Ana içeriğe geç
Sözlük

eksik ile cümle

eksik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Üç köşeli “çatı” eksiktir.Viršuje rauda „Trys Marijos“.
1535 - İncil'in ilk eksiksiz İngilizce çevirisi Anvers şehrinde basıldı.1535 – išspausdinta pirmoji angliška Biblija.
Uygulama aşamasında kontrolörlüğün üstlenilmesi ve işin eksiksiz teslim alınması.Jį traukė polinkis į pasąmoningumą ir darbo atlikimas neatidėliojant.
Bu bir eksik listedir.Sąrašas yra nepilnas.
İskorbüt, C vitamini (askorbik asit) eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık.Skorbutas – liga, kurią sukelia vitamino C trūkumas.
Komşuların sıkça davet edildiği, müziğin eksik olmadığı bir evde büyüdü.Ilgainiui galerijai buvo skiriama vis daugiau vietos, pakol visas pastatas nevirto vienu muziejumi.
Eksik kadrolu ordular, birer Macar, Slovak, İtalyan kolordusu ile iki Rumen ordusundan oluşmuştur.Esą, kartą žemaičių pulti vienu metu atskubėjo abi – švedų ir rusų kariuomenės.
Yılmaz Taner) (2017) Bu liste eksiktir, genişleterek yardımcı olabilirsiniz.A "(JDU 2017 m.), " rodo, kad daina yra prieinama ir Just Dance 2017 Unlimited abonementams.
Çinko EksikliğiՑինկի Պակասություն [խմբագրել]
Çinko EksikliğiCinko trūkumas
Testosteron eksikliği de tip 2 diyabet ile bağlantılıdır.Testosterooni puudus on ka seotud II tüübi diabeediga.
Bu keşifle birlikte periyodik tabloda bir gaz sınıfının tamamen eksik olduğunu fark ettiler.Selle avastuse valguses taipasid nad, et perioodilisustabelist puudub terve klass gaase.
Richard Cromwell'in temel eksikliği orduya güvenmemesiydi.Richard Cromwelli suurim nõrkus oli aga Uue Musterarmee usalduse puudumine.
Bir değişkenin eksik başlatılması durumu.Muutuste seerial võib algus puududa.
2005 yılında Yargıtay, dosyada evrak eksiklikleri olduğu gerekçesiyle kararı usul yönünden bozdu.2009. aastal mõistis kohus ta kuriteokoosseisu puudumise tõttu õigeks.
Ancak planında bir önemli eksiklik bulunmaktaydı.Sõnaline osa programmis peaaegu puudus.
Neyimiz eksik?Aga mis võiks puudu olla?
İşçi temsilcilerin kurulu eksiksiz meydana geldi.Töörahva saadikute nõukogu moodustamisega tekkis suuri raskusi.
Bu bir eksik listedir.Tegemist on mittetäieliku loeteluga.
Ben formayı hak ettiğime inanıyordum ama hocama göre demek ki eksiklerim vardı.Parandage mind, kui ma eksin, aga ma mõistsin te jutust, et...
Muhtemelen eksik olan eğitimini alıyordu.Selle põhjuseks pidas ta puudulikku haridust.
Sherlock Holmes'un bütün maceralarını eksiksiz olarak Osmanlıcaya tercüme ettirmişti.Hans Egede ei õppinudki grööni keelt soravalt kõnelema.
Testin eksikliklerini bilen bir kişi gözleminde kişiler bireysel olarak testi doldurabilir.Seega võib süsteemi, mis suudab seda testi läbida, lugeda inimeseks.
TBMM. Eksik ya da boş |url= (yardım); |erişim-tarihi= kullanmak için |url= gerekiyor (yardım)Metapedia. Missing or empty |url= (juhend); |accessdate= requires |url= (juhend)
Böyle olmakla birlikte listede eksiklikler bulunmaktadır.Taas oli päevakorras ruumipuudus.
İki tarafın da belli başlı eksikleri vardır.Siiski on mõlemas teoses suuri vigu.
Burada eksik kalan hizmet sahibi Tarıkçıdır.Cole oli seal kasutamata varumängija.
Yüzden bir eksik.Puudu on miski, mis on puuduv.
Konuyla ilgili uzmanlar, taslağa şüpheyle baktılar ve birçok eksikliği olduğunu düşündüler.Neil katseisikutel oli vähe enesekindlust ning nad olid väga kahtlevad.
TBMM Zabıt Ceridesi (204). Eksik ya da boş |başlık= (yardım) ^ ağıt.Liftikriitika – paratamatus või mitte? – Sirp, 27.09.
İyot eksikliği dünya genelinde bu durumun en sık sebebidir ancak başka nedenler de etken olabilirler.Hea tahe on ainus asi, mille tõttu maailm on alati parem paik, hoolimata tagajärgedest ja saavutustest.
Bu kuşatmanın Emevilerin tedarik eksikliği yüzünden sona erdirilmesi.Piiramine venis vajaliku varustuse puudumise tõttu.
(116) Bu bilgi eksik 2005 verileri tamamlandığında kontrol edilmelidir.116)Należy to porównać z brakującymi danymi za rok 2005, kiedy te będą już dostępne.
(116) Bu bilgi eksik 2005 verileri tamamlandığında kontrol edilmelidir.116) To bi bilo treba preveriti, ko bodo na voljo manjkajoči podatki za leto 2005.
(116) Bu bilgi eksik 2005 verileri tamamlandığında kontrol edilmelidir.116) To je třeba porovnat s chybějícími údaji za rok 2005, až budou k dispozici.
(116) Bu bilgi eksik 2005 verileri tamamlandığında kontrol edilmelidir.116) Toto by sa malo porovnať s chýbajúcimi údajmi za rok 2005, keď budú k dispozícii.
(116) Bu bilgi eksik 2005 verileri tamamlandığında kontrol edilmelidir.116) Това трябва да се провери, когато са налице липсващите данни за 2005 г.
(116) Bu bilgi eksik 2005 verileri tamamlandığında kontrol edilmelidir.À comparer aux données manquantes de 2005 lorsqu’elles seront disponibles.
(116) Bu bilgi eksik 2005 verileri tamamlandığında kontrol edilmelidir.Detta bör kontrolleras mot de uppgifter för 2005 som nu saknas när de blir tillgängliga.
(116) Bu bilgi eksik 2005 verileri tamamlandığında kontrol edilmelidir.Dit moet getoetst worden zodra de nog ontbrekende gegevens over 2005 binnen zijn.
(116) Bu bilgi eksik 2005 verileri tamamlandığında kontrol edilmelidir.Esta situação deverá ser verificada quando estiverem disponíveis os dados em falta referentes ao ano de 2005.
(116) Bu bilgi eksik 2005 verileri tamamlandığında kontrol edilmelidir.Estos datos deberán cotejarse con la información correspondiente a 2005, cuando se disponga de ella.
(116) Bu bilgi eksik 2005 verileri tamamlandığında kontrol edilmelidir.Tämä on tarkistettava sitten, kun puuttuvat vuoden 2005 saadaan.
(116) Bu bilgi eksik 2005 verileri tamamlandığında kontrol edilmelidir.Για λόγους υpiολογισµού τα ελλείpiοντα στοιχεία του 2005 υpiοκαταστάθηκαν αpiό στοιχεία του 2004.)
135) Bu bilgi, eksik 2004 verileri sağlandığında bunlarla karşılaştırmalı olarak kontrol edilmelidir.135) Ezt majd össze kell vetni a hiányzó 2004-es adatokkal, amikor már rendelkezésre állnak.
135) Bu bilgi, eksik 2004 verileri sağlandığında bunlarla karşılaştırmalı olarak kontrol edilmelidir.135) Należy to porównać z brakującymi danymi za 2004 r., kiedy te będą już dostępne.
135) Bu bilgi, eksik 2004 verileri sağlandığında bunlarla karşılaştırmalı olarak kontrol edilmelidir.135) To bi bilo treba preveriti, ko bodo na voljo manjkajoči podatki za leto 2004.
135) Bu bilgi, eksik 2004 verileri sağlandığında bunlarla karşılaştırmalı olarak kontrol edilmelidir.135) To je třeba porovnat s dosud chybějícími údaji za rok 2004, jakmile budou k dispozici.
135) Bu bilgi, eksik 2004 verileri sağlandığında bunlarla karşılaştırmalı olarak kontrol edilmelidir.135) Toto by sa malo porovnať s chýbajúcimi údajmi za rok 2004, ak sú k dispozícii.
135) Bu bilgi, eksik 2004 verileri sağlandığında bunlarla karşılaştırmalı olarak kontrol edilmelidir.135) Това трябва да се провери след като бъдат попълнени липсващите данни за 2004 година.
135) Bu bilgi, eksik 2004 verileri sağlandığında bunlarla karşılaştırmalı olarak kontrol edilmelidir.) Dies ist zu überprüfen, sobald die fehlenden Daten für das Jahr 2004 vorliegen.
% 1 eksik hedef atlandı.없는 대상% 1 건너뜀.
% 1 eksik hedef atlandı.Cible manquante %1 ignorée.
% 1 eksik hedef atlandı.Fehlendes Ziel wurde übersprungen: %1
% 1 eksik hedef atlandı.Foi omitido o alvo ausente% 1.
% 1 eksik hedef atlandı.Hiányzó cél:% 1, kihagyva.
% 1 eksik hedef atlandı.Hoppade över saknat mål% 1.
% 1 eksik hedef atlandı.Izpuščen manjkajoči cilj% 1.
% 1 eksik hedef atlandı.Ohitettiin puuttuva kohde% 1.
% 1 eksik hedef atlandı.Ominięto brakujący cel% 1.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod