el ile cümle
el kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Çalışmanı bölmemek için elimden gelenin en iyisini yapacağım.I'll do my best not to disturb your studying.
Çalışmanı rahatsız etmemek için elimden geleni yapacağım.I'll do my best not to disturb your studying.
Bazen duyguları göstermemek elimde değil.Sometimes I can't help showing emotions.
Yüz elli bin çiftin, 2006 yılında Shanghai'da evlenmesi bekleniyor.One hundred and fifty thousand couples are expected to get married in Shanghai in 2006.
Akşam elbisesi tercih edilir.Evening dress is desired.
Ona elini verirsen kolunu kaptırırsın.Give him an inch and he'll take a yard.
Beni eleştirmekten vazgeç.Stop criticizing me!
Beni eleştirmeyi bırakStop criticizing me!
Ellerimin avuç içlerini dizlerimi bükmeden yere değdirebilirim.I can place the palms of my hands on the floor without bending my knees.
Elektriksiz hayatımızın nasıl olacağını düşünebiliyor musun?Can you imagine what our lives would be like without electricity?
Ellerinizi indirin!Put your hands down!
O kıdemli bir elemandır.He's an old timer.
Britanyalı kadınların yüzde elli ikisi çikolatayı sekse tercih ediyor.Fifty-two per cent of British women prefer chocolate to sex.
Elma ağacın dibine düşer.Like father, like son.
Eleştiremeyecek kadar çok duyarlısın.You are too sensitive to criticism.
Tek yapmanız gereken elinizden geleni yapmaktır.All you have to do is try your best.
Yemeklerden önce ellerini yıkar mısın?Do you wash your hands before meals?
Çok iyi bir el yazın var.You write a very good hand.
Tüm yapmanız gereken elinizden geleni yapmaktır.All you have to do is do your best.
Elinizden geleni yapmalısınız.You must do your best.
Elma sevmez misin?Don't you like apples?
Ellerini henüz yıkamadın, değil mi?You haven't washed your hands yet, have you?
Bu eski posta pullarını nasıl elde ettiniz?How did you obtain these old postage stamps?
Her zaman beni eleştiriyorsun.You're always criticizing me!
Ellerini her zaman temiz tutmalısın.You must always keep your hands clean.
Hayatının onun ellerine bırakmak istediğinden emin misin?Are you sure you want to put your life in her hands?
Elbisen ortam için uygun değil.Your dress is unsuitable for the occasion.
Bir aptal olmamak elimde değil.I can't help being a fool.
Teklifiniz toplantıda ele alındı.Your suggestion came up at the meeting.
Yeni elbisen sana çok iyi yakışıyor.Your new dress becomes you very well.
Ellerin temiz mi?Are your hands clean?
Çılgınlığınıza gülmemek elimde değil.I cannot help laughing at your folly.
Kravatın takım elbisen ile uymuş.Your tie blends well with your suit.
Senin elbisen çok hoş.Your dress is very nice.
Sana el sallayan kız kimdir?Who is that girl waving to you?
Bir elin yağda, bir elin balda olacak.You shall want for nothing.
Elinden geleni yaptığın sürece sana yardım edeceğim.I'll help you so long as you do your best.
Sağ elinizdeki o şey nedir?What is that thing in your right hand?
Cumaya kadar el yazmasını tamamlayabilir misiniz?Can you manage to complete the manuscript by Friday?
İşini kendi elinle bozma.Don't kill the goose that lays the golden eggs.
Son yıllarda elektronik bilgisayarlar giderek önemli olmuştur.In recent years electronic computers have become increasingly important.
Öğretmen okumayı bitirdiğinde bir öğrenci elini kaldırdı.A student raised his hand when the teacher finished the reading.
Kuvvetli rüzgar farklı yerlerde elektrik tellerini kesti.The strong wind cut the electric wires in several places.
Hırsız ellerimi bir iple arkamdan bağladı.The burglar tied my hands behind my back with a rope.
Ağlamamak elimde değil.I can't help crying.
Elimden gelen her konuda size yardım edeceğim.I will help you all I can.
Ziyaretçiler, sıcak el sıkışma ile karşılandılar.The visitors were greeted with warm handshakes.
Taklit ve gerçek elmaslar arasındaki fark nedir?What is the difference between imitation and real diamonds?
Gazeteci politikacıyı eleştirdi.The reporter criticized the politician.
Makineler çok elektrik kullanır.Machinery uses a lot of electricity.
Masanın üstünde bir elma var.There is an apple on the desk.
Sıranın üzerinde bir elma var.There is one apple on the desk.
Masanın altında bir elma var.There is an apple under the desk.
Yanlışlıkla eldivenlerimi ters yüz giydim.I put my gloves on inside out by mistake.
Seyirci tam beş dakika ellerini çırptı.The audience applauded for a full five minutes.
Çevremizi kirletmemek için elimizden geleni yapmalıyız.We ought to do our best not to pollute our environment.
Fatura elli dolar tuttu.The bill amounts to fifty dollars.
Ellerim soğuktan uyuşmuş.My hands are numb from the cold.
Hiçbir şeye söz veremem fakat elimden geleni yapacağım.I can't promise anything, but I'll do my best.
Elbette o ondan bağımsızdır.Certainly he is independent of him.