Elçilerle ihtiyarlar bu konuyu görüşmek için toplandılar.فاجتمع الرسل والمشايخ لينظروا في هذا الامر.
Elçilerle ihtiyarlar bu konuyu görüşmek için toplandılar.使 徒 和 長 老 、 聚 會 商 議 這 事
Elçilerle ihtiyarlar bu konuyu görüşmek için toplandılar.使徒 和 長老 、 聚會商 議這事
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.apostolien ja profeettain perustukselle rakennettuja, kulmakivenä itse Kristus Jeesus,
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.erbaut auf den Grund der Apostel und Propheten, da Jesus Christus der Eckstein ist,
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.fiind zidiţi pe temelia apostolilor şi proorocilor, piatra din capul unghiului fiind Isus Hristos.
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.I som er bygget op på apostlenes og profetenes grunnvoll, mens hjørnestenen er Kristus Jesus selv,
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.Kik fölépíttettetek az apostoloknak és prófétáknak alapkövén, lévén a szegletkõ maga Jézus Krisztus,
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.너희는 사도들과 선지자들의 터 위에 세우심을 입은 자라 그리스도 예수께서 친히 모퉁이 돌이 되셨느니라
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.opbyggede på Apostlenes og Profeternes Grundvold, idet Hovedhjørnestenen er Kristus Jesus selv,
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.sezidani na temelju apostolov in prorokov, vogelni kamen pa je Jezus Kristus sam,
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.uppbyggda på apostlarnas och profeternas grundval, där hörnstenen är Kristus Jesus själv,
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.vybudovaní na základe apoštolov a prorokov, kde je uholným kameňom sám Ježiš Kristus,
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.Vzdělaní na základ apoštolský a prorocký, kdežto jest gruntovní úhelný kámen sám Ježíš Kristus,
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.Zbudowani na fundamencie Apostołów i proroków, którego jest gruntownym węgielnym kamieniem sam Jezus Chrystus,
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.εποικοδομηθεντες επι το θεμελιον των αποστολων και προφητων, οντος ακρογωνιαιου λιθου αυτου του Ιησου Χριστου
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.быв утверждены на основании Апостолов ипророков, имея Самого Иисуса Христа краеугольным камнем ,
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.збудовані на підвалиш апостолів і пророків, а угловий (камінь) сам Ісус Христос;
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.בנוים על יסוד השליחים והנביאים וישוע המשיח הוא אבן הפנה׃
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.مبنيين على اساس الرسل والانبياء ويسوع المسيح نفسه حجر الزاوية
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.並 且 被 建 造 在 使 徒 和 先 知 的 根 基 上 、 有 基 督 耶 穌 自 己 為 房 角 石
Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe taşı Mesih İsanın kendisidir.並且 被 建造 在 使徒 和 先知 的 根基 上 、 有 基督 耶穌 自己 為房 角石
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.A apoštolovia povedali Pánovi: Pridaj nám viery!
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Apostolii au zis Domnului: ,,Măreşte-ne credinţa!``
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Các sứ đồ thưa Chúa rằng : Xin thêm đức_tin cho chúng_tôi !
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Các sứ đồ thưa Chúa rằng: Xin thêm đức tin cho chúng tôi!
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.De apostelen zeiden tegen de Here: "Geef ons een groter geloof."
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Disseram então os apóstolos ao Senhor: Aumenta-nos a fé.
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.És mondának az apostolok az Úrnak: Növeljed a mi hitünket!
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Gli apostoli dissero al Signore
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.I řekli apoštolé Pánu: Přispoř nám víry.
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.I rzekli Apostołowie Panu: Przymnóż nam wiary.
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Ja apostolit sanoivat Herralle: "Lisää meille uskoa".
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.사도들이 주께 여짜오되 우리에게 믿음을 더하소서 하니
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Les apôtres dirent au Seigneur: Augmente-nous la foi.
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Los apóstoles dijeron al Señor: --Auméntanos la fe
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Och apostlarna sade till Herren: »Föröka vår tro.»
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Og Apostlene sagde til Herren: "Giv os mere Tro!"
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Og apostlene sa til Herren: Øk vår tro!
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Para rasul berkata kepada Tuhan Yesus, "Tuhan, kuatkanlah iman kami.
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Reko pa apostoli Gospodu: Pomnoži nam vero!
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Und die Apostel sprachen zum HERRN: Stärke uns den Glauben!
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.Και ειπον οι αποστολοι προς τον Κυριον Αυξησον εις ημας την πιστιν.
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.И апостолите рекоха на Господа: Придай ни вяра.
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.И сказали Апостолы Господу: умножь в нас веру.
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.І казали апостоли Господеві: Прибав нам віри.
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.ויאמרו השליחים אל האדון הוסף לנו אמונה׃
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.فقال الرسل للرب زد ايماننا.
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.使 徒 對 主 說 、 求 主 加 增 我 們 的 信 心
Elçiler Rabbe, ‹‹İmanımızı artır!›› dediler.使徒 對 主說 、 求主 加增 我 們 的 信心
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Apostolságomnak jelei megbizonyosodtak közöttetek sok tûrésben, jelekben, csodákban és erõkben is.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Các bằng cớ về chức sứ đồ tôi đã tỏ ra trong anh em bởi sự nhịn nhục mọi đàng, bởi các phép lạ.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Các bằng_cớ về chức sứ đồ tôi đã tỏ ra trong anh_em bởi sự nhịn_nhục mọi đàng , bởi các phép lạ .
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.En Apostels Tegn bleve jo udførte, iblandt eder under Udholdenhed, ved Tegn og Undere og kraftige Gerninger.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Jednak znaki Apostoła pokazane są u was we wszelkiej cierpliwości, w znamionach i w cudach, i w mocach.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.사도의 표된 것은 내가 너희 가운데서 모든 참음과 표적과 기사와 능력을 행한 것이라
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Saj so se znamenja apostola godila med vami v vsem potrpljenju, v znamenjih in čudežih in močeh.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Znamenia apoštolov sú učinené medzi vami v celej trpezlivosti, divami, zázrakmi a mocami.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Τα μεν σημεια του αποστολου ενηργηθησαν μεταξυ σας εν παση υπομονη, δια θαυματων και τεραστιων και δυναμεων.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Признаки Апостола оказались перед вами всяким терпением, знамениями, чудесами и силами.