İaido çalışmalarında kılıcı hızlı ve eksiksiz bir şekilde çekme üzerinde durulur.Het zou in het vervolg met en zonder zwaarden op het lint worden uitgereikt.
Eksiksiz ve tam olarak insan, aynı zamanda eksiksiz ve tam olarak Tanrı olduğunu belirtir.V. God: onzichtbaar en toch goed zichtbaar.
Savaşa karşın 1941'de fuar hazırlıkları eksiksiz gerçekleşti.Po trzecie, wraz ze śmiercią Junga w 1961 do głosu zaczęły dochodzić tendencje uprzednio nie wyrażane.
Bunun sebebi uygulama desteği, standartlara uyumu ve eksiksiz olduğu içindir.Służy to poszanowaniu norm oraz przyzwyczaja do zwycięstw czy porażek.
Eksiksiz bir mermer kopyası bugün Napoli Ulusal Arkeoloji Müzesi'nde bulunmaktadır.En romersk kopia av den ursprungliga statyn finns numera på Museo Archeologico Nazionale i italienska Neapel.
100 den fazla iskelet fosili bulunmuştur ve bazıları neredeyse eksiksizdir.Vidare hittades omkring 10 gram benfragment, alla mer eller mindre brända.
Buna göre gerçek çeviri, aktarılan cümlenin anlamını elden geldiğince eksiksiz biçimde vermekle olasıdır.Det är viktigt att översättningen blir så korrekt som möjligt.
Bu oyunda gözüken en eksiksiz listedir ve bütün Pokémon türlerini kapsar.Ett annat mål i spelet är att fånga alla Pokémon som finns, för att färdigställa sin Pokédex.
30 yıla yakın bir süredir Kyokushinkai stili karate çalışmalarını eksiksiz sürdürmektedir.Od 5 let Karlsson pravidelně sleduje zápasy Arsenalu.
Eksiksiz olarak da yayınlandı.Hojně také publikoval.
Fotoelektrik teorisinin eksiksiz bir tanımı kuantum mekaniğinin olgunlaşmasından sonra gerçekleşmiştir.Fotoelektrický jev mohl být úplně vysvětlený až po dozrání kvantové mechaniky.
Eğer varlıklar eksiksiz olsalardı onlar da Tanrı olurdu.Dacă ar fi fost doar oameni care cred în Dumnezeu, atunci n-ar conta.
Thomas, Himmler'in otopsi kayıtlarının detaylı bir şekilde eksiksiz raporuna ulaştı.Thomas a avut acces la datele privind autopsia lui Himmler.
Mutluluk, tüm özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan doğan kıvanç durumudur.Fericirea ar trebui să fie ceva care le cuprinde pe toate în mod nedespărțit.
100 den fazla iskelet fosili bulunmuştur ve bazıları neredeyse eksiksizdir.140 de cusături au fost necesare și cicatricile mai sunt încă vizibile.
Hükümlülerin yaklaşık %60'ı doğrudan inceleme prosedürünü eksiksiz atlatmaktadır.Peste 60% din pedepsele date de judecători sunt condamnări cu suspendare.
Carly tatlı ama bazen de saf olabiliyor, insanlara eksiksiz inanıyor.Cuticula este uscată, netedă, dar poate deveni ușor încrețită la bătrânețe.
Eksiksizlik Gödel'in Eksiklik TeoremiEbből a szempontból Gödel elmélete igencsak hiányos.
Fotoelektrik teorisinin eksiksiz bir tanımı kuantum mekaniğinin olgunlaşmasından sonra gerçekleşmiştir.A fényelektromos jelenségről teljes képet csak a kvantummechanika kidolgozása után kaptunk.
Hertz ilk kez eksiksiz olarak 1887'de yayımlamıştır.Ebers először 1873-ban tette közzé.
Çoğu akıllı telefonun bağlantı özellikleri eksiksizdir.Useimmat vedostusmenetelmät ovat epäsuoria.
100 den fazla iskelet fosili bulunmuştur ve bazıları neredeyse eksiksizdir.Έχουν βρεθεί πάνω από 100 σκελετοί, ενώ κάποιοι είναι ολοκληρωμένοι.
Anavatanımızı özgür ve eksiksiz görmek arzusuyla yaşadı.Υπηρέτησε την πατρίδα με άδολη προθυμία.
Eğer varlıklar eksiksiz olsalardı onlar da Tanrı olurdu.Hvis ikke det var Guds værk, var det en djævels.
Geçiş eksiksiz olarak tamamlanmış ve köprü düzenli bir şekilde yerine oturmuştur.Transportasi darat berupa jalan dan jembatan diperbaiki dan disempurnakan.
İşçi temsilcilerin kurulu eksiksiz meydana geldi.Đội ngũ lãnh đạo của tổ chức làm việc không hiệu quả.
Eksiksiz bir mermer kopyası bugün Napoli Ulusal Arkeoloji Müzesi'nde bulunmaktadır.現存する大理石の複製はナポリ国立考古学博物館にある。
Eksiksiz olarak da yayınlandı.号外も発行された。
100 den fazla iskelet fosili bulunmuştur ve bazıları neredeyse eksiksizdir.少なくとも11個体の化石が発見されており、骨格のほとんどの要素が見つかっている。
Çünkü buluntu yetişkin yaşta ölmüş bir dişinin hemen hemen eksiksiz iskelet kemiklerinin fosiliydi.象鮫那些幾乎沒有作用的牙齒在交配時可以穩定雄性的身體。
1968 yazı itibarıyla eksiksiz bir plan hazırlanmıştı.1968年,他已经积累了一些未发表的手稿。
Aynı şekilde herhangi bir kuram, P ya da P'nin tersini içinde barındırıyorsa eksiksizdir.更簡單的說,對於任何命題 P,P 和 ¬ P 不能同時為真。
Eksiksizlik Gödel'in Eksiklik Teoremi써클 내의 낙오적 존재.
Zararın maliyeti, eksiksiz bir nükleer silahın patlamasının açacağı yıkıma eşit olurdu (yan etkileri hariç).מחיר הנזק שווה־ערך להרס המוחלט הנגרם מפצצה גרעינית (אם כי ללא השפעות הלוואי של פצצה כזו).
Mükemmellik, eksiksiz ve kusursuz olma durumunu ifade eden bir kavramdır.За прекрасно започва да се счита това, което е ясно, разумно и лишено от прекалена сложност.
Mükemmellik, eksiksiz ve kusursuz olma durumunu ifade eden bir kavramdır.Slučajnost je apsolutna, savršena, bezrazložnost.
Mükemmellik, eksiksiz ve kusursuz olma durumunu ifade eden bir kavramdır.Bolo povedané, že túžobne odhodlanie je buď dokonalé alebo nedokonalé.
Hükümlülerin yaklaşık %60'ı doğrudan inceleme prosedürünü eksiksiz atlatmaktadır.Vendar pa pri 60 % primerov vzrok ostane neodkrit.
1535 - İncil'in ilk eksiksiz İngilizce çevirisi Anvers şehrinde basıldı.1535 – išspausdinta pirmoji angliška Biblija.
Uygulama aşamasında kontrolörlüğün üstlenilmesi ve işin eksiksiz teslim alınması.Jį traukė polinkis į pasąmoningumą ir darbo atlikimas neatidėliojant.
İşçi temsilcilerin kurulu eksiksiz meydana geldi.Töörahva saadikute nõukogu moodustamisega tekkis suuri raskusi.
Sherlock Holmes'un bütün maceralarını eksiksiz olarak Osmanlıcaya tercüme ettirmişti.Hans Egede ei õppinudki grööni keelt soravalt kõnelema.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.Alors qu'est-ce qui cloche?
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.Ce nu-i în regulă? Corectitudine, proces drept, investigații complete.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.Egyértelmű, tiszta tárgyalás, teljes kivizsgálás.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.Einfacher, fairer Prozess, umfassende Untersuchung.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.Enkel, rättvis rättegång, grundlig utredning.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.Even opsommen: een eerlijk proces, een volledig onderzoek.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.Francamente, julgamento justo, investigação completa.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.분명하죠. 공정한 재판과 완전한 조사.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.Một phiên tòa công tâm và thẳng thắn, điều tra đầy đủ.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.Přímý, férový proces, kompletní vyšetřování.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.Processo trasparente ed equo, indagine completa.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.Prosty, sprawiedliwy proces, kompletne śledztwo.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.Sencillamente las garantías judiciales, toda la investigación.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.Ξεκάθαρα πράγματα, δίκαιη δίκη, πλήρης έρευνα.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.Честный, справедливый суд, тщательное расследование.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.מקרה פשוט וברור, משפט הוגן, חקירה מקיפה.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.حكم مباشر، محاكمة عادلة، تحقيق كامل.
Açıkça, adil bir duruşma, eksiksiz sorgulama.ただ凶器の銃は見つかりませんでした