Ana içeriğe geç
Sözlük

el ele ile cümle

el ele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
El ele verip Arapları ve Yahudileri kurtarmaya başladık.Nous nous sommes pris main dans la main pour sauver Juifs et Arabes.
El ele verip Arapları ve Yahudileri kurtarmaya başladık.Začali jsme ruku v ruce zachraňovat Židy a Araby.
El ele verip Arapları ve Yahudileri kurtarmaya başladık.Zaczęliśmy ręka w rękę ratować Żydów i Arabów.
El ele verip Arapları ve Yahudileri kurtarmaya başladık.Αρχίσαμε να σώζουμε Εβραίους και Άραβες μαζί.
El ele verip Arapları ve Yahudileri kurtarmaya başladık.Ми почали пліч-о-пліч рятувати євреїв та арабів.
El ele verip Arapları ve Yahudileri kurtarmaya başladık.Рука об руку мы стали спасать евреев и арабов.
El ele verip Arapları ve Yahudileri kurtarmaya başladık.Хванати за ръце, спасявахме евреи и араби.
El ele verip Arapları ve Yahudileri kurtarmaya başladık.התחלנו יד ביד להציל יהודים וערבים.
El ele verip Arapları ve Yahudileri kurtarmaya başladık.لقد بدأنا سوية بإنقاذ اليهود والعرب.
El ele verip Arapları ve Yahudileri kurtarmaya başladık.アラブ人がユダヤ人を助け ユダヤ人がアラブ人を助ける
Gethsemane'de mehtaba doğru el ele yürüdükleri o resimdir.예수가 겟세마네어서 사탄과 손을 잡고 달빛을 걷는 그림과 같은 것입니다.
Gethsemane'de mehtaba doğru el ele yürüdükleri o resimdir.Yesus dan Setan berjalan berdampingan di bawah sinar bulan di taman Getsemani.
Gethsemane'de mehtaba doğru el ele yürüdükleri o resimdir.והשטן הולכים יד ביד בגת-שמנים צועדים אל עבר אור הירח.
Gethsemane'de mehtaba doğru el ele yürüdükleri o resimdir.مع الشرير يدا بيد في طور زيتا يسيرون تحت ضوء القمر
Gethsemane'de mehtaba doğru el ele yürüdükleri o resimdir.月夜を歩いていくのです これが示唆するところは
High Line açıldıktan hemen sonra el ele tutuşmuş bir sürü insan görebilirdiniz.Apercebi-me, logo após a abertura, que havia todas estas pessoas de mãos dadas no High Line.
High Line açıldıktan hemen sonra el ele tutuşmuş bir sürü insan görebilirdiniz.개방직후에 깨달은 것으로 하이라인 위에서 사람들이 손을 잡고 지난다는 것이었습니다.
High Line açıldıktan hemen sonra el ele tutuşmuş bir sürü insan görebilirdiniz.היא שהבנתי מיד אחרי שפתחנו שהיו את כל האנשים האלה מחזיקים ידיים על הקו הגבוה.
High Line açıldıktan hemen sonra el ele tutuşmuş bir sürü insan görebilirdiniz.هو أنني أدركت مباشرة بعد أن افتتحنا أنه كان هناك كل هؤلاء الناس ممسكين بأيديهم في الهايلاين.
High Line açıldıktan hemen sonra el ele tutuşmuş bir sürü insan görebilirdiniz.手をつなぐ人々を目にして思ったんですが 「普通ニューヨーカーは手をつながないだろ」
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar."Der Zauberer von Oz" entgegen, Hand in Hand hüpfen sie auf dich zu.
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.Fugleskræmslet og Løven fra "Troldmanden fra Oz", hånd i hånd, sjippende direkte hen imod dig.
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.허수아비, 사자가 오븐에서 나와 손에 손을 잡고 여러분을 향해 깡총깡총 뛰며 다가오네요.
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.l'Epouvantail et le Lion du "Magicien d'Oz" main dans la main sautillant droit vers vous.
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.lo Spaventapasseri e il Leone del "Mago di Oz", che saltellano mano nella mano verso di voi.
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.Scarecrow và con sư tử hèn nhát trong "Phù thủy xứ Oz", họ đang tay trong tay tiến thẳng đến bạn.
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.Skaczą w waszą stronę.
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.Sperietoarea şi Leul din "Vrajitorul din Oz", se ţin de mână şi țopăie spre tine.
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.Strašák a lev z "Čaroděje ze země Oz," ruku v ruce poskakují přímo k vám.
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.Strašilo in Lev iz Čarovnika iz Oza. Z roko v roki poskakujejo naravnost proti vam.
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.Ze komen hand in hand naar je toe huppelen.
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.Плашилото и Лъвът от "Вълшебникът от Оз", хванати под ръка, подскачайки право към вас.
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.Страшила и Трусливый Лев из "Волшебника из Страны Оз". Они держатся за руки и вприпрыжку направляются к вам.
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.הדחליל והאריה מתוך "הקוסם מארץ עוץ" מחזיקים ידיים ומדלגים לקראתכם
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.وفزاعة الغربان والأسد من "ساحر أوز" يداً بيد متجهين نحوك مباشرة
Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.手をつないでスキップしながら まっすぐ向ってきます さあ 目を開いて
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum.A uvědomil jsem si, že Newyorčané se nedrží za ruce.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum.Et je me suis rendu compte que les New Yorkais ne se tiennent pas la main ;
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum.그리고 저는 뉴요커들이 손을 잡지 않는다는 것을 깨달았습니다;
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Dan saya menyadari orang New York tidak bergandeng tangan, kita tidak melakukannya di luar.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Det slog mig; New Yorkers holder ikke hånd, det gør vi bare ikke udenfor.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.E apercebi-me de que os nova-iorquinos não andam de mãos dadas, não fazemos isso no meio da rua.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.És rájöttem, hogy a New York-iak nem fogják egymás kezét; mi egyszerűen nem csinálunk ilyet az utcán.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Ik besefte dat New Yorkers elkaars handen niet vasthouden; we doen dat gewoon niet buiten.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Şi mi-am dat seama că newyorkezii nu se ţin de mână; chiar nu facem asta afară.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Tajusin, että newyorkilaiset eivät pidä toisiaan kädestä; me emme yksinkertaisesti tee niin ulkosalla.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Und mir wurde klar, dass New Yorker nicht Händchen halten; wir machen das nicht in der Öffentlichkeit.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Wiecie, Nowojorczycy nie trzymają się za ręce; zwyczajnie nie robimy tego poza domami.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Y reflexioné, los neoyorquinos no se toman de las manos, simplemente no hacemos eso en público.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Και οι Νεοϋορκέζοι δεν περπατούν χέρι-χέρι, δεν το συνηθίζουμε δημοσίως.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.И аз осъзнах, че нюйоркчаните не се държат за ръце; просто не правим това отвън.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.И я подумал, что ньюйоркцы не держатся за руки, мы просто ведем себя так вне дома.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Я збагнув, що нью-йоркці не тримаються за руки; ми не поводимось так на вулиці.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum.והבנתי שניו יורקרים לא מחזיקים ידיים;
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum.وأدركت أن النيويوركيين لا يمسكون بالأيدي؛
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum.私達は外でそんなことはしないんです
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Beijam-se, abraçam-se, dão as mãos.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Całują się, obejmują, trzymają za ręce.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Csókolóznak, ölelkeznek, egymás kezét fogják.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.De kysser; de omfavner; de holder hånd.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod