Ana içeriğe geç
Sözlük

elçi ile cümle

elçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
14
ORT. KELİME
Elçiler bilmiyor olabilirler, fakat onlar, bugün dünyayı değiştirmekte olan kasıtsız feministler.Puede que no lo sepan, pero son los feministas inadvertidos que están cambiando el mundo.
Elçiler bilmiyor olabilirler, fakat onlar, bugün dünyayı değiştirmekte olan kasıtsız feministler.Вони можуть не знати, але вони є безтурботними феміністами, які змінюють світ сьогодні.
Elçiler bilmiyor olabilirler, fakat onlar, bugün dünyayı değiştirmekte olan kasıtsız feministler.Все эти люди - тоже феминисты и феминистки, даже если так себя не называют.
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››Alors les apôtres réunis lui demandèrent: Seigneur, est-ce en ce temps que tu rétabliras le royaume d`Israël?
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››A oni síduc sa pýtali sa ho a vraveli: Pane, či v tomto čase obnovíš Izraelovi kráľovstvo?
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››A tak oni zszedłszy się, pytali go, mówiąc: Panie! izali w tym czasie naprawisz królestwo Izraelskie?
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››Da de nu var kommet sammen, spurte de ham: Herre! gjenreiser du på den tid riket for Israel?
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››저희가 모였을 때에 예수께 묻자와 가로되 주께서 이스라엘 나라를 회복하심이 이 때니이까 하니
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››Oni pak sšedše se, otázali se ho, řkouce: Pane, v tomto-li času napravíš království Izraelské?
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››Som de nu vare forsamlede, spurgte de ham og sagde: "Herre! opretter du på denne Tid Riget igen for Israel?"
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››А той рече: Не с за вас да знаете години или времена, които Отец е положил в собствената си власт.
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››Вони ж зійшовшись питали Його, кажучи: Господи, чи не під сей час поставиш Ти знов царство Ізраїлське?
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››Посему они, сойдясь, спрашивали Его, говоря: не в сие ли время, Господи, восстановляешь Ты царство Израилю?
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››ויהי כאשר נאספו יחדו וישאלהו לאמר אדנינו המשיב אתה בעת הזאת את המלוכה לישראל׃
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››‎اما هم المجتمعون فسألوه قائلين يا رب هل في هذا الوقت ترد الملك الى اسرائيل‎.
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››他 們 聚 集 的 時 候 、 問 耶 穌 說 、 主 阿 、 你 復 興 以 色 列 國 、 就 在 這 時 候 嗎
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››他 們 聚集 的 時候 、 問耶穌說 、 主阿 、 你 復興 以色列 國 、 就 在 這時 候嗎
Elçileri içeri çağırtıp kamçılattılar ve İsanın adından söz etmemelerini buyurduktan sonra salıverdiler.저희가 옳게 여겨 사도들을 불러들여 채찍질하며 예수의 이름으로 말하는 것을 금하고 놓으니
Elçileri içeri çağırtıp kamçılattılar ve İsanın adından söz etmemelerini buyurduktan sonra salıverdiler.Они послушались его; и, призвав Апостолов, били их и, запретив им говорить о имени Иисуса, отпустилиих.
Elçileri içeri çağırtıp kamçılattılar ve İsanın adından söz etmemelerini buyurduktan sonra salıverdiler.Послухали ж його, і, покликавши апостолів та побивши, заказали їм говорити в імя Ісусове, та й відпустили їх.
Elçileri içeri çağırtıp kamçılattılar ve İsanın adından söz etmemelerini buyurduktan sonra salıverdiler.וישמעו אליו ויקראו את השליחים וילקו אתם ויצוו אשר לא ידברו בשם ישוע ויפטרו אותם׃
Elçileri içeri çağırtıp kamçılattılar ve İsanın adından söz etmemelerini buyurduktan sonra salıverdiler.‎فانقادوا اليه. ودعوا الرسل وجلدوهم واوصوهم ان لا يتكلموا باسم يسوع ثم اطلقوهم
Elçileri içeri çağırtıp kamçılattılar ve İsanın adından söz etmemelerini buyurduktan sonra salıverdiler.公 會 的 人 聽 從 了 他 、 便 叫 使 徒 來 、 把 他 們 打 了 、 又 吩 咐 他 們 不 可 奉 耶 穌 的 名 講 道 、 就 把 他 們 釋 放 了
Elçileri içeri çağırtıp kamçılattılar ve İsanın adından söz etmemelerini buyurduktan sonra salıverdiler.公會 的 人 聽從 了 他 、 便 叫 使徒 來 、 把 他 們打了 、 又 吩咐 他 們 不 可 奉 耶穌 的 名講道 、 就 把 他 們釋 放了
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Ambasadorii noştri sunt Mo Bros şi Mo Sistas, şi asta a fost fundamental pentru succesul nostru.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.우리의 대표 사절은 "모 형제 모 자매들"입니다. 그들이 지금껏 우리 성공의 근본이었습니다.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Nagyköveteink a Mo Bratyók és Mo Hugik ami, úgy gondolom, hogy kulcsfontosságú az elért sikereinkhez.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Našimi vyslanci jsou Mo bratři a Mo sestry, což považuji za jádro našeho úspěchu.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Naši veľvyslanci sú Mo bratia a Mo sestry a to je základ nášho úspechu.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Naszymi ambasadorami są wąs-bracia i wąs-siostry, i myślę, że to podstawa naszego sukcesu.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Nos ambassadeurs sont les Mo Bros et les Mo Sistas, et je crois que ça a été fondamental pour notre succès.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Nuestros embajadores son los Mo Bros y las Mo Sistas, y creo que han sido fundamentales para nuestro éxito.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Onze ambassadeurs zijn de Mo Bros en Mo Sistas, en dat is fundamenteel geweest voor ons succes.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Os nossos embaixadores são os Mo Irmãos e as Mo Irmãs, e acho que isso foi fundamental para o nosso sucesso.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Unsere Botschafter sind die Mo Bros und Mo Sistas, und ich denke, dass dies das Fundament unseres Erfolg ist.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Vores ambassadører er Mo Bros og Mo Sistas, og jeg mener at det har været fundamentalt for vores succes.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Нашими представителями являются братья и сёстры "Усабря", и я думаю, что это лежит в основе нашего успеха.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Наші посли - мо-днодумці, і я думаю, що це було основою нашого успіху.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Посланиците ни са Мо Брос и Мо Систас и мисля, че това е основата на успеха ни.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.(צחוק) השגרירים שלנו הם החברים והחברות שמגדלים שפמים
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.سفراءنا هم إخوة الشوارب وأخوات الشوارب و بإعتقادي هذا هو سبب نجاحنا
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.この成功には この大使達が不可欠でした 私達のブランドとキャンペーンを大使達にゆだね
Elçiler İsanın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurulun huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.A oni išli zpred tvári vysokej rady radujúc sa, že boli učinení hodnými byť pohanení pre meno Pána Ježiša.
Elçiler İsanın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurulun huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.사도들은 그 이름을 위하여 능욕 받는 일에 합당한 자로 여기심을 기뻐하면서 공회 앞을 떠나니라
Elçiler İsanın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurulun huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.Ma essi se ne andarono dal sinedrio lieti di essere stati oltraggiati per amore del nome di Gesù
Elçiler İsanın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurulun huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.Så gikk de da bort fra rådet, glade over at de var aktet verdige til å vanæres for det navns skyld;
Elçiler İsanın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurulun huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.Вони ж пішли веселі з перед ради, що за імя Його удостоїлись бути зневаженими.
Elçiler İsanın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurulun huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.И ни един ден не преставаха да поучават и да благовествуват и в храма и по къщите си, че Исус е Христос.
Elçiler İsanın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurulun huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.Они же пошли из синедриона, радуясь, что за имя Господа Иисуса удостоились принять бесчестие.
Elçiler İsanın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurulun huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.ויצאו שמחים מלפני הסנהדרין על כי זכו לשאת על שמו כלמה׃
Elçiler İsanın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurulun huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.واما هم فذهبوا فرحين من امام المجمع لانهم حسبوا مستاهلين ان يهانوا من اجل اسمه‎.
Elçiler İsanın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurulun huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.他 們 離 開 公 會 、 心 裡 歡 喜 . 因 被 算 是 配 為 這 名 受 辱
Elçiler İsanın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurulun huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.他 們離開 公會 、 心裡歡 喜 . 因被 算是 配為這 名 受辱
Elçiler, İsanın yanına dönerek yaptıkları ve öğrettikleri her şeyi Ona anlattılar.A apoštolovia sa sišli k Ježišovi a zvestovali mu všetko, čo činili a čo učili.
Elçiler, İsanın yanına dönerek yaptıkları ve öğrettikleri her şeyi Ona anlattılar.A Apostołowie zszedłszy się do Jezusa, opowiedzieli mu wszystko, i co czynili, i czego uczyli.
Elçiler, İsanın yanına dönerek yaptıkları ve öğrettikleri her şeyi Ona anlattılar.Apostolii s'au adunat la Isus, şi I-au spus tot ce făcuseră şi tot ce învăţaseră pe oameni.
Elçiler, İsanın yanına dönerek yaptıkları ve öğrettikleri her şeyi Ona anlattılar.Các sứ đồ nhóm lại cùng Ðức Chúa Jêsus, thuật cho Ngài mọi điều mình đã làm và dạy.
Elçiler, İsanın yanına dönerek yaptıkları ve öğrettikleri her şeyi Ona anlattılar.Các sứ đồ nhóm lại cùng Ðức_Chúa_Jêsus , thuật cho Ngài mọi điều mình đã làm và dạy .
Elçiler, İsanın yanına dönerek yaptıkları ve öğrettikleri her şeyi Ona anlattılar.Gli apostoli si riunirono attorno a Gesù e gli riferirono tutto quello che avevano fatto e insegnato
Elçiler, İsanın yanına dönerek yaptıkları ve öğrettikleri her şeyi Ona anlattılar.In snidejo se apostoli pri Jezusu in mu sporočé vse, kar so storili in kar so ljudi naučili.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod