elbisenin çoktan modası geçmiş.Your dress is already out of fashion.
El yazın benimkine benziyor.Your handwriting is similar to mine.
Benim yeni arabana hayran olmamam elimde değil.I cannot help admiring your new car.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod