Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.De kysser varandra, omfamnar varandra och håller händer.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.He pussaavat, halaavat, pitävät käsistä.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Ils s'embrassent, s'étreignent, se tiennent la main.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.키스를 하고, 껴앉고, 손을 잡습니다.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Líbají se, objímají se, drží se za ruce.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Se besan, se abrazan, se toman de las manos.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Se sărută, se îmbrățișează, se țin de mînă.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Si baciano, si abbracciano, si tengono per mano.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Sie küssen, umarmen sich, halten Händchen.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Ze kussen, ze omhelzen, ze houden elkaars handen vast.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Φιλούν, αγκαλιάζουν, κρατιούνται από το χέρι.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Вони цілуються, обнімаються, тримаються за руки.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Они целуются, обнимаются, держатся за руки.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Те целуват, прегръщат, стискат си ръцете.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.הם מנשקים, הם מחבקים, הם מחזיקים ידיים.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.إنها تُقبل، تعانق، تتشابك بالأيدي.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.背中をポンと叩く 威張り歩く こぶしを振り回す
Sebat ve liyakat el ele gider.A kitartás és az érdem kéz a kézben járnak.
Sebat ve liyakat el ele gider.Hand in Hand gehen.
Sebat ve liyakat el ele gider.la persistenza e il merito vanno di pari passo.
Tamam el ele gidelim, ama babam da gelsin.Έχει πολλά κορίτσια εκεί τώρα.
Tamam el ele gidelim, ama babam da gelsin.Добре, да идем хванати за ръка, но и татко трябва да дойде.
Ve bir yerde, tropik bir adada sahildeler, el ele deniz kenarında yürüyorlar.En ze lopen op het strand, ergens op een eiland Ze wandelen daar op het strand.
Ve bir yerde, tropik bir adada sahildeler, el ele deniz kenarında yürüyorlar.Et ils marchent sur une plage, dans un endroit, sur une île, ils marchent sur la plage.
Ve bir yerde, tropik bir adada sahildeler, el ele deniz kenarında yürüyorlar.Und sie laufen irgendwo auf einer Insel über den Strand. Sie laufen über den Strand.
Ve bir yerde, tropik bir adada sahildeler, el ele deniz kenarında yürüyorlar.Y están caminando por la playa en algún lugar, en alguna isla, están caminando por la playa.