Bu şekilde, asıl oyun çalışmasını sınırlandıran mobilite eksikliği giderilmiş oluyor.¥שעד כה הגבילה את חקר המשחק.
Bu şekilde, asıl oyun çalışmasını sınırlandıran mobilite eksikliği giderilmiş oluyor.¥و الذي تحدد الدراسة الحقيقة للعب.
Bu şekilde, asıl oyun çalışmasını sınırlandıran mobilite eksikliği giderilmiş oluyor.¥そして今お母さんと赤ちゃんの遊びについて
Cehennem onların çoğu. Kendi imaj eksikliğimiz nedir?Al diablo con ellos. ?Por qué la falta de autoestima?
Çerçeve programı, değişen durumlarla birlikte uyarlanır veya eksiklikleri tamamlanır.Az Unió tevékenységei során figyelembe kell venni a projektek potenciális gazdasági életképességét.
Çerçeve programı, değişen durumlarla birlikte uyarlanır veya eksiklikleri tamamlanır.Programul-cadru se adapteazăori se completeazăîn funcţie de modificările survenite.
Çerçeve programı, değişen durumlarla birlikte uyarlanır veya eksiklikleri tamamlanır.Rámcovýprogram sa prispôsobuje alebo dopĺňa podľa toho, ako sa mení situácia.
Çocuklar için anti-depresan, ilgi eksikliği, hiperaktivite...-Anti-Deppressiva mediciner för barn. -ADHD
Çocuklar için anti-depresan, ilgi eksikliği, hiperaktivite...Антидепресанти за децата. Синдром на хиперактивност и дефицит на вниманието.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.A protože projekt patří pod OSN, samozřejmě mu také chybí finance.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.Comme c'est une opération de l'ONU, bien sûr, elle manque de financement.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.Como é uma operação da ONU, obviamente não têm financiamento suficiente.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.Dado que es una operación de N.U., por supuesto, carece de financiación.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.Fordi det er en FN operation mangler de selvfølgelig økonomisk støtte.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.Karena unit itu adalah unit operasi PBB, tentu saja mereka kekurangan dana.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.유엔 소속이라서 자금도 별로 없었죠.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.Mivel ez egy ENSZ projekt, természetesen alacsony a költségvetésük.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.Pentru că este o operațiune a Națiunilor Unite, bineințeles nu are destui bani alocați.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.Ponieważ jest to operacja ONZ, oczywiście brakuje funduszy.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.Pretože je to projekt OSN, pravdaže, nemá dosť prostriedkov.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.Siccome è un'operazione delle Nazioni Unite, ovviamente è a corto di fondi.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.Weil es eine U.N. Operation ist, fehlen natürlich Gelder.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.Και επειδή είναι μια επιχείρηση των Ηνωμένων Εθνών, φυσικά, έχει έλλειψη χρηματοδότησης.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.З цієї ж причини, звичайно, їм бракує фінансування.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.И так как это часть ООН, то им, естественно, не хватает финансирования.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.Тъй като те са операция на ООН, разбира се, нямат пари.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.משום שזו פעילות של האו"ם, אז כמובן היא נעדרת תקציב
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.لأنها عملية تابعة للأمم المتحدة، فهي بالطبع تفتقد التمويل.
Çünkü bu bir birleşmiş milletler operasyonu, tabiki, fon eksikliği yaşıyorlar.もちろん 財源が乏しいです しかし 彼らはとても重要な仕事をしていると私は思います
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Bo niedobór witaminy D, spowodowany brakiem promieniowania UVB to duży problem.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Denn Vitamin-D-Mangel durch fehlende UVB-Strahlung ist ein großes Problem.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Devido à deficiência da vitamina D, pela falta de radiação ultravioleta B, torna-se num problema maior.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Dit komt omdat vitamine D-gebrek ontstaan door te weinig UVB-straling een groot probleem is.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Karena kekurangan vitamin D karena kekurangan radiasi sinar UVB adalah masalah yang utama.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.La carenza di vitamina D dovuta a scarsità di radiazione UVB, è un problema enorme.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Parce que les carences en vitamine D dues au manque de rayonnement ultraviolet B, sont un problème majeur.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Pentru că deficiența vitaminei D, din cauza lipsei razelor ultraviolete de tip B este o problemă majoră.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Porque la deficiencia de Vitamina D, debido a la falta de radiación ultravioleta B, es un gran problema.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Ведь недостаток витамина D из-за нехватки ультрафиолетового излучения типа В -- это огромная проблема.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Защото недостигът на витамин D поради недостиг на утравиолетова В радиация, е огромен проблем.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.5 分でかたがつきます それだけ
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.A tyúkperes esetedet ejtik [ha méltánytalan a követelésed], kötelezettség vagy perújrafelvétel nélkül.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Bez mihnutia oka zmetené zo stola alebo vrátené miestnemu súdu.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Caso chiuso, senza danni e senza appello.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Caso terminado sin prejuicio o remitido a la corte de reclamos pequeños.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Caz anulat fără despăgubiri sau trimitere către curtea cazurilor mărunte.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Klageabweisung ohne Sachentscheidung und Wiedervorlage in Bagatellgerichten.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.소액사건법원에서 침해나 재심없이 케이스가 기각되는데는
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.L'affaire doit pouvoir être rejetée sans préjudice ou reclassée auprès de la cour des petites créances.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Případ odmítnut bez zaujatosti, nebo vrácen k okresnímu soudu.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Sprawa oddalona, bez prawa do odwołania.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Vụ thưa kiện bị bãi bỏ mà không gây thiệt hại hay tái gửi hồ sơ tại tòa án địa phương.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Zaak zonder voorbehoud afgewezen, of indienen in de kleine rechtbank.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Η υπόθεση απορρίπτεται χωρίς επιφύλαξη ή δικαίωμα προσφυγής σε χαμηλόβαθμο δικαστήριο.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Иск отклонен без ограничений с возможным перенаправлением в суд мелких тяжб.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Случаят е отхвърлен без предразсъдъци или преобразуване в съда за малки искове.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.התיק יסולק מבלי לפגוע בזכויות, או יוגש מחדש בביהמ"ש לתביעות קטנות.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.لقد رفضت حينها القضية دون اي استرداد للحق ولا حتى للمطلب الصغير
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.Aandachtstoornis, een bipolaire stoornis.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.ADHD, psychoza maniakalno - depresyjna.